Size bir hikaye anlatayım, doğru mu yanlış mı olduğuna siz karar verin.
Büyük Ortadoğu Projesi’nin asıl başlangıç tarihi İsrail’in de kuruluş tarihidir. İsrail, Filistin toprakları üzerinde inşa edildiğinde, Siyonistlerin hedefi Büyük Siyonistan Projesi idi. Büyük Ermenistan ve Büyük Kürdistan Projeleri de bunun alt genişleme projeleriydi. Büyük Ermenistan ve Büyük Kürdistan Projeleri 1980’li yıllardan sonra birleşti. ASALA Terör Örgütü kendisini tasfiye ederek PKK Terör Örgütü’ne katıldı ve örgütün siyasal yönetiminde söz sahibi oldu. İran’ın Batısı (Mahabad), Irak ve Suriye’nin Kuzeyi ve Türkiye’nin Güneyi’nde kurulacak 4 parçalı Kürt Federasyonları Hazar’dan Akdeniz’e ulaşacak Büyük Kürt Devleti’ni oluşturacaklardı. Daha sonra Büyük Kürdistan, Büyük İsrail ile birleşecekti. Siyonist tarihçiler zaten gerekçesini hazırlamıştı: Ermeniler ve Kürtler, Yahudilerin kaybolmuş 2 kabilesiydi. Yurt dışındaki Ermeni ve Kürt Özgürlük hareketlerine büyük yardımlar yapıldı.
Büyük Siyonistan’ı kurmak için önce Tehdit Alanları oluşturulacak, sonra ABD’nin askeri gücü ile buralar işgal edilecekti. İran’da Humeyni’yi koruma altına alan, sonra Türkiye’ye sürgün ettiren, Fransa’da örgütleyen Pentagon’du. Humeyni, 1979’da İran İslamcı Devrimi’ni yaparak genişleme için en önemli tehdidi oluşturdu. Şimdi bu tehdidin ortadan kaldırılması için yeni planlara ihtiyaç vardı. 1990’lı yıllarda başlayan Körfez Savaşları sonucunda Irak Kürdistanı kolayca kuruldu. En zor bölgeler İran ve Türkiye idi. Suriye ise Rusya’nın himayesi altındaydı.
11 Eylül 2001 Projesi ile Afganistan ve Irak işgalleri için gerekçeler hazırlandı. Afganistan ve Irak arasında kalan İran daha sonra kolayca işgal edilebilirdi. Fakat işler yolunda gitmedi. Afganistan ve Irak işgalleri fiyaskoyla sonuçlandı. 2010 yılında “Arap Baharı” adında yeni bir Proje devreye sokuldu. Afganistan, Pakistan, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Mısır, Libya, Tunus siyasal çatışmalara ve ekonomik çöküşlere sahne oldu. Suriye iç savaşa sürüklendi. Daiş Terör Örgütü ortaya çıktı ve ABD & İsrail hedeflerine değil bölgedeki diğer Müslüman gruplara saldırdı. Sonunda elde ettiği hakimiyet alanlarını PKK Terör Örgütü’ne devretti. Yahudi & Hristiyan Siyonist İttifak, Suriye Kürdistan’ını kurmak için PKK Terör Örgütü’nü küçük bir Orduya çevirdi. Fırat Nehri ve Doğusu’nda bir Kürt Federasyonu kurulsaydı, İsrail de Suriye’nin güneyindeki Dürziler ve Tanif bölgesinden Fırat’a ulaşacak ve David Koridoru kurulacaktı.
Ancak bu da işe yaramadı. Türkiye, hem Daiş Terör Örgütü’nü yenilgiye uğrattı hem de PKK Terör Örgütü’nün Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e ulaşmasını engelledi. Suriye Devrimi sonucunda, Suriye Kürt Federasyonu Planı da yarım kaldı. Siyonist İttifak, Suriye Ordusu’nun Kürt bölgelerine girmemesi için söz aldı ve Suriye Kürdistanı planı sonraya bırakıldı.
Şimdi Sıra İran’da. İran parçalanırsa Mahabad Kürt Federasyonu da kolayca kurulabilecek.
İran’ın yıkılması için ABD’nin askeri gücüne ve siyasal kararına ihtiyaç var. Siyonist İttifak bunun hazırlığını çoktan yapmış görünüyor:
Epstein’ın Bal Tuzağı
İran-Contra olayının baş aktörlerinden Ari Ben Menashe, Büyük Siyonizm oyununu sonradan fark eden bir İsrail Askeri İstihbarat Yöneticisi idi. Nitekim aklı başında çok sayıda entelektüel Yahudi, Siyonizm fikrine karşıydılar. Menashe, Siyonistlerin Obed Yinon planını devreye soktuğu 1980’lerin başında Jeffrey Epstein ile tanıştı. Daha doğrusu Robert Maxwell tarafından tanıştırıldı. Şimdi Menashe, Epstein ve Maxwell’in ABD’li politik liderleri özellikle cinsel suçlara bulaştırdığını belirtiyor ve buna Bal Tuzağı adını veriyordu. Epstein, henüz çocuk yaştaki kız çocuklarını kullanmak suretiyle tam bir Suç Ağı kurmuştu. CBS News Yöneticisi ve Yapımcısı Zev Shalev ve Whitney Webb ise Epstein’in İsrail Askeri İstihbarat Elemanı olduğunu dile getirdiler. Yine Epstein’in arkasında İsrail istihbaratının olduğunu söyleyen Trump’ın Çalışma Bakanı Alex Acosta ise istifa etmek zorunda kaldı.
