Terörle Mücadelede Erdoğan ve Bahçeli Faktörü!

İnsanları harekete geçiren inançlar ve ideolojilerdir. İnançlar ve ideolojilerle mücadele edilmediği sürece insanlarla mücadele etmek kesin bir başarı getirmez. Bu yüzden, bir devletin bekası için yürütülen İstihbarat ve Güvenlik çalışmalarında Psikolojik Mücadele ve İnsan Faktörü en önemlisidir.

Sonuçta bölgemizi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan Büyük Ortadoğu projesi çerçevesinde, Türk Devletini ele geçirmek için yapılan ilk hazırlıklarda –ki 1990’lı yıllarda başlar- Devletin Psikolojik Mücadele ve İnsan Lider Varlıkları hedef alınmıştır. Doğu toplumları ve Türk milleti, Lider temelli halklardır. Bizim tarihimizi şekillendiren ve toplumu yönlendiren Liderlerdir. İngiliz Tarihçisi Carlyle’nin tespit ettiği gibi “Doğunun Tarihi Kahramanlar Tarihidir”. Bu nedenle, Büyük Ortadoğu projesinin ilk yıllarında Toplumun Kahramanları hedef alınmıştır. Uğur Mumcu, Alparslan Türkeş, Kral Hüseyin, Ahmet Taner Kışlalı, Yaser Arafat ve daha dün Muhsin Yazıcıoğlu gibi değişik kesimlerden onlarca Toplum Önderi ve Kahramanı suikastlarla ortadan kaldırılmıştır.

Yaşayan Kahramanlar ile birlikte topluma mal olmuş Tarihsel Kahramanlar da bu Psikolojik Savaş sürecinde hedef seçilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ten Mehmet Akif Ersoy’a kadar birçok büyük şahsiyet, asılsız iftiralar, iğrenç dönmelik suçlamaları ve benzer yöntemlerle toplumun zihninden silinmeye çalışılmıştır. Bu konuda kitaplar yazdırılmış, belgeler, romanlar ve hikâyeler uydurulmuştur.

Türk Devletini savunmasız bırakmak için yapılan en önemli hedefler, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet İstihbaratı ve Türk Silahlı Kuvvetleri İstihbaratı olmuştur. MİT’in yurt çapında yaygınlaştırılmış Psikolojik İstihbarat Birimleri işlevsiz hale getirilip Ana Merkeze toplanmış ve yabancı istihbarat örgütlerinin terör eylemlerine cevap verecek Özel Operasyonlar Birimi kapatılmıştır. CIA’nın Beşinci Kolu olan Fetulla Terör Örgütü, öncelikle Emniyet ve TSK’nın istihbarat birimlerini ele geçirmeye yönelmiştir. Devlet içerisindeki başarılı istihbaratçılar emekli edilerek tasfiye edilmiş ve yerlerine malum şahıslar yerleştirilmiştir.

Bütün bu gelişmeler ve açıklanma imkânı olmayan diğer girişimlerle Toplumun Algı Yönetimi bu güçlerin kontrolüne girmiştir. Bu tehlikeleri bütün gerçekliğiyle bilen çok az sayıda uzman ve ancak Devletin en üst düzeyindeki ele geçirilememiş makamlar azınlıkta kalmıştır. Bu noktada özellikle son yıllarda, Türkiye’ye yönelik bu büyük tehlikeye toplumun bilmediği bütün ayrıntılarıyla vakıf olan iki Lider vardır: Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli. Aleyhlerindeki bütün psikolojik mücadele girişimlerine rağmen toplum üzerinde etkili bu iki liderin önceleri örtülü, sonraları açıktan yürüttükleri işbirliği neticesinde Türk Devleti gücünü ve direncini kaybetmemiştir. Bu yüzden, Büyük Ortadoğu projesinin ölümcül hedefleri bu iki liderdir. Bu hususun üzerinde iyi düşünülmeli ve dikkate alınmalıdır.

Bu dönem yandaşlık ve eski ideolojik tarafgirlik dönemi değildir. İnsanlar yüzde yüz aynı inanç ve ideolojide zaten birleşemezler. Ancak devletin, milletin ve vatanın varlığına yönelik büyük tehlikelerde ortak değerlerde birleşmek ve güç birliği oluşturmak çok önemlidir.

Bu aşamada, Devleti yönetenlere –hala dikkate alınmamış- kısa ve öz bir şekilde birkaç öneride bulunmak istiyoruz:

  1. Milli İstihbarat Teşkilatı, özellikle 1990 öncesi geçmişi iyi bilinen Terör Uzmanı Emekli Personelini yeniden göreve çağırmalıdır.
  2. “MİT’in Sivilleştirilmesi” gibi maksatlı bir psikolojik yönlendirme ve inattan vazgeçilmeli, Askeri uzmanlara yeniden görev verilmelidir.
  3. MİT’in Psikolojik Mücadele Birimi yurt çapında gerektiğinde inisiyatif kullanabilecek yaygın bir mücadele ağına dönüştürülmelidir.
  4. Yabancı İstihbarat Servisleri ve Uluslararası Terör Örgütleri’ne karşı gerektiğinde aynı cevabı verebilmek için Özel Operasyonlar Dairesi eski uzmanların eğitim desteğiyle yeniden güçlendirilmelidir.
  5. Üniversite ve Medyadaki geçmişi bilinen önemli uzmanlar ve bilim adamları Psikolojik Mücadele çalışmalarında mutlaka devreye sokulmalıdır. Bu konuda Popülerlik ve Yandaşlık anlayışından vazgeçilmelidir.
  6. Özellikle FETÖ, PKK ve DAİŞ Terör Örgütlerinin inanç ve ideolojilerine yönelik Psikolojik Mücadele, Yayın ve Propaganda Çalışmaları, bilim adamları ve uzmanlarla sürekli ve kurumsal bir yapıya kavuşturulmalıdır. İlk girişte de ifade ettiğimiz gibi inanç ve ideolojiler yıkılmadıkça, insanlar yıkılmazlar.

 

Günümüz Güç Birliği Günüdür.

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •