Trump, Türkiye ve İslam Ülkeleri liderlerinden sonra Netanyahu ile de görüşerek bir Gazze Barış Planı açıkladı. Sözü fazla uzatmadan konuyu açıklayalım ve taraflar için Kazanılanlar ve Kaybedilenleri özetleyelim:
HAMAS GAZZE FİLİSTİN
Hamas örgüt yapısı olarak kaybetti çünkü plana göre askeri ve siyasi olarak tasfiye edilecek. Buna karşılık Gazze ve Filistin meselesi dünya kamuoyuna maloldu ve Bağımsız Filistin Devleti yolunda önemli bir aşama kaydedildi. İsrail’in ve Batı desteğinin yenilmezliği efsanesi sona erdi. Plan yolunda giderse Batı Şeria’daki Filistin yönetimi Gazze’yi de yönetecek. Filistinlileri Gazzeli veya Batı Şerialı diye ayırmak yanlış, temelde hepsi de başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletine kavuşmayı arzuluyor. Hamas’ın da temel hedefi zaten Filistin’in bağımsızlığıydı.
“Madem 7 Ekim öncesine döndük bu binlerce kişi neden öldü?” diye haklı bir soru akla gelebilir. Hamas örgütsel olarak kaybetmiş olsa da Hamas ideolojisi hiçbir zaman ölmedi ve daha da güçlendi. Üstelik Batı Şeria’daki tabanı da oldukça güçlendi. Filistin Yönetimi Başkanı Abbas, bir kez daha seçilemeyeceğinden korktuğu için seçimleri sürekli erteliyor ve bu da İsrail’in işine geliyordu. Bundan sonra Abbas’ın tekrar seçilmesi oldukça zor. Gelecek özgür bir seçimde bunu birlikte göreceğiz.
İSRAİL
İsrail şu anda sadece “Hamas’ı tasfiye etmek” ile övünebilir ve Netanyahu plan sonrası sadece bunu söyleyebildi. Bu bir kazanç değil aslında yenilgi. İsrail arkasındaki ABD, Almanya, İngiltere, İtalya gibi güçlü batılı devletlerin askeri, teknolojik ve istihbari desteğine rağmen İstanbul’un büyük bir ilçesi kadar olan Gazze’de istediği üstünlüğü sağlayamadı. Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Savaş Suçlusu olarak ilan edildi.
Plan sorunsuz işlerse, askeri olarak başarı sağlayamayan İsrail siyasi olarak da hedefine ulaşamayacak. Siyonist Yönetimin hedefi Gazze ve Batı Şeria’yı ilhak etmekti. Gazzelileri Sina’ya, Batı Şerialı Filistinlileri Ürdün’e sürmeyi hedeflemişti ancak bu gerçekleşmedi.
İsrail’in yenilmezliği fikrinin çökmesi çok önemli. İsrail yeniden bu imajı kazanmak için bütün komşu ülkelere ve daha uzaktaki Katar’a saldırdı. Üstelik saldırılarını gerekçelendirirken Büyük İsrail hedefini de açıkça ortaya koydu.
ABD
Planın Sahibi Trump aslında Cumhuriyetçi Evangelistlerin desteği ile işbaşına gelmiş olsa da bana göre bu ideoloji ile pek ilgisi yok. Trump aslında Tüccar ve Tanrı’dan ziyade Para’dan söz ediyor. Üstelik Biden gibi “Ben bir Siyonistim” sözünü pek duymadık. Buna karşılık Trump kabinesinin bütün kilit bakanları aşırı bir Siyonist. Trump, MAGA içinde yükselen İsrail karşıtlığını da hesaba katarak çözüm arayışındaydı. En son Charlie Kirk’in Mossad tarafından öldürülmesi; Bazı önemli ABD’li figürlerin İsrail’i açıkça eleştirmeye başlaması; “Trump ve ABD’yi Netanyahu’nun yönettiği” ifadelerinin ortaya çıkması; çözüm arayışını hızlandırdı.
Trump Netanyahu’ya desteğini daha fazla sürdürseydi Gazze ve Batı Şeria’nın ilhak girişimi büyük sonuçlara yol açacaktı. Trump, kendisini destekleyen bütün Körfez Sermayesini karşısına alacak, Çin’in bölgedeki siyasi ve ekonomik varlığı güçlenecek, yaklaşan ara seçimleri kaybedecek ve bir daha seçilmesi imkansız olacaktı.
İSLAM DÜNYASI
Uluslararası politikata hiçbir siyasi ve askeri güce sahip olmayan İslam Ülkeleri, büyük bir sıkıntıdan kurtuldu. Türkiye’nin bölgedeki siyasi ağırlığı ve sert tepkisi, Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Emirlikler gibi Trump’ın ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı İslam ülkelerinin finans desteği Filistin’in tümüyle işgal planını durdurdu. İslam Dünyası “Ölümü gösterip Sıtmaya razı edildi”. Gazze konusunda sözlü kınama dışında fazla bir şey yapmayan bazı Arap ülkeleri Kralları büyüyen halk tepkilerinden kurtulmuş oldu.
Zaten Arap ve İslam dünyasının bu sorunu siyasi ve askeri olarak çözme imkanı yoktu. Trump Ortadoğu ve İslam dünyasını kaybetmemek, İran’ı Rusya’ya kaptırdığı gibi kalanları da Çin’e kaptırmamak için savaşı bu noktada durdurmayı hedefledi.
BATI DÜNYASI
Batı İttifakı Akdeniz kıyısındaki Müttefik Ülkelerinin daha fazla çökmesine engel oldu. Stratejik olarak bu bir kazanç. Zira 7 Ekim, Ukrayna işgali sonrası baskıları hafifletmek isteyen Putin’in İran kanalıyla Hamas’ı Gazze’de harekete geçirme planıydı. En önemli geliri Enerji Satışı olan Putin bu şekilde Körfez petrolünün Suudi Arabistan Ürdün İsrail üzerinden Batı’ya akış güzergahını kesmiş oldu. Gazze Soykırımı, Ukrayna işgalini ikinci plana düşürdü.
Diğer yandan özellikle Almanya, İngiltere, İtalya gibi Batı ülkeleri yönetimleri kamuoyunda önemli itibar kaybettiler. Stratejik olarak kazandıklarını düşünseler de, Demokrasi, İnsan Hakları gibi insanlık değerlerini savundukları iddiaları çöktü. Dünya’da ve özellikle İslam ülkelerinde Batı’ya olan güven sarsıldı.
Netanyahu’nun açıkça ifade ettiği “Büyük İsrail Planı” Arap ülkelerini birleştirdi ve İslam dünyasındaki siyasi ve askeri birliktelik anlayışını güçlendirdi.
SONUÇ
Sonuç olarak Gazze Savaşı’nın asıl kaybedenleri ABD, İsrail ve -Almanya, İngiltere, İtalya- gibi batı ülkeleri. İspanya ve İrlanda gibi Batı ülkeleri ise önemli bir itibar kazandı.
İnsanlık tarihinde kaybedil
Türk Milleti olarak Çanakkale’de yüzbinlerce şehit verip Batı İstilasını durdurmuştuk ama İngilizler savaşla giremedikleri İstanbul’a dönemin padişahının davetiyle elini kolunu sallayarak girmişlerdi. Türkler, Batının yenilmez olmadığını bildikleri için Kurtuluş Savaşı ile Anadolu’yu tekrar istiladan kurtarmışlardı.
Filistinliler de İsrail, ABD ve Batı’nın yenilmez olmadığını gördüler. Bugün amaçlarına ulaşamasalar da gelecekte Filistin’i işgalden kurtarabileceklerini artık biliyorlar. Arap ve İslam Dünyası ise İsrail ve Batı’nın tek bir Cephe olduğunu artık daha iyi kavradılar ve bunu unutmayacaklar.
Türkiye olarak biz zaten FETÖ dersi ile çok şey öğrendik ve gerekenleri de kurguluyoruz.
Bilgi edinilmesi için Trump’ın Gazze Planı’nın Diplomatik Özeti:
1. Güvenlik ve Terörden Arındırma
-
Gazze, radikalleşmeden arındırılmış, terör unsurlarından tamamen temizlenmiş ve komşularına tehdit oluşturmayan bir bölge olacaktır.
2. Yeniden İmar ve Halkın Refahı
-
Gazze, uzun yıllardır ağır acılar yaşayan Gazze halkının yararına olacak şekilde yeniden inşa edilecektir.
3. Çatışmaların Derhal Sona Ermesi
-
Tarafların bu öneriyi kabul etmesi halinde, savaş derhal sona erecektir.
-
İsrail kuvvetleri, esir takasına hazırlanmak üzere mutabakata varılan hattın gerisine çekilecektir.
-
Bu süreçte tüm askeri operasyonlar askıya alınacak; cephe hatları koşullar tamamlanıncaya dek sabit kalacaktır.
4. Rehinelerin İadesi
-
İsrail’in bu anlaşmayı kamuoyuna açıklamasından sonraki 72 saat içinde, hayatta olan ve vefat eden tüm rehineler iade edilecektir.
5. Mahkûmların Serbest Bırakılması
-
Tüm rehinelerin iadesini takiben:
-
İsrail, müebbet hapis cezası almış 250 kişiyi,
-
7 Ekim 2023 sonrası tutuklanan 1700 Gazzeliyi (kadınlar ve çocuklar dahil),
serbest bırakacaktır.
-
-
Her İsrailli rehinenin naaşına karşılık, İsrail 15 Gazzelinin naaşını teslim edecektir.
