Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk

Günümüzde, sorunları çözmek yerine sürekli eleştirmek artık hayatımızın bir parçası oldu. Belki de modern dünyanın getirdiği yığınla soruna karşı bu bir çaresizliğin ifadesi. Bir sorunun çözümü şüphesiz önce tespit ve tartışma ile başlar. Aslında, siyasi görüşümüz ve inancımız ne olursa olsun hepimiz az çok sorunların farkındayız. Sıkıntılarını bireysel veya toplumsal olarak bizzat yaşadığımız için, sürekli konuşuyor ve şikayet ediyoruz. Önce çevremiz ve geleceğimiz olan çocuklarımız için, sonra da bir şekilde sevdiğimiz ülkemiz için kaygı duyuyoruz.…

Paylaş / Share
"Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk"

Sürüden Ayrılanı…

Bir Tanrı’ya inanıp inanmamak sadece bir tercih meselesi. Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık gibi ÖnAsya kökenli ilahi dinler dışında, dünyada daha yüzlerce yaşayan din, belki binlerce de felsefi görüş var. Her dinin, kendi inananlarını çatısı altında tutan ve kendine göre mantıksal temeli de bulunan kuralları var. Her din mensubu için, kendi dini en güzeli ve en doğrusu. İnsanların büyük çoğunluğu hangi dinsel çevrede doğduysa, kendisini o dinin mensubu sayıyor. Araştırarak sorgulayarak yüzbinlerce, milyonlarca insanın kendi kültürü…

Paylaş / Share
"Sürüden Ayrılanı…"

Cemaatler ve Birey

Cemaat ve Cemiyet kavramları hayatımızın hemen her alanına hakim oldu. Cemaat deyince ilk akla gelen dinsel grup olmakla birlikte, aslında din ve ideolojiyle bağlı olmaksızın bütün gruplar birer cemaat veya cemiyet. Siyasal partiler, dernekler, sendikalar, dinsel gruplar ve hatta köklü kurumsal yapılar bile birer cemaat veya cemiyet. İki kelime arasında ufak bir nüans farkı var. Kurumsal bir yapısı bulunan gruplara Cemiyet derken, gönüllü birliktelikle oluşan grupları da cemaat olarak tanımlıyoruz. İster cemaat ister cemiyet olsun,…

Paylaş / Share
"Cemaatler ve Birey"

Akıl ve İnanç

Akıl mı yoksa İnanç mı önce gelmeli? Hangi din ve inançtan olursa olsun, aslında her insanın temel sorunu budur. İnanç kesinleşmiş kabul demektir. Önce İnanç dersek, kesinleşmiş bir kabul ve önyargı ile yola çıkmış oluruz. Bu ön kabul ile bütün bilimsel ve mantıksal kurallar inanca göre şekil alır. Hıristiyan Felsefesi’nde olduğu gibi, Baba, Oğul, Kutsal Ruh üçlüsüne sorgulamadan inandıktan sonra, aklın isyanı boşunadır. İslam toplumu da bugün çok farklı bir noktada değil. Kesin inançlı Müslümanlar…

Paylaş / Share
"Akıl ve İnanç"

Din ve İslam Nedir?

İslam dini, siyasi, hukuki ve ekonomik bir düzen değil bir inanç ve ahlak sistemidir.” Konuya böyle bir temel fikirle girmek bir önyargı gibi algılansa da, tabu olan din konusunda kesin ve net tanımlar koymak gereklidir. Günümüzde, her insanın, sosyal çevre veya cemaatin ve toplumun kendine göre bir İslam anlayışı var. Bunları bir noktaya kadar doğal karşılamak gerekse de, kabuller arasındaki derin ayrılıklar ve çatışma noktaları, bilimsel bir tanım getirmeyi de zorunlu kılıyor. Bu tanımı getirirken…

Paylaş / Share
"Din ve İslam Nedir?"