Yıllardan beri Siyonizm konusunda kitap ve bilimsel makaleler yayınladım. Siyasi Siyonizm Tarihi’den, Theodor Herzl’in II. Abdulhamid ile görüşme anılarına, Obed Yinon Planı’na ve Moşe Şaret’in günlüklerine kadar pek çok konuya değindim ve Ortadoğu’nun geleceğine yönelik stratejilere açıklık getirmeye çalıştım. Büyük Ortadoğu ve ardından Arap Baharı Projeleri, Sykes-Picot ile yarım kalan Büyük Siyonistan (dolayısıyla alt projeleri olan Büyük Ermenistan ve Büyük Kürdistan) hedefinin son aşamalarıydı. 2018’den itibaren Netanyahu’nun önderlik ettiği Siyonist Yayılmacı politikanın gerçekliğine ilişkin 2018’den bu yana anlatmaya çalıştığım David Koridoru (Akdeniz’den Kürdistan’a Büyük Siyonistan) Planı ve çizdiğim haritalar, Evangelist & Siyonist İttifak’ın atağa kalktığı şu günlerde Knesset Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı tarafından itiraf edildi. Sözü uzatmaya gerek yok, yukarıda videosu bulunan konuşmanın ilgili metni şu şekilde:
“7 Ekim trajedisi, ister hükümet olsun ister terör örgütü olsun, sınırlarımızda yeni bir askeri gücün ortaya çıkmasını engellememizi gerektiriyor. Suriye’nin askeri gücü Yedi Gün Savaşı’ndan bu yana bizi tehdit ediyor ve eğer birlik bozulursa Suriye’nin artık askeri gücü kalmamalı. Suriye, Ürdün gibi Tel Aviv’e tabi olmalı. Sınırlarımızı dayatmak için Ürdün Kralını her an yatak odasından atabiliriz. Şam’ın İsrail’in mutlak kontrolü altında olması gerekiyor ve Mossad son zamanlarda Suriye’de İsrail’e saldırmak gibi bir amacı olabilecek herhangi bir bireyi veya grubu ortadan kaldırma emri aldı. Şam’da ve Suriye bölgesinde hiçbir yabancı askeri güç bulunmamalıdır. Yeni Suriye hükümeti Ürdün hükümeti gibi askeri imkânlardan yoksun olmalı. Suriye içindeki grupların tekrar İsrail’e karşı faaliyet göstermesine izin vermemeliyiz. Bazı dostlar Suriye’nin İsrail’in Fırat Nehri’ne olan köprüsü olduğuna, Mamre Davut’un da İsrail için bir fırsat olduğuna inanıyorlar. Ama acele etmememiz gerektiğini, öncelikle Suriye’nin kontrolümüz altına girmesi gerektiğini düşünüyorum. İleride Irak’a da ulaşacağımıza, Kürdistan’a da ulaşacağımıza eminim.”

































