Ders Almak!

Kimi okula gider ders alır, kimi de bir bilenin önüne diz çöker. Adına ders almak desek de, bir insandan alınan bilgi aslında ders değil, sadece malumattır. Ders, insanın ruhuna işleyen tecrübedir. Bu tecrübeyi kazanmak için, onu yaşamak, acısını sevincini tatmak, özümseyip sonuç çıkararak davranışlarımıza yön vermektir. Bu anlamda, aslında gerçek dersin vericisi Allah’tır.

Yaşadığımız her olay, karşımıza çıkan her zorluk, hatalarımız ve başarılarımız, özellikle de insanlarla sosyal ilişkilerimiz birer Ders’tir. Dersimizi alırsak, o sınıfı geçeriz. Almadıysak, aynı sınıfı tekrar eder dururuz. Bu matematiksel bir kurgu ve Allah’ın kusursuz düzeni ve adaletidir. Hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmaz. Kutsal kitaplarda peygamberlerini bile uyaran, kimi yerde azarlayan Yüce Allah, hiç kimseye iltimas geçmez. Bu yüzden asıl Ders Sahibi, Rab yani Eğitici Allah’tır.

Bizim Ders zannedip insanlardan, önderlerden, öğreticilerden aldığımız malumatlar aslında o kişinin kendi aklınca derledikleri, kurguladıklarıdır. İçinde duygular vardır, doğrularla birlikte yanılgılar vardır ve en önemlisi bireysel ve insanidir. Her kişinin aklı da algısı da tecrübesi de farklıdır. Ders zannettiğimiz bu malumatlar bir şapka ya da elbise değildir, dar veya geniş bir başkasına olsun. Bize dikilmiş elbiseler değil saf kumaşlar gerekir ki, elbisemizi kendimiz dikelim, bedenimize ruhumuza tam uysun.

İnsanı değil de Allah’ı Rab edinenler kolay yol alır. Yaşatanı ve yaşadığını bilir, sessiz sedasız dersini alıp yoluna devam eder. İnsanları Rab edinenler, dar veya bol gelen elbiseler, birbirine karışmış renkler, eskimiş ve malum malumatlar, kavgalar kızgınlıklar, ah vahlarla vaktini harcar gider. Bir de bakar ki, bir arpa boyu yol almadan okul sona ermiş. Aracıyı geçmeden Sahibe ulaşamazsın.

İşte bu yüzden Dinin Sahibi Allah’tır. Birilerine, birilerinin dinine değil, Allah’ın dinine bağlanmak gerekir. Allah’a bağlılık doğrudan Akıl ve Kalp ile olur. Sen bir aklet, gönülden bir bağlan bakalım, gerçek Rab nasıl olurmuş görürsün. Sana şah damarından daha yakındır, seni bilir. Seni yarı yolda bırakmaz, aklını da hoş eder kalbini de.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •