Bölgede Kürt Devleti Rus Çıkarlarına Hizmet Eder

Amerika Birleşik Devletleri’nin son yarım yüzyılda yaptığı en büyük hata İslamcılar ve Kürtlerle yaptığı işbirliği oldu. İslamcılarla yapılan ittifak, Batı yanlısı grupları ABD’ye düşman haline getirirken; Kürtlerle yaptığı ittifak da Ortadoğulu Arapları ABD’den uzaklaştırdı. ABD kısa vadeli planlarında kısmen başarı sağladı ancak, uzun vadeli gelişmeler hep Birleşik Devletlerin aleyhine gelişti. Bu konuda, son yarım yüzyılın en önemli olaylarından bazı örnekler verelim:

İran’da, ABD sadece Şah Yönetimi ile yakın ilişkiler kurdu, fakat İran Şii Caferi kültürünün toplumsal gücünü göremedi. Ruslar bu Şii Caferi yapıyı kullanarak, açık ve gizli operasyonlarla Şah’ı devirmeyi başardı. İran İslam Devrimi’ni başlatan olay olan, Humeyni’nin büyük oğlu Mustafa’nın KGB tarafından öldürülmesi, İran ve Dünya kamuoyundan gizlendi. ABD, İran’da Türk Azeri toplumu ile işbirliği yapsaydı, bugün çağdaş ve güçlü bir müttefike sahip olacaktı. Özellikle İngilizler, ABD yönetimini bu konuda hep yanılttılar.

Afganistan’daki Rus işgalinin sona erdirilmesinde, Afgan Mücahitlerinin önemli bir payı vardı. Ancak, Rus işgalinin sona ermesinden sonra ABD Peştunlara ve Taliban’a yönelmekle büyük hata yaptı. Ardından hem Pakistan’da hem de Afganistan’da Radikal İslamcı grupların gelişmesine sebep oldu. Bugün hem Afganistan hem de Pakistan çok zor günler yaşıyor. ABD, Afganistan’da Özbek Toplumu ile yakın işbirliği kursaydı, Türklerin öncülüğünde daha huzurlu bir OrtaAsya kurulabilirdi. Bu işbirliği, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan gibi ülkelerin de Rus etkinlik alanına girmesine engel olurdu.

Irak konusunda, ABD Türkiye ile ilişkilerini hep sınırlı tuttu. Türkiye’nin Irak içerisinde güç sahibi olmasından korktu ve Irak içinde Kürt aşiretlerle işbirliğine girişti. Kürtlerle işbirliği, Barzani’nin aşiret yapısını güçlendirdi. Buna karşılık ABD, Şii ve Sünni Arapların her ikisini birden karşısına aldı. Irak yönetimini İran yanlısı Şii Caferi Araplara teslim etmek zorunda kaldı. Hâlbuki ABD Irak’ta sadece Türklerle işbirliği yapmış olsaydı, hem Türk Ordusunun desteğini kazanacak, hem de Irak’ta –Irak Türkmenlerinin çoğunluğunun bağlı olduğu- Sistani öncülüğündeki Şii Caferi toplumunu yanında bulacaktı. Bu yolla, Irak Şiileri de İran Şii egemenliğinden kurtulmuş olacaktı. Türklerin öncülüğündeki bir Irak yönetimi, -Kürtlerle sorun yaşansa da- Şiileri, Sünnileri ve Arapları kontrol edebilirdi.

Suriye’de de, ABD yine Türk işbirliğinden ziyade Müslüman Kardeşler işbirliğine yöneldi. İslam Mezhepleri ve Grupları arasındaki siyasal çatışmalar Suriye mücadelesini zaafa uğrattı. Radikal İslamcı gruplar güçlendi.

Rusya, son yarım yüzyılda Afganistan, İran, Irak, Suriye ve Mısır’da peşpeşe ABD planlarını boşa çıkardı. İran ve Suriye Şii yönetimleri ile ittifak yapan Rusya, son yıllarda PKK’nın Silahlı Grupları ile de yakın işbirliği içerisinde. Rusya, Esad Yönetimi ile Suriyeli Kürtler arasında arabuluculuk yaptı ve gizli ittifaklar kurdurdu. Bu günlerde Rusya, PKK terör örgütünün Kuzey Suriye’de kantonlar oluşturmasını ve bir federasyon kurmasını açıkça destekliyor.

Çünkü Rusya, kendisi de bir federatif yapı ve Federal yapıları yönetme konusunda büyük bir tecrübeye sahip. Eğer ABD ve Batı Ülkeleri, PKK destekli Kürt Federasyonu’na destek verirlerse, bu federal yapı da bölgedeki diğerleri gibi Rusya’nın hizmetinde olacak.

ABD, onlarca yıldır yaptığı hatalardan vazgeçmeli. Ortadoğu’da ve Asya’da Rusya’ya karşı başarılı olmak istiyorsa Türk toplumları ile işbirliğini güçlendirmeli. Türkler yönetici bir toplumdur. Her türden azınlığı, mezhebi ve milleti barış içerisinde yönetme tecrübesine sahiptir. Türkler, ancak içlerindeki azınlıklar yüzünden başarısızlık yaşarlar.

Ümmetçilik tarih boyunca gerçek anlamda birleştirici olmamış, aksine kendi içinde daha büyük çatışma ve bölünmelere yol açmıştır.

ABD Yönetimi, günden güne yükselen Rus emperyalizmine karşı Türk varlığını ve gücünü dikkate almalıdır. Türk varlığını ve birliğini zaafa uğratacak ittifaklardan vazgeçmelidir. Aksi halde Rusya gelecek yarım yüzyılda hem Yunanistan ve Kıbrıs’ı da içine alan bütün Akdeniz’de, yani Ortodoks coğrafyasında hem de Türk topluluklarından oluşan Orta Asya’da gücünü artıracaktır.

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •