Sadr, Irak’ın ve Bölgenin Kaderini Değiştirebilir!

Irak seçim sonuçları, sadece Irak’ın değil bölgenin de kaderini etkileyecek görülüyor. Irak’ta ABD ve İran’ın varlığına karşı olan Muktada EsSadr’ın partisinin birinci olması, bugüne kadar İran etkisinde hareket eden Irak Merkezi Hükümetinin politikasını kökten değiştirecek. Sadr, bugün “Mezhepsel ittifaklara dahil olacağımı beklemeyin” diye söyleyerek Irak’taki–“Sünni, Hıristiyan, Sabii, Yezidi, Arap, Kürt, Asuri, Türkmen, Keldan, Şebek”- bütün grupları kucaklayacak bir koalisyon kurmayı amaçladığını açıkladı.

Bu durum, öncelikle Tahran’da bomba etkisi yarattı. İran’ın bölge savaşını yürüten Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, Sadr’ı dışarıda bırakacak bir ittifak için çoktan çalışmaya başlamıştı. Hatta, bazı haber kaynakları Sadr’ın, “Kasım Süleymani’ye Bağdat’ı terketmesi için 48 saat süre verdiğini” belirttiler ancak bu ifadeler henüz sağlam kaynaklarca doğrulanmadı. Ancak doğru ve kesin olan bir şey var ki, Sadr Irak’ta etkin olan İran siyasetine son verecek.

Tahran’daki siyasi yorumcular, Sadr’ın bu duruşunun arkasında Suudi Arabistan’ın güçlü