8 aydan bu yana devam eden Gazze Savaşı, Biden tarafından dile getirilen ancak ayrıntılarının bilinmediği bir Ateşkes Anlaşması sürecinde.
Bu süreçte tarafların vazgeçilmezleri son derece açık:
Netanyahu, geçici bir ateşkes ile rehineleri kurtarma ve ardından savaşa devam etmenin yollarını arıyor.
Hamas, kalıcı bir ateşkes ile İsrail ordusunun tamamen geri çekilmesini istiyor. Ateşkes önerisinde yer aldığı anlaşılan “Hamas’ın Silahsızlandırılması” maddesini de reddediyor.
Biden Yönetimi’nin endişeleri ise oldukça uzun. Kısa başlıklar halinde şöyle özetlenebilir:
– Gazze Savaşı, ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarına büyük zarar veriyor.
– İsrail – Arap yumuşama süreci durdu ve geriye gidiyor.
– İsrail’in dünya kamuoyundaki itibarı ve desteği en alt düzeyde.
– Husiler’in Kızıldeniz’deki operasyonları, ABD – İngiliz Askeri Caydırıcılığını da eritiyor. En son Eisenhower Kızıldeniz kuzeyine çekilmek zorunda kaldı.
– Lübnan sınırında Hizbullah, İsrail’in kuzeyindeki en stratejik askeri noktaları başarıyla vuruyor, Demir Kubbe savunma sistemlerine zarar veriyor. İsrail’in kuzeyi Akka’dan Golan’a kadar neredeyse tamamen boşaltılmış durumda.
– İsrail Ordusu, yeni bir savaşı kaldıracak güçte değil, bitkin ve yetersiz. İsrail – Hizbullah Savaşı büyük bir hezimetle sonuçlanabilir.
– İran, bu savaş ortamında Nükleer Silah elde etmeye çok yaklaştı ve uluslararası anlaşmalar askıda.
– ABD’nin işgaller karşısındaki iki yüzlü politikası Ukrayna savaşına olan desteği tüketti. Savaş şimdi ABD, Almanya, İngiltere, Fransa gibi Batı ile Rusya arasında dengelendi.
– ABD’nin dünya kamuoyundaki Demokrasi ve İnsan Hakları imajı yerle bir oldu ve Filistin’deki soykırımın ortağı olduğu tescillendi.
– Hem ABD hem de Batı dünyasında halklar Filistin’e destek konusunda ayağa kalktı ve mevcut yönetimlere isyan ediyor.
– İspanya ve İskandinav ülkelerinin Filistin yanlısı tutumu, Avrupa’nın siyasal bütünlüğünü bozdu.
– Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Emirlikler gibi Batı yanlısı Arap ülkelerini yönetenlere karşı halk tabanındaki nefret yükseliyor ve yeni bir Arap Baharı rüzgarının temellerini oluşturabilir.
– ABD politikalarının barışa değil kaos ve savaşa yol açtığı inancı bütün dünya halkları tarafından benimsendi.
– ABD’nin iki yüzlü politikaları Rusya ve Çin’in dünyadaki nüfuzunu yükseltti.
Bütün bu sonuçlar ışığında Gazze savaşının bitmesi gerekiyor ancak İsrail ve ABD, “Güç, Kibir, Sorumsuzluk” alışkanlıklarından vazgeçmiyor.
İsrail’de Netanyahu yerine Lapid bile gelse temel Siyonist politikalarda bir değişiklik olmayacak. Liberal Yahudiler çoktan İsrail’i terketti. Haredimler gibi dindar gruplar asker olmaya karşı çıkıyor. İsrail kamuoyunun çoğunluğu, Rehine Aileleri dışında hala radikal çizgisini sürdürüyor.
Batı zihniyetinin bu uzlaşmaz ve kibirli tavrı, yeni bir Vietnam hezimetinin habercisi olarak görülebilir. ABD ve Batı dünyası şunu kabul etmeli Batı Medeniyeti sadece ekonomik değil ahlaki olarak da artık güven vermiyor. Bu durum savaş ve kaosun sürmesi ve hatta yeni bir dünya hesaplaşmasının da habercisi.






































