ABD, Almanya ve Ayaklanma Stratejileri

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003’te başlayan Saldırı ve Zayıflama süreci sona erdi. Afganistan ve Irak işgallerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Suriye ve Ukrayna sorunları da düğümlendi. ABD Şimdi, hatalarından dersler çıkarıyor ve düşünüyor. Amerikan GenelKurmayı’nın en önemli kararlarından biri, ABD’nin aynı anda iki cephede birden savaşmasının yanlış olduğu şeklinde.
Ancak Dünya politikası devam ediyor. Rusya, Çin ile yaptığı stratejik işbirliğini güçlendirmeyi sürdürüyor. Silah ve Enerji (Petrol ve Gaz) satışından hala önemli bir gelir elde ediyor. ABD ve NATO’nun yaptırım kararlarına rağmen, Almanya her zamanki gibi ikili oynuyor ve Rusya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini artırıyor. Almanya’nın, İslam Devrimi sonrasında İran’ı ayağa kaldıran en önemli ülke olduğunu, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren İslamcı grubun kendi ülkesinde örgütlenmesine göz yumduğunu, ABD’nin Irak ve Afganistan yenilgilerinde önemli bir payı olduğunu not etmekte fayda var.
ABD’nin, Libya’nın ardından Suriye’nin de İslamcı örgütlerin kontrolüne gireceğinden korktuğunu, İsrail ile birlikte bölgesel politikasını değiştirdiğini biliyoruz. ABD, Suriye konusundaki kararsızlığını sürdürürken Rusya’nın Ukrayna hamlesi uluslararası politikayı daha da karıştırdı. ABD, uzmanların uyarılarına karşın Ukrayna batağına da bulaştı. Hâlbuki Almanya ile Rusya’yı karşı karşıya bırakıp geriden izlemesi gerekirdi. Almanya yine işin kovboyluğunu ABD ve NATO’nun sırtına yükleyip, Rusya ile ekonomik ilişkilerini bozmadı.
Doğu’da Çin, Batı’da Almanya ekonomik olarak hızla güçlenmeye devam ediyor. Avrupa Birliği’nin dağılması Almanya’nın bütün Kara Avrupa’sında en büyük güç olmasına yol açacak. Almanya IV. Reich’i kurmak için bütün şartları oluşturmuş olacak. Geriye yapılması gereken tek bir şey kalacak: ABD ve Batı ülkelerinin askeri yetersizliğini gerekçe göstererek profesyonel bir Ordu kurması. ABD bundan sonra 400 bini aşkın askeri gücüyle herhalde Atlantik’te nöbet tutacak.
Artık bütün dünyada ağır ve hantal büyük orduların yapamadığını, hareket kabiliyeti yüksek küçük askeri birlikler gerçekleştiriyor. Arap isyanlarında, Ortadoğu’da, Ukrayna’da, Mali, Nijerya, Somali gibi Afrika ülkelerindeki Ayaklanma Stratejilerine karşılık büyük ordular çaresiz durumda.
Bunun en önemli örneklerinden birini de biz yaşıyoruz. Sivil halka karışmış teröristler ya da isyancılar karşısında resmi üniformalı askerlerin yapabileceği fazla bir şey yok. Askeri açıdan yapılacak en küçük bir yanlışlığın siyasi ve hukuki bedelleri hazır bekliyor.

Paylaş / Share