PKK’yı Düz Ovada Avlarlar!

Kamuoyu araçları İslam Devleti örgütüne yoğunlaşırken, gözden kaçırılan en önemli husus PKK’nın Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki genişlemesi.

İslam Devleti örgütü, birileri tarafından düğmeye basılmışçasına bir anda ortaya çıktı ve neredeyse Irak ve Suriye’nin en etkin gücü haline geldi. Örgütün dayandığı etnik ve sosyolojik temeller bir yana, Yakın Ortadoğu için yeni bir Senaryo gündeme girdi. Arap Baharı, Suriye’de istenen başarıyı elde edemeyince ve Özgür Suriye Ordusu 100 bini aşkın maaşlı askeriyle Esad yönetimini deviremeyince, Afganistan örneği tekrarlandı. Cihatçı gruplar bir anda etkinliği ele geçirdi ve Suriye’de hakim güç oldular.

ABD, Irak’taki İran yanlısı Şii yönetimini dize getirmek için Sünni kartını sahaya sürdü. Suriye ve Irak’ın kaderi birleşti. Şimdi, Suriye ve Iraklı Sünni gruplar bölgede Yeni Bir Devlet inşa ediyorlar. Çok planlı ve stratejik adımlar atan Sünniler, federasyonlar halinde bölünecek bölgede kendi hakimiyet alanlarını oluşturuyorlar. İslam Devleti örgütü bu Sünni gücün sadece dünya kamuoyuna yansıtılan propaganda kısmı. Aynen Taliban örneğinde yaşadığımız gibi, ne kadar kötü örnek varsa her gün kamuoyuna servis ediliyor. Yayınlanan haberler bir yandan örgüte olan düşmanlığı körüklerken, diğer yandan bütün dünyadaki İslamcı savaşçıları bölgeye topluyor. IŞID, yani yeni adıyla İslam Devleti örgütünün militan sayısı sadece son iki ayda 100 bini aşmış bulunuyor.

Irak ve Suriye’de çok geniş bir alana yayılan İslam Devleti örgütü, Ortak bir Sünni Akıl tarafından yönetiliyor. Örgütün amacı, bölgedeki Su ve Petrol bölgelerini ele geçirmek. Ele geçirilen alanlar dikkatlice incelenirse Dicle ve Fırat Nehirleri boyunca önemli kentler ve barajlar ile bölgedeki önemli petrol üretim alanlarının büyük çoğunluğu şu anda Sünnilerin kontrolüne girmiş durumda.

ABD, İslam Devleti örgütünün genişlemesinden çok da endişeli değil. Aksine, İslam Devleti tehdidini gerekçe göstererek, aynen Körfez Savaşı’nda olduğu gibi uluslararası bir Koalisyon oluşturmaya çalışıyor. Amaç, asıl patronun kendisi olduğu bir müdahale gücü oluşturmak. Kendisi sadece hava operasyonları ve lojistik destek vaadinde bulunuyor. ABD Kamuoyu, dışarıdaki bir savaşa yeniden asker gönderme konusunda oldukça hassas. ABD’nin kırmızıçizgisi, Barzani liderliğindeki Kürt Federasyonu’nu korumak. Bu yüzden, yapılan operasyonlarda sadece bu amaca uygun hareket ediliyor. Sincar dağlarındaki Ezidi Hıristiyanları korumak için yapılan operasyonlar bundan biraz daha farklıydı. Dünyadaki Hıristiyan kamuoyunun baskıları karar süresini kısalttı ve ABD anında operasyon kararı aldı. Ancak, 12 bin kişilik Türkmen Kenti Emirli çevresindeki kuşatma için aynı hassasiyet gösterilmiyor.

ABD, Barzani güçlerine ve Hıristiyanlara dokunulmadığı sürece sadece konuşmakla yetiniyor. İslam Devleti örgütünün doğal hakimiyet ve genişleme alanı içerisinde 4 farklı Kürt bölgesi var. Birincisi en doğuda Musul Barajı çevresi ki, örgüt burada Barzani Peşmergeleri ile karşı karşıya. Barajın doğu yanından çekildi ancak Batı yanındaki çatışmalar sürüyor. Türkmen kenti Telafer’in kuzeyi ve Sincar bölgesi, Suriye’nin Haseki – Kamışlı Bölgesi ve Türkiye ile Suriye sınırının tam ortasında yer alan ve Kürtçüler tarafından Kobane olarak adlandırılan bölgeler, Barzani Peşmergelerinin bulunmadığı alanlar. Barzani, liderlik nutukları atsa da aslında bu bölgelerle hiç de ilgilenmiyor. Daha Evvelsi gün PKK yanlısı yayın organlarında yayınlanan bir belgeselde, İslam Devleti ile Barzani’nin danışıklı dövüş yaptıklarına ilişkin birçok itiraflar yayınlandı. Kuzeydeki bu bölgeler, Suriye’deki PKK yanlısı Kürt gruplar ile Kandil ve Türkiye’den gelen PKK terör örgütü militanları tarafından savunulmaya çalışılıyor.

PKK bir bakıma dağdan ovaya inmiş durumda. Dağlık alanlarda kolayca baskın ve saklanma imkanı bulan PKK teröristleri şimdi açık ovada İslamcı militanlarla karşı karşıyalar. Türkiye’de silahı bırakıp halkın arasında kışkırtmalarına devam edebilen ve Türk askerini de çaresiz bırakan PKK militanlarının –Acımasız İslam Devleti karşısında- böyle bir imkanları da yok. Ne Peşmergelerin göstermelik desteği, ne de ABD’nin hava operasyonları PKK militanlarını korumaya yetmeyecek. Zaten, ne PKK’nın Peşmerge ve ABD’ye, ne de Peşmergenin PKK’ya güveni yok. PKK, ABD’nin göstermelik operasyonlar yaptığını ve bölgeyi kendilerinin kurtardığını iddia ediyor.

Rusya, ABD, İngiltere, Almanya, Suudi Arabistan, Katar, İran ve Türkiye gibi ülkeler arasında devam eden görüşmeler ve güç gösterileri bakalım ne sonuçlar verecek. Bölgedeki su ve petrol, egemen güçlerin de onaylayacağı biçimde paylaşılabilirse şartlar kısmen değişebilir.

Bütün bunların ötesinde bölgede değişmeyecek en önemli gerçek, bölgeye Cihada ve ölmeye gelmiş 100 bini aşkın İslamcı Savaşçının birincil hedefleri Kuzey’deki Kürt hakimiyetine son vermek. Yüz bini aşkın bu gücü hangi Uluslararası Koalisyon ne kadar sürede dağıtacak hep beraber göreceğiz.

Birlikte yaşadığı hiçbir topluma ayrılıkçı gözle bakmayan Türk Milletine ihanet edenler tarih boyunca iflah olmadılar. Türk toplumuna ihanet eden PKK da, bu ovalarda keklik gibi avlanacak.

Paylaş / Share