Trump & Alman Ekolü ABD’yi Çökertiyor!

İlk bakışta bir Komplo Teorisi gibi algılanabilir ancak, yakın tarihin arka planını bilenler konunun gerçekliğini anlayacaktır. Bu yüzden olayların ayrıntısına girmeden en genel hatlarıyla meseleyi izah etmeye çalışalım.

Son Başkan Trump, Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan Alman kökenlilerin ve Evangelistlerin desteği ile seçilmiştir. Bu durum Alman Ekolü’nün, yani bilenler için Gehlen Ekolü’nün iktidarıdır.

Bilmeyenler için kısaca söyleyelim Reinhard Gehlen, Hitler’in Askeri İstihbarat Başkanı’dır. Almanya’nın yenilgisini takiben ekibiyle birlikte ABD’ye iltica etmiş ve Rusya’ya karşı ABD istihbaratını yeniden inşa etmiştir. CIA’nın gerçek kurucusudur. Bir yandan yetişmiş Alman subaylarını dünyadaki stratejik ülkelere (Ortadoğu, Türkiye, Güney Amerika, Fransa vb) dağıtmış, diğer yandan savaşta katledilen Eşkenaz Yahudilerinin kimlikleri ile İsrail’e gizli bir göç organize ederek, burada Gizli bir Alman lobisi oluşturmuştur. Zaten Eşkenazlar da Almanca konuşan ve Alman kültürünü benimsemiş Yahudilerdir ve kaynaşma zor olmamıştır. Gehlen 1945-1955 arasında ABD istihbaratında çalışmış, 1955 yılında ülkesine dönerek Alman İstihbarat Servisi BND’yi yönetmiş ve genişletmiştir. 1955-1968 arasında NATO’nun Askeri İstihbaratını kurmuş, NATO ülkelerinde sadece kendisine bağlı bir Alman Gladyosu inşa etmiştir. Gehlen, bir yandan Vatikan’ı ele geçirmiş, diğer yandan Evangelizmi kontrol altına almış ve gelecekte Alman İmparatorluğunu yeniden diriltmek için gerekli temelleri atmıştır. Bu arada bir parantez daha açalım ki; Humeyni’nin Türkiye ve Fransa’da korunmasında ve İran’da yönetime getirilmesi de Gehlen Ekolü’nün önemli bir stratejisidir. 1990 sonrasında İran istihbarat servisleri Almanya tarafından yeniden inşa edilmiştir.

Savaş sonrası fiilen ABD’nin askeri hegemonyası altına giren Batı Almanya, 1989’da Doğu Almanya  ile birleşmiş ve Büyük Almanya yeniden kurulmuştur. Şimdiki Almanya’nın başlıca hedefi kendi ordusunu kurmak, ABD hegemonyasına son vermek ve Avrupa’nın siyasi ve ekonomik liderliğini ele geçirmektir.

Almanya’nın stratejik hedefine ulaşması için, ABD’nin Avrupa’daki egemenliğinin sona ermesi, hatta NATO’nun bile dağıtılarak Avrupa Ordusu’nun kurulması gerekmektedir.

Girişte ifade ettiğimiz son Başkan Trump, yeterli güce ulaşan Alman Ekolünün desteği ile seçilmiştir. Gerçek başkan, Gehlen Ekolünün yönetimdeki temsilcisi Pence’dir.

  1. Dünya Savaşı sonrası İngiliz Ekolünün kontrolüne giren ABD’de şimdi İngiltere ile Almanya arasında büyük bir Gizli Savaş yürütülmektedir. Bu savaşta ABD’de önemli bir çoğunluk oluşturan Hispaniklerin kontrolü için İspanya ve İtalya da Alman ekolüyle birliktedir. İngiltere, Alman ekolünün başarısıyla Brexit ile zaten Avrupa Birliği’nden dışlanmıştır.

Alman ekolünün kuklası durumundaki Trump, siyasi ve ekonomik politikaları ile hızla ABD’yi Avrupa’dan uzaklaştırmaktadır. Dünyadaki gizli egemenliğini yitiren ve Rusya’nın etkinliğinden son derece rahatsız olan İngiltere ise, ABD’de yerleşik İngiliz Ekolü üzerinden yoğun bir karşı saldırı içerisindedir.

Almanya, İngiltere ve Fransa’nın çıkar kavgaları ABD ve Batı ittifakını zayıflatacak, ABD’ye karşı çeşitli çatılar altında birleşen Doğu ittifakları siyasi ve ekonomik olarak güç kazanacaktır. Asya’nın hızla güçlendiği bu dönemde, Avrupa’yı tek çatı altında birleştirmeyi hedefleyen Almanya’nın son şansı Trump’tır.

Trump, Tehdit ve Şantaj yoluyla Savunma Sanayisi ve Ekonomisini en azından kendi iktidarı boyunca ayakta tutmayı hedeflemektedir. ABD’nin Asya, Avrupa ve Ortadoğu’daki siyasi gücü hızla güç yitirmektedir.

Araştırmacılar için son önemli bir not daha verelim: Kürtçülük, Mezhepçilik (Alevilik, Hizbullah) ve Siyasi Tarikatçılık (Fetö Terör Örgütü) de, Gehlen’in 1965-68 döneminde temellerini attığı egemenlik araçlarıdır. Bu yüzden bugün PKK ve FETÖ’nün Batı Karargahları Almanya, Avusturya veya Belçika’da bulunmaktadır. Daiş Terör Örgütü ise İngiliz Ekolünün ürünüdür ve Selefi Arap desteklidir.