Bağımsız araştırmacılara göre Epstein asla bir milyarder değildi. Kendisine Mossad tarafından aktarılan milyar dolarlar ile Milyarder gibi davranıyordu. Bilinen hiçbir iş anlaşması yoktu. Tek yaptığı iş, reşit olmayan genç kızlar ile ABD’nin gelecek vaad eden etkili politikacılarını bir araya getirmekti. Lüks malikaneler, jetler, arabalar emrindeydi. Sadece ABD’li politikacılar değil İngiliz Kraliyet ailesi bile Bal Tuzağı’na düşmüştü. Epstein’in kurbanlarından olan Victoria, Epstein’in küçük kızlardan oluşan büyük bir pornografi arşivi olduğunu belirtiyordu. Epstein Fransız, İngiliz, ABD ve İsrail Pasaportlarına sahipti. Jeffrey’in ifadesine göre: “Epstein’in evlerinde iğne deliği kameraları vardı. ‘Herşeyi kaydediyorum ve kasada saklıyorum’ diyordu.” Evini ve Boing 727 Jetini Epstein’e tahsis eden Wexner, sadece 1 dolar ücret almıştı.
Eski CIA ve Askeri İstihbarat Subayı Robert Steele ise şunları belirtmişti:
“Epstein’in bir Mossad Gizli Operasyon Subayı olduğu, Chislaine Maxwell tarafından desteklendiği, görevlerinin “ABD’li politikacıları, yargıçları, ünlüleri, savcıları ve şirket liderlerini tuzağa düşürmek olduğu” görüşümde ısrar ediyorum. Çoğu Hükumet bunu yapabilirdi. İsraillilerin bunda gerçekten başarılı olması iyi bir tesadüf”
Yine Eski CIA ve Askeri İstihbarat Subayı Philip Giraldi de şunları söylemişti:
“İşler böyle yürüyordu. Mossad, Epstein’in bağlantılarını kullanıyordu. Epstein, onları egzotik yerlere uçururken, ağırlayıp eğlendirirken, kızlar ve eğlenceler ayarlarken işbirliği yapmalarını sağlardı. Eğer işbirliği yapmayı reddederlerse Şantaj zamanı gelirdi: Yani reşit olmayan kızlarla birlikte olurken çekilmiş fotoğraflar ve videolar gündeme gelirdi. İster güçlü bir adam, ister patron, ister başbakan, ister prens, eski veya şimdiki başkan olsun, birisi ona “Senin 14 yaşında bir kızla olan videon bende” dese onlar ne isterse yapardı. Onlara ait olurdun.”
Mossad için bu işte çalışanların bazıları da gizemli şekilde ölmüşlerdi. Gazete İmparatoru Robert Maxwell 1991’de tuhaf bir şekilde öldü. Kanarya adalarında okyanusa düştü, atladı veya boğuldu. Kesin bir ölüm nedeni açıklanmadı. İngiliz Dışişleri Bakanlığı, Onun çift taraflı bir Mossad Ajanı olduğuna inanıyordu. Kendisi hakkında “İsrail Süper Casusu” isimli bir kitap bile yazılmıştı. ABD vatandaşı olmasına rağmen İsrail’de devlet töreni ile defnedilmişti. Dönemin İsrail Başbakanı törende: “İsrail için hiç kimsenin bilemeyeceğinden çok daha fazlasını yaptığını” söylemişti. İsrail Cumhurbaşkanı ve bütün Eski Mossad başkanlarının katıldığı tören sonunda Zeytin dağına gömülmüştü. Söylenenlere göre: “Bazı sırları açıklayacağını söyledikten sonra öldürülmüştü”.
Uzmanlara göre, kendisinden sonra görevi kızına yani Ghislaine Maxwell’e kaldı. Esasen birçok araştırmacıya göre Şirketin başında Ghislaine Maxwell vardı ve Epstein onun yanında çalışıyordu. Robert’in bütün arşivi Epstein’in Florida’daki evine taşındı. Ancak Epstein de, Robert ile aynı kaderi paylaştı ve korumalı bir hapishanede gizemli bir şekilde güya intihar etti.
Son Cümle:
Şimdi bu şartlar altında İran olayına bir daha bakalım. Trump, İran’a saldırma konusunda hala kararsız. Hatta kendisine kalsa, Venezuela gibi İran ile de kısa yoldan anlaşmayı planlıyor. Fakat, Epstein’i çalıştıran Siyonist Şirket İran’ın ortadan kaldırılmasını istiyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, “saldırı hazırlıklarının tamamlandığını ve son kararın Trump’a ait olduğunu” açıkladı.
Trump kararını geciktirdikçe, Trump & Epstein ilişkisine ait yeni fotoğraflar ve belgeler gündeme geliyor.
Bu bir tesadüf mü?
Bu bir Komplo Hikayesi mi yoksa Gerçek mi?






































