Trump Pentagon’a Teslim, Güvenli Bölge Ürdün’de

Amerika Birleşik Devletleri’nde, dışlananların aykırı sesi olarak iktidara gelen Trump Pentagon’a teslim oldu diyebiliriz. Başta Rusya ve Türkiye olmak üzere dünya ve bölge ülkelerinde bu konuda farklı bir beklenti vardı. Çevresinde eski Pentagon komutanlarının bulunduğu yeni Başkan’ın Obama & Hillary çizgisinden farklı bir Dış Politika üretebileceği bekleniyordu. Ancak Trump yönünden gelen haberler, yeninin eskiyi aratmayacağını gösteriyor.

Kamuoyuna henüz tam olarak açıklanmasa da, biz kuvvetle muhtemel olarak Ürdün’ün Pentagon Güvenli Bölgesi’nin merkezi olacağını düşünüyoruz. Bilindiği gibi Ürdün, zaten Pentagon ve İngiltere’nin kontrolünde bir uydu ülke niteliğinde. İngiliz Özel Kuvvetleri, güncel haritalarımızda aylardan beri dikkat çektiğimiz üzere Suriye’nin güneyinde adeta cirit atıyorlardı. Burada, kimi zaman çoğu paralı asker olan Muhaliflerle kimi zaman Daiş Terör Örgütü ile işbirliği yapıyorlardı. Bu konuda son yayınladığımız Daiş Terör Örgütü konulu video konferansı izlerseniz, Türkiye ve Dünya kamuoyunda ilk kez açık bir kaynakta Daiş Ürdün Ana Karargâhı ve Eğitim Merkezi’ni deşifre etmiştik. Ürdün Özel Kuvvetleri’ne ait bu bölge şimdi İsrail’in güvenliği için geliştirilen OrtaDoğu operasyonlarının merkezi niteliğinde. Yeni kurulacak en önemli Pentagon Güvenli Bölgesi’nin muhtemelen bu ana karargâhın (yani Ürdün’ün) kuzey bölgesinde olacağını düşünüyoruz.

Yine uzmanlar ve konuya ilgi duyanlar bilirler ki, ABD & İngiltere & İsrail yüzyıllık tarihsel ittifakının ana hedeflerinden birisi kontrollerindeki Ürdün Haşimi krallığının sınırlarını Suriye ve Irak’taki Sünni bölgelere doğru genişletmekti. Batılı Emperyalistler, yüz yılı aşkın süredir denedikleri Kürdistan, Suriye, Irak gibi bölgesel planlarını tekrar tekrar ısıtıp ortaya getiriyorlar.

ABD ve İngiltere’nin bu değişmez emperyalist hedeflerine karşı Türkiye ile Rusya arasında kurulan bölgesel ittifak çok önemli. Bu işbirliği hem Türkiye’nin hem de bölge ülkelerinin sınırlarının değişmemesi için hayati önem taşıyor.

Türkiye olarak bizim, bir an önce güçlü bir Devlet yapısı ile bu gelişmelere karşı hazır olmamız gerekiyor. Başkanlık referandumu sağlıklı bir şekilde tamamlanırsa, istikrarlı bir Türkiye eskiden –Atatürk liderliğinde- olduğu gibi bugün de bütün emperyalist planları bozabilecek güçtedir. Yeter ki bizler de Batılı ülkeler gibi inandığımız konularda ısrarlı olalım ve hep sonuca odaklanalım. Türkün gücünü kıran, iç tartışmalar ve kavgalardır. Bunun çaresi ise Birlik ve Beraberlik’tir.