Arap Baharında Son İsyan Kürtlerin

Tunus ile başlayan Arap isyanlarının son noktası Kürt isyanı olacak. Tunus, Libya, Mısır gibi kolay isyanları başarıya ulaştıran ABD için asıl amaç Suriye, İran ve Irak’taki Şii yönetimleri çökerteceğini düşündüğü Kürt İsyanıdır. Dört Parçalı Kürdistan (Beşinci parça Ermenistan ve Azerbaycan sınırları içindedir ve Büyük Ermenistan projesinde kaldığı için vazgeçilmiştir) hayali artık en parlak günlerini yaşamaktadır. Irak’taki Güney Kürdistan ayrı bir federasyon ilanına hazırdır. Suriye’deki Batı Kürdistan kuvvetleri bugüne kadar iç savaşa karıştırılmamış ve diri olarak isyana hazır bekletilmektedir. İran’daki Doğu Kürdistan varlığı geri çekilerek sessizliğe gömülmüş, büyük isyanın ateşini gözlemektedir. Türkiye’deki Kuzey Kürdistan ise, kendilerine tanınacak anayasal güvenceleri bekleme sürecine girmiştir.
2013 Yılı Kürt İsyanı dönemidir. Önce Suriye, ardından Irak ve sonunda da İran’daki Şii yönetimlerin Kürt isyanları sonucunda yıkılması planlanmıştır. Türkiye bu isyanın dışında kalmak için PKK ile anlaşma sürecine girmeyi tercih etmiştir. Her üç isyanda da Türkiye dışına çekilecek PKK varlığının başrolü oynaması düşünülmektedir. Bu role karşılık istenilen en temel hususlar bellidir: Anayasa’da Türk kimliğinin vurgulanmadığı bir Vatandaşlık tanımı, Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na konulan çekincelerin kaldırılması, KCK tutuklularının serbest kalması, seçim barajının % 5’e düşürülmesi.
Kürt isyanı sırasında çok önemli olan bir başka konu: İsrail’in İran’daki Nükleer Enerji Tesislerini hava operasyonu ile vurmasıdır. Bu sebeple, bu önemli süreçte İsrail’in Türkiye ve Filistin Yönetimi ile olan gerginliği giderilmek istenmiştir. Bu isyan süreci aşıldıktan sonra, İsrail’in bulunduğu noktadan geriye adım atması yine söz konusu olmayacaktır. Eğer, Ürdün üzerinde çok eskiden beri planlanan bölünme senaryoları gündeme gelirse Filistin devletinin bu topraklara doğru taşması da gündeme gelebilecektir.
İsrail bu süreçte ABD planına onay vermiş görünmektedir ancak; İngiltere’nin tavrı henüz net değildir ve olumsuz olması kuvvetle muhtemeldir. Kıta Avrupası, Türkiye’nin Kürt sorununu bu şekilde çözüme ulaştırmasına karşıdır. ABD ise, bölgede Kürtleri koruyacak başka bir müttefiki olmadığı için Özal döneminden bu yana vazgeçmediği Kürdistan Himayesi planına tekrar sarılmış ve işbirlikçilerine Misakı Milli kavramını bu şekliyle benimsetmiştir.
Ortadoğu’da büyük ve tehlikeli bir oyun var. Bakalım bu oyunun sonunda kimler ayakta kalacak?

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •