Türkiye’de “Kürt Sorunu”

Türkiye’de son günlerde en çok tartışılan konu “Kürt Sorunu”. Başbakan R. Tayyip Erdoğan, “Kürt Sorunu” kavramını ilk kez 12 Ağustos 2005 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı konuşmada dile getirmişti. Üzerinden 4 yıl geçtikten sonra bu konuda geniş bir tartışma başladı. Bu tartışma süreci, Ortadoğu’da bir Federal Kürt Devleti kurulmasına yol açacak. Batılı ülkeler, 1. Dünya Savaşı sonunda Ortadoğu’da bir Kürt Devleti kurulmasını istememişlerdi. Batılılar, 1908 yılında petrol anlaşması yaptıkları İran’ı küstürmemek için bu konuda sustular. Türkiye’de ise M. Kemal Atatürk, Anadolu’nun bölünmesine izin vermeyecekti. Batılılar, Ortadoğu petrollerine hakim olmak için Arap topraklarında çok sayıda devlet kurulmasını daha uygun gördüler. 2. Dünya Savaşı’na kadar Ortadoğu’daki İslam ülkelerinin hepsi bağımsızlıklarına kavuştu. Batılı ülkelerin ve ABD’nin Ortadoğu petrollerine hakim olması çok önemliydi. Soğuk savaş başladıktan sonra, bölgedeki Kürtleri kimi zaman Ruslar, kimi zaman da Batılılar kışkırtmaya başladılar. Önceleri Irak’ta Rusların hakimiyeti vardı. 11 Mart 1970 tarihinde Irak Baas Yönetimi, Kürtlerle bir anlaşma yaparak Süleymaniye ile Zap arasındaki bölgeyi Otonom Kürt Bölgesi ilan ettiler. 1979 İran İslam Devrimi’nden sonra, Batılılar Irak’ı desteklemeye başladılar. Humeyni’nin işbaşına gelmesinden 6 ay sonra, CIA Saddam Hüseyin’i Irak yönetiminin başına getirdi. 6 ay sonra da, Saddam Hüseyin İran’a karşı savaş başlattı. 1988 yılında Humeyni hastalanınca, hem İran Irak Savaşı bitti, hem de İran’da yönetim değişti. Saddam Hüseyin, ABD desteği ile iyice şımarmıştı. Önce savaş sırasında İran ile işbirliği yapan Kürtlere saldırdı ve Halepce katliamını gerçekleştirdi. Ardından Kuveyt’i işgal etti. Bu da Batılılar için bu önemli bir fırsat yarattı. 5 Nisan 1991 tarihinde, Birleşmiş Milletler’in 688 sayılı kararı ile Irak’ın Kuzey ve Güneyi “Güvenli Bölge” ilan edildi. 36. Paralel olarak bilinen Kuzey Irak Güvenli Bölgesi, 1970 yılında ilan edilen Otonom Kürt Bölgesini korumayı amaçlıyordu. Musul ve Türk kenti Telafer 36. Paralelin içinde olmasına rağmen Güvenli Bölge dışında bırakılmış, Talabani’nin bulunduğu Süleymaniye ise Güvenli Bölge sınırlarına dahil edilmişti. Gerçek amaç, Kürt Federasyonu’nun koruma altına alınmasıydı. 2003 yılında, ABD ve İngiltere, Irak işgali sırasında Kürtlerle işbirliği yaptılar. Koalisyon askerleri Irak’a yerleştikten sonra, Kürt terör grupları İran’ın Mahabat bölgesinde, Suriye’nin Haseki bölgesinde ve Türkiye’de saldırılara başladılar. Irak’ın işgali ABD’ye pahalıya mal oldu. Beş bine yakın ABD askeri öldü ve otuz binden fazlası da yaralandı. Obama işbaşına gelince, Irak’tan tamamen çekilme kararı aldı. ABD ve İngiltere’nin şimdiki hedefi: bölgedeki Kürtleri korumak. Irak’taki Kürtlerin barış ve huzuru için önce Türkiye’deki sorunun halledilmesi gerekiyor. Türkiye ve PKK anlaşırsa, PKK Kuzey Irak’tan çekilecek ve Irak Kürt Federasyonu güçlenecek. PKK’nın şimdiki hedefi: anayasal bir kimlik altında birleşmek. PKK henüz bir federasyon istemiyor, çünkü şartlar müsait değil. Ama gelecekteki hedef; Kürtlerin Türkiye’de, İran’da, Irak’ta ve Suriye’de kendi federal devletlerini kurması. Türkiye’de tartışılan Kürt Sorunu, Ortadoğu’da kurulacak Federal Kürt Devleti’nin ilk adımları.

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •