Katar mı, Gaz mı?

Kapalı kapılar ardında pazarlık yapanlar iyi biliyor ki, mesele Katar veya Terör değil.

Terör olsaydı:

  • ABD ile PKK Terör Örgütü ortak olur muydu?
  • Daiş ile PYD veya Esad anlaşmalar yapar mıydı?
  • ABD, İngiltere ve Ürdün Kraliyet Özel Kuvvetler Kamplarında Daiş’i kurar mıydı?
  • Daiş Terör Örgütü işgal ettiği yerleri PKK Terör Örgütü’ne peşkeş çeker miydi?
  • Laden’i bulan ABD, Bağdadi’yi bulamaz mıydı?
  • ABD, el altından Nusra’ya silah yardımı yapar mıydı?
  • İsrail’in en stratejik bölgesi Golan sınırına Daiş yerleşir miydi?
  • İran ve Hizbullah, Lübnan sınırına dayanır mıydı?
  • ABD, Musul’dan önce Ortadoğu barajlarını alır mıydı?
  • Rusya, Kafkasyalı radikaller için Daiş koridoru kurar mıydı?
  • Önceleri Türkiye’de patlayan sahipsiz bombalar, İngiltere’de patlar mıydı?

Sorular o kadar çok ki, inanılacak gibi değil ve zaten inanmıyoruz.

OrtaAsya ve OrtaDoğu’daki savaşlar sadece ve sadece Enerji Alanları, yeni Petrol ve Doğalgaz Kaynakları için yapılıyor. Irak ve Suriye’de artı olarak, iki büyük Nehir ve Baraj var, bunlar da İsrail’in geleceğinde önemli.

ABD, Suudi Arabistan ve yandaşlarının durduk yerde Katar’ı Terörle suçlaması hiç de gerçekçi değil. Aynen Saddam veya öncekiler gibi. Mesele Katar’ın DoğalGaz Kaynakları.

Katar, Fars Körfezinin tam merkezini kaplayan DoğalGaz kaynaklarını pazarlamak için İran ile uzlaşmak zorunda. ABD ve Suudiler ise, Katar gazının Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail üzerinden Akdeniz’e ulaşmasını istiyor.

Katar’ın düşüncesi ise kendi çıkarlarına en uygun bir enerji koridoru kurmak. Ancak dünya enerji kaynakları büyük ülkelerin Enerji Mafyası tarafından pazarlanıyor. Onlarla uzlaşmadan ne koridor, ne boru hattı kurabilir, ne de enerji satabilirsiniz.

Katar gazının en büyük alıcısı şu anda, en yakın dostu olan Türkiye. Bu yüzden Katar, Türkiye’ye en güvenli yoldan ulaşacak bir koridoru destekliyor. Aynen Türk – Rus Gaz Hatları gibi Trakya üzerinden Avrupa’ya pazarlanmasını amaçlıyor.

ABD göstermelik olarak önceleri Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşacak bir koridoru destekliyordu. Ancak biz ABD’nin bu planına inanmıyoruz. ABD, Kuzey Kürt Koridoru’nun başarısızlığa uğramasının ardından Akdeniz Enerji Koridorunu İsrail üzerinden kurmayı planlıyor. Burada iki önemli koridor İsrail’de buluşacak. Birincisi Fırat ve Dicle arasındaki Eski Mezopotamya’nın büyük Gaz Kaynakları. Bunlar, Fırat ve Dicle suları ile birlikte OrtaSuriye, Güney Suriye ve Ürdün üzerinden İsrail’e ulaşacak.

ABD’nin Katar’ı düşman ilan etmesinin temel sebebi de ikincisi. ABD, Katar gazının Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail koridorundan Akdeniz’e ulaşmasından yana. ABD, İran, Irak, Suriye ve Rusya’nın Katar gazını kontrol etmesini istemiyor.

Rusya da, Katar gazının kendi gazını pazarladığı ve kendine bağımlı hale gelecek Türkiye’ye ulaşmasından yana değil.

Yazımızın başındaki haritayı inceleyen herkes yazdıklarımızı kolayca anlayabilir. Anlamamız gereken asıl mesele ise şu; ne Terör, ne yüzbinlerce Ölüm, ne milyonlarca Göç, ne Kan ne Gözyaşı, ne de Müslümanlar, Emperyalist ülkelerin umurunda bile değil.