Yeni Muhatabımız Kürt Ulusal Kongresi

Türkiye’nin muhatabı artık sadece Suriye’de bulunan PYD veya Türkiye’de bulunan PKK değil. Şimdi karşımızda, Ortadoğu’daki bütün Kürtleri bir çatı altında toplamayı amaçlayan Kürt Ulusal Kongresi var. Geçtiğimiz günlerde, Mesut Barzani’nin himayesinde –Barzani’nin karargâhının bulunduğu Salahaddin kentindeki hazırlık toplantısında bunun en önemli siyasi adımı atıldı. Artık bölgedeki Kürtler, Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de, İran’da ve dünyada bir üst çatı ile temsil edilecekler ve güç birliği yapacaklar. Uzun yıllardır başta ABD olmak üzere Avrupa ülkelerinde bulunan benzer temsilcilikler, ortak bir organizasyon oluşturacaklar. Uluslararası organizasyonun siyasal ve finans desteğinin kesinlikle ABD ve İsrail olduğundan kimsenin şüphesi olmasın.

 Yakında Türkiye de dâhil olmak üzere yeni bir Bayrak ile tanışacağız: Birleşik Kürt Federasyonu’nun ilk adımını oluşturan Kürt Ulusal Kongresi Bayrağı. Suriye’deki Kürtler de bu bayrak altında, bir yandan Barzani’nin siyasi himayesine, bir yandan PKK’nın silahlı korumasına ve bir yandan da Uluslararası Kamuoyunun –bir başka ifadesiyle Emperyalizmin demokratik maskesinin- desteğine sahip olacaklar.

Kürtlere göre artık Kürt Siyasi Birliği’nin önünde hiçbir engel kalmadı. Irak’ta devam eden kaos, Suriye’de süren iç savaş ve Türkiye’de devam eden çözüm süreci bu oluşuma büyük katkı sağlıyor. Bu gidişi, ne Türk hükümetinin diplomatik yapısı, ne de artık siyasetin dışında kalan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin engelleyeceğini düşünmek mümkün değil.

Bölgenin diğer büyük aktörü İran, önceliğin Irak, Suriye ve Türkiye olduğu açık olan bu projeye şimdilik sessiz kalmayı yeğliyor. Lübnan’da Hizbullah’a ve Suriye’nin kalan kısmında Esad Yönetimi’ne dokunulmadığı sürece, İran bekleyip görmeyi tercih edecek.

Bu süreçten en fazla zararlı çıkacak olan ülke Türkiye. Irak ve Suriye’de birer Kürt Federasyonu kurulması, canlarını kurtarma derdindeki o ülke yönetimlerini fazlaca rahatsız etmeyecek. İran harekete geçmediği sürece, -Barzani ile barışan- Irak Maliki yönetimi olayı sadece seyredecek. Artık Kürtlerle flört etmeye başlayan Rusya ses çıkarmadığı sürece de Esad yönetimi kalan topraklarda hâkimiyetini sağlamlaştıracak.

En fazla zararlı çıkacak ülke Türkiye demiştik. Çözüm sürecinin Çözülüm Süreci olduğu artık çok açık. Şımartılan ve büyük bir siyasi ve askeri tehdit haline getirilen PKK terör örgütünün taleplerinin nasıl karşılanacağı büyük merak konusu. Bu gidişin bir sorumlusu olacak ve bedelini ödeyecek, bunu da yakın zaman gösterecek.

Tarihten ders alsaydık tekerrür mü ederdi?

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •