Ortadoğu’da Demokrasi mi Emperyalizm mi?

Amerika Birleşik Devletleri ve Batı ülkeleri, onlarca yıldır demokrasi temsilciliği ve savunuculuğu yapıyor. Konumuz, İngiliz Aydınlanması ve Fransız Devriminden çok daha eski temelleri olan Demokrasi değil. Adalet ve Eşitlik kavramı bütün insanlığın ortak mirası.

Kutsal değerlerin arkasına sığınarak kötülük yapmak, ne etik ne de dinsel hiçbir kural ile bağdaşmaz. Dinsel kavramları kullanarak kötülük yapmak ne kadar iğrençse, Demokrasi kavramını kullanarak emperyalist amaçlar gütmenin ondan bir farkı yok.

İŞİD Örgütünü kimin kurduğu ve desteklediği hala tam olarak aydınlanmış değil. Ancak İŞİD’in bir anda Ortadoğu’nun en büyük tehdidi haline getirildiğini ve bu gerekçe ile ABD’nin yeni bir Ortadoğu Planı ile yine bölgeye geldiğini görüyoruz.

İŞİD Örgütünün, Ortadoğu’daki diğer örgütlerden çok farkı yok. Hizbullah, Peşmerge, Irak Şii Milisleri, -İran Özel Kuvvetlerince desteklenen- Esad Ordusu, Özgür Suriye Ordusu, Ahrar Eş Şam ve El Nusra. Hepsi de aslında kendi hedefleri doğrultusunda hakimiyet alanları için savaşıyorlar. Dünya kamuoyunun İŞİD örgütünden nefretine yol açan en önemli sebep Baş Kesme görüntüleri oldu. İşin ilginç yanı bu eylemleri gerçekleştirenlerin çoğunluğu Batı ülkeleri vatandaşlarıydı ve adeta bir propaganda filmi gibi videolar hazırlanmıştı. Bu görüntüler, onlarca yıldır binlerce kişiyi öldürmüş, işkencelere tabi tutmuş ve terör örgütlerini desteklemiş Esad Yönetimini bir anda masumlaştırdı. Türkiye’de 50 binden fazla insanın, kadın, çocuk, öğretmen, polis katili PKK Terör Örgütünü kahramanlaştırdı. Irak işgali boyunca, Sünni kesime kan kusturan Şii Milislerin eylemlerini unutturdu.

ABD ve Batı gerçekten demokrasi peşinde mi? ABD’nin en büyük koalisyon ortağı Suudi Arabistan da her yıl yüzlerce kişinin başını kolunu kesiyor? Kadınların ikinci sınıf insan ve kapatma muamelesi gördüğü, köleliğin hala hüküm sürdüğü Körfez Krallıkları, Demokrasi yi hak etmiyor mu? Varil bombaları ile şehirlerde katliam yapan, binlerce çocuğu, kadını ve yaşlıyı öldüren Esad Hükümeti artık demokrat mı? Kendi siyasi çizgileri dışındaki her gurubu sindiren ve etnik temizlik uygulayan Peşmerge Ağaları suçsuz mu? Şu anda Demokrasi Mücadelesi (!) için Koalisyona katılan bölge ülkelerinin hiçbirinin Demokrasi ile ilgisi yok…

ABD, onlarca yıldır olduğu gibi yine büyük bir hata yapıyor. Afganistan ve Irak‘ın ardından Suriye operasyonu da büyük bir hezimetle sonuçlanacak. ABD, kendisini savaştırarak bitirmeye çalışan danışmanlarını iyi incelemeli. Aksi halde, bu bölge altın bir tepsi içinde yine Rus ittifakına teslim edilmiş olacak. ABD, Batı ve İsrail’in büyük hayallerle kurmaya çalıştığı Büyük Kürdistan, gelecekte Rusya’nın en yakın müttefiki olacak. Rus istihbaratının kontrolündeki PKK Zihniyeti, ihaneti ve barbarlığı ile bütün Kürtleri sindirmek için savaşacak. Kürtler arasındaki kan davaları, o bölgeye hiçbir zaman huzur getirmeyecek.

ABD, son on yıldır, kendisine karşı oluşan Rus-Şia ittifakına karşı bir Sünni blok kurmayı hedeflemişti. Ancak ortaya çıkan Sünni Şii Çatışması, hem Şiileri hem de Sünnileri ABD ve Batı’ya daha fazla düşman hale getirdi. Şimdi, ABD’nin bizzat kurduğu Özgür Suriye Ordusu ve İslami Cephe gibi Suriyeli muhalifler bile Batı koalisyonuna karşı çıkıyor. CIA Ekipleri, şimdilerde Suriye’de yeni Ilımlı Mücahitler arıyor ancak boşuna bir gayret. Bölgede, birkaç bin paralı asker dışında hiç kimse artık ABD ve Batı çıkarları için savaşmayı düşünmüyor.

Amerika Birleşik Devletleri aslında çaresizliği oynuyor. Aklını kaybetmiş kontrolsüz bir güç gibi bir o tarafa bir bu tarafa saldırıp duruyor. ABD‘nin dostlarıyla uzlaşma geleneği yok. Rusya, İran, Esad gibi düşmanları ile gizlice uzlaşabilen ABD, onlarca yıllık müttefiklerine sadece hizmetkar muamelesi yapıyor.

ABD, Asya’da Pakistan Ordusu‘na ihanet etti ve bölgeyi kaybediyor; Ortadoğu’da Türk Ordusu‘na ihanet etmeyi sürdürüyor ve bu bölgeyi de kaybedecek.

Bu stratejinin, şaşkın ABD’yi başarısızlığa mahkum edeceği son derece açık. ABD ve Pentagon yönetimine yerleşmiş ve ABD’yi savaşarak bitirmeyi planlayan Derin Örgüt‘ten bir başka yazıda söz ederiz.

Paylaş / Share