Obama ve Putin’in OrtaDoğu Dansı!

İŞİD Terör Örgütü’nün, ABD & İngiltere İstihbarat Servislerince kurgulanmış yeni Küresel Tehdit Projesi olduğu gün geçtikçe daha da belirginleşiyor. Nitekim Sovyetler Birliği’nin dağılmasını takiben Rus Gizli Servisi de uzun yıllar El Kaide ile ortaklaşa çalışmıştı. El Kaide kurulduğu günden bugüne kadar Batı çıkarlarına karşı savaşıyor ancak çoğu zaman bazı alt grupların eylemleri ABD ve Batı ülkelerinin stratejik çıkarlarına da hizmet ediyordu. Çünkü hem El Kaide hem de İŞİD Terör Örgütlerinin, dinsel ve felsefi bir merkezi yapıları olsa da, dünyanın değişik bölgelerinde bu merkezi ideolojilere sempati duyan gruplar farklı istihbarat servislerince kolayca yönetilip kullanılabiliyor.

Afganistan Mücadelesi ile başlayan Küresel Cihat Felsefesi, bir yandan binlerce taraftar kazanırken, diğer yandan da İstihbarat Servisleri tarafından sürekli analiz edildi. İŞİD Terör Örgütü bütün bu tecrübe ve analizlerle kurulmuş tam bir Stüdyo Çalışması. Bu konudaki özel makalemizi ayrıca okuyabilirsiniz. Ancak biz burada, bizim için daha da netleşen şu konuya yeniden dikkat çekmek istiyoruz.

İŞİD Terör Örgütü her ne kadar CIA ve MI6 kontrolünde olsa da, Suriye ve Irak sahasında Rusya’nın da desteğine ve mutabakatına sahip. Çünkü İŞİD’in varlığı hem Rusya’nın bölgedeki varlığı, hem de Esad rejiminin meşruiyeti için çok önemli. Nitekim İŞİD’in ilk kuruluş aşamasında Suriye Askeri Muhaberatı yoğun çalışmalar yapmış ve bu operasyonu yöneten Rejim Generali de sonradan –yine Esad&Rus yönetimince- öldürülmüştü. Yeni ortaya çıkan bilgilere göre, Rus Gizli Servisi de Kafkasyalı Mücahitlerin Suriye ve Irak sahasına yönlendirilmesi konusunda çok önemli çalışmalar yapmış. Bu konuda, Putin’in Kafkasya Soytarısı Kadirov’un da önemli katkıları olmuş. Bu yüzden, İŞİD Terör Örgütü içerisinde Amerikan ve İngiliz servis elemanları yanında çok sayıda Rus Gizli Servis elemanları da bulunuyor. Esad Rejimi ile İŞİD arasındaki birçok bölge ve petrol anlaşmalarında bu ajanların aracılık yaptığı kaydediliyor. Suriye ve Irak’ta örtülü bir savaş devam ederken, İŞİD Terör Örgütü içerisinde de Batılı ve Rus elemanlar arasında bir etkinlik savaşı olduğu belirtiliyor.

Cenevre Görüşmeleri sürecinde ABD, Barış’tan ziyade çatışmaların sürmesinden yanadır. Rusya, İran, Irak ve Suriye yönetimleri ısrarla İŞİD ile savaşa zorlanmasına rağmen bundan sürekli kaçınmaktadır. ABD’nin hedefi, uzayacak OrtaDoğu çatışmaları ile Rusya ve Müttefiklerini askeri, siyasi ve ekonomik olarak daha da yormaktır. Bir yandan İŞİD’i ayakta tutan, diğer yandan da hem İran hem de Irak yönetimlerine silah satışlarını onaylayan ABD yönetimi için Savaş en az birkaç yıl daha sürmelidir. Rusya, İran ve Irak’ın mevcut kısıtlı gelirlerinin –ve İran’ın serbest bırakılacak 100 Milyar dolarlık varlığının- sosyal harcamalardan ziyade konvansiyonel silahlanmaya harcanması bu ülkelerdeki sosyal huzursuzluğu ve iç kargaşayı daha da artıracaktır.

Dolayısıyla, Depolarındaki hurda füzelere kadar bütün eski mühimmatlarını kullanan Rusya’nın böyle bir çatışmayı daha ne kadar sürdürebileceği kuşkuludur. Azalan gelirler ve iflas korkusu yüzünden bütün Rus Oligarkları endişe içindedir. Asimetrik bir savaşta bile zorlanan Rus Ordusu, düzenli bir savaşa girmekten endişelidir. Buna bağlı olarak Rusya’da içten içe Putin ve Medvedev’e karşı üst düzeyde derin huzursuzluklar çıkmıştır. Bu yüzden Putin yakın çevresindeki bütün muhalifleri temizlemekle kalmamış, son olarak bir İçDarbe sezgisiyle Rusya Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) Başkanı İgor Sergun’u da öldürtmüştür.

Mevcut konjonktürde, Rusya ve Kürtlerin bölgede güç kazandığı sanılsa da, uzun vadede hem Rusya ve Müttefikleri, hem de bunların da aslında hiç istemediği Kürdistan ve Kürtler hep birlikte büyük kayıplar verecektir.

Şunu hiç unutmayalım ki, aynen Libya’da olduğu gibi Suriye ve Irak’ta ya da dünyanın diğer bölgelerinde, İŞİD Gruplarının mevcut hâkimiyet alanları geleceğin önemli enerji merkezleridir. İŞİD’in de Savaşın da temel sebebi budur.

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •