Asıl Muhatap İmralı mı, Kandil mi?

Dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olduğuna inanılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendisiyle silahlı mücadele yapan Terör örgütüyle müzakere yapıyor. Bu amaçla, Terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan ile İmralı hapishanesinde görüşme yapılıyor. Türk devletini bu noktaya getiren süreç gerçekten bir barışla mı, yoksa hezimetle mi sonuçlanacak? Bu sorunun cevabını vermek için önce “Muhatap” konusuna açıklık getirmek gerek.

Birkaç yıldır gizlice sürdürülen görüşmeler kanaatimizce Batılı bir İstihbarat Örgütü tarafından kamuoyuna sızdırıldı ve deşifre edildi. Türk Hükümeti bu noktadan sonraki görüşmeleri mecburen açıktan sürdürmek zorunda bırakıldı. Muhtemeldir ki, İmralı ile bazı müştereklerde anlaşıldı ve bunun bütün örgüte dikte ettirilmesi için çalışmalara başlandı. İşte bu noktada temel sorun da ortaya çıkmış oldu.

Abdullah Öcalan’ın “Özgürleştirdiği ve Olgunlaştırdığı”[1] kadın militanlardan bir grup, Avrupa’daki barış hareketine öncülük etmek için harekete geçtiği bir sırada Fransa’da infaz edildi. İnfazı gerçekleştirenler, bizim kanaatimizce Cemil Bayık ve Murat Karayılan önderliğindeki Kandil yönetimidir. Kandil’dekiler bu yolla Abdullah Öcalan’a ve muhataplarına süreci yönetecek olanların kendileri olduğunu hatırlatmak istemişlerdir. Kendi ülkesinde, hem de koruması altındaki bir gruba karşı yapılan operasyonu gören Fransız Gizli Servisi de her zaman taşeron olarak kullandıkları DHKP-C ile Ankara’daki ABD Büyükelçiliği kapısında buna karşılık vermişlerdir.

Bu noktada asıl ilginç ve önemli olan Fransa infazını gerçekleştiren Kandil yönetiminin çok uzun zamandan beri ABD ile yakın işbirliği içinde olmasıdır. Sadece Kandil değil, Irak Kürtlerinin finans lideri Barzani ile Mahabad (İran) ve Kamışlı (Suriye) Kürt grupları da ABD’nin kontrol ve denetimi altında hareket etmektedir. Çünkü nihai hedef: Suriye, Irak ve İran devrimlerinin başarıya ulaşması için büyük umut bağlanan Birleşik Kürt Federasyonları planıdır. Bölgedeki en önemli Su kaynakları (Barajlar) ile Petrol yataklarını da içine alacak bu Yüz Yıllık Batı Hayali için en önemli fırsat ve zemin oluşmuş durumdadır.

         İmralı ile vardığı mutabakatlarla bu süreci kontrol edeceğini hayal edenler, asıl muhatapların da ellerinde silahla geride beklediğini ve hedeflerine ulaşmayı hayal ettiklerini unutmamalıdır.

 


[1] Abdullah Öcalan’ın eşleri dağda veya hapiste olan kadın militanları Özgürleştirme ve Olgunlaştırma yöntemleri ve bu amaçla özellikle Şam’da kullandığı evler ilginç bir konudur, araştırmanızı tavsiye ederiz.

Paylaş / Share