6. Hamas Mensupları İçin Düzenleme
-
Barışçıl birlikte yaşamı kabul eden ve silah bırakmayı taahhüt eden Hamas mensuplarına af sağlanacaktır.
-
Ayrılmak isteyen Hamas mensuplarına güvenli çıkış imkânı tanınacaktır.
7. İnsani Yardımın Hemen Başlatılması
-
Anlaşmanın kabulüyle birlikte Gazze’ye derhal kapsamlı insani yardım ulaştırılacaktır.
-
Yardımlar, altyapı (su, elektrik, kanalizasyon), sağlık tesisleri, fırınların yeniden işler hale getirilmesi ve enkaz kaldırma ekipmanlarını kapsayacaktır.
8. Yardımın Dağıtımı
-
Yardım, tarafların müdahalesi olmaksızın BM, Kızılay ve tarafsız uluslararası kurumlar aracılığıyla sağlanacaktır.
-
Refah Sınır Kapısı’nın açılması, 19 Ocak 2025 anlaşmasındaki mekanizmaya göre işleyecektir.
9. Geçici Yönetişim
-
Gazze, teknokratlardan oluşan, siyasi bağımsız bir Filistin komitesi tarafından yönetilecektir.
-
Komite, uluslararası uzmanlarla birlikte çalışacak; “Barış Konseyi” adlı geçici uluslararası organın gözetiminde faaliyet gösterecektir.
-
Barış Konseyi’ne Başkan Donald J. Trump başkanlık edecek; üyeler arasında Tony Blair gibi isimler yer alacaktır.
10. Ekonomik Kalkınma Planı
-
Ortadoğu’daki modern şehirleri inşa etmiş uzmanlardan oluşan bir kurul, Gazze’nin yeniden imarı için ekonomik kalkınma planı hazırlayacaktır.
-
Uluslararası yatırımlar teşvik edilecek; istihdam, fırsat ve umut oluşturulacaktır.
11. Özel Ekonomik Bölge
-
Katılımcı ülkelerle müzakere edilerek, tercihli gümrük ve erişim imkanları olan bir özel ekonomik bölge kurulacaktır.
12. Halkın Serbest Dolaşımı
-
Hiç kimse Gazze’den ayrılmaya zorlanmayacak; isteyenler serbestçe ayrılabilecek ve geri dönebilecektir.
-
Halkın kalması ve Gazze’yi yeniden inşa etmesi teşvik edilecektir.
13. Hamas ve Diğer Grupların Rolü
-
Hamas ve diğer gruplar Gazze yönetiminde herhangi bir rol üstlenmeyecektir.
-
Tüm askeri ve terör altyapısı yok edilecek, yeniden inşa edilmeyecektir.
-
Silahsızlandırma süreci bağımsız gözlemciler denetiminde yürütülecektir.
14. Bölgesel Güvence
-
Bölgesel ortaklar, Hamas ve diğer grupların yükümlülüklerine uymasını ve Yeni Gazze’nin tehdit oluşturmamasını garanti altına alacaktır.
15. Uluslararası İstikrar Gücü (ISF)
-
ABD, Arap ve uluslararası ortaklarla birlikte geçici bir ISF konuşlandıracaktır.
-
ISF, Filistin polis güçlerini eğitecek; Ürdün ve Mısır ile istişare edilecektir.
-
ISF, sınır güvenliği ve insani yardımın güvenli akışından sorumlu olacaktır.
16. İsrail’in Çekilmesi
-
İsrail Gazze’yi işgal etmeyecek veya ilhak etmeyecektir.
-
Güvenlik sağlandıkça, IDF kademeli olarak ISF’ye alan devredecek ve geri çekilecektir.
17. Hamas’ın Reddetmesi Halinde
-
Hamas’ın bu planı reddetmesi halinde dahi, insani yardım ve yeniden imar çalışmaları terörden arındırılmış bölgelerde devam edecektir.
18. Dinlerarası Diyalog
-
Filistinli ve İsraillilerin zihniyetlerini dönüştürmek amacıyla, hoşgörü ve barışçıl birlikte yaşam değerlerine dayalı bir diyalog süreci başlatılacaktır.
19. Filistin’in Devletleşme Yol Haritası
-
Gazze yeniden inşa edilirken ve Filistin Yönetimi reform programını tamamladığında, Filistin halkının özlemi olan kendi kaderini tayin hakkı ve devletleşme için güvenilir bir yol oluşabilecektir.
20. ABD Arabuluculuğu
-
ABD, İsrail ve Filistinliler arasında barışçıl ve müreffeh bir birlikte yaşam için siyasi bir ufuk belirleyecek diyalog süreci tesis edecektir.






































