Fransa ve Ermeniler, İngiltere ve Yahudiler

İngiltere ile Fransa arasında yüzyıllardır süregelen büyük bir rekabet ve düşmanlık vardır. 1337-1453 yılları arasındaki Yüzyıl Savaşları 116 yıl devam etmişti. 1750’den sonra Kuzey Amerika’daki 7 yıl savaşları ise, ilk dünya savaşı olarak da kabul edildi. Her ikisinde de İngiltere, Fransa’yı yenilgiye uğrattı.

İngiltere ile Fransa arasında günümüzde de devam eden en büyük savaş Büyük Ortadoğu’da sürüyor. Fransa 1830’da Cezayir’i, 1881’de Tunus’u, 1907’de Fas’ı işgal ederek siyasi ve ekonomik olarak sömürgeleştirmeyi başardı. Fransa 1798’de Mısır’ı da işgal ettiyse de 1882 yılında bölgeyi İngiltere’ye terk etmek zorunda kaldı.
İngiltere’nin Fransa’ya karşı en büyük ihaneti, Ortadoğu’daki Osmanlı topraklarının paylaşımında oldu. Fransa, Sykes-Picot anlaşmasıyla Doğu Akdeniz, Adana – Diyarbakır arası, Musul, Suriye kıyıları ve Lübnan’ı işgal etti. Ancak İngiltere, Birinci Dünya Savaşı sonunda Fransa’yı bu bölgeden tamamen tasfiye etti.

Avrupa Birliği sürecinde, İngiltere ile Fransa arasında devam eden soğuk savaş ise konumuzun dışında.
Yakın Ortadoğu mücadelesinde, İngiltere Balfour Deklarasyonu ile Yahudileri yanına alırken, Fransa da Lübnan ve Suriye’deki Ermenilere sahip çıktı. Bu yakın ilişkiler bugün de devam ediyor. Yeni Ortadoğu yapılanmasında Fransa’nın Libya’da öne çıkması ve Suriye konusunda da sürekli girişimlerde bulunması, İngiltere’yi harekete geçirdi. İngiltere Türkiye ve Ortadoğulu İslamcı örgütlerle ilişkilerini güçlendiriyor. Hamas’ın Suriye’nin kontrolünden çıkması için Ürdün ile Halid Meşal’i barıştırıyor. Fransa’daki Yahudileri ve Sarkozy’i kullanarak Ermeni iddialarını gündeme taşıyıp, Türkiye ile Fransa’yı karşı karşıya getiriyor. Türkiye’nin Fransa ile askeri işbirliğini önleyip, Türkiye ile yeni askeri işbirliği anlaşmaları imzalıyor. ABD ve Türkiye ile Suriye’yi işgale hazırlanıyor.
Kısacası İngiltere, Fransa’yı Yeni Ortadoğu’dan da tasfiye etmeye çalışıyor. Arap isyanlarıyla ortaya çıkan yeni sömürgeler paylaşılıyor. Türkiye ise, komşularla sıfır sorun politikasından, sıfır dostluk politikasına doğru sürükleniyor.

Paylaş / Share