Ders Almak!

Kimi okula gider ders alır, kimi de bir bilenin önüne diz çöker. Adına ders almak desek de, bir insandan alınan bilgi aslında ders değil, sadece malumattır. Ders, insanın ruhuna işleyen tecrübedir. Bu tecrübeyi kazanmak için, onu yaşamak, acısını sevincini tatmak, özümseyip sonuç çıkararak davranışlarımıza yön vermektir. Bu anlamda, aslında gerçek dersin vericisi Allah’tır. Yaşadığımız her olay, karşımıza çıkan her zorluk, hatalarımız ve başarılarımız, özellikle de insanlarla sosyal ilişkilerimiz birer Ders’tir. Dersimizi alırsak, o sınıfı geçeriz.…

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
"Ders Almak!"

Önce Şeyh, Sonra Peygamber, Sonra Allah!

İnanç veya inkâr Akıl ile olur. Akıl ikna olursa inanır, ikna olmazsa inkâr eder. Bu yüzden, Allah’ın ayetlerinde (yani delillerinde) temel hedef Akıl’dır. Allah sadece ve sadece Aklı muhatap alır. Allah gibi mükemmellik ve kusursuzlukla tanımladığımız Sonsuz Güç Sahibi Yaratıcı’nın insanı ikna etmekle elde edeceği bir faydadan söz edilemez. Allah’ın insana bir ihtiyacı yoktur ancak insan sağlıklı ve mutlu yaşamak, hayatını keyifle sürdürmek için çevresindeki her şeye muhtaçtır. Kuran’ın temel hedefi, Akıl denilen ve Allah…

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
"Önce Şeyh, Sonra Peygamber, Sonra Allah!"

Sürüden Ayrılanı…

Bir Tanrı’ya inanıp inanmamak sadece bir tercih meselesi. Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık gibi ÖnAsya kökenli ilahi dinler dışında, dünyada daha yüzlerce yaşayan din, belki binlerce de felsefi görüş var. Her dinin, kendi inananlarını çatısı altında tutan ve kendine göre mantıksal temeli de bulunan kuralları var. Her din mensubu için, kendi dini en güzeli ve en doğrusu. İnsanların büyük çoğunluğu hangi dinsel çevrede doğduysa, kendisini o dinin mensubu sayıyor. Araştırarak sorgulayarak yüzbinlerce, milyonlarca insanın kendi kültürü…

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
"Sürüden Ayrılanı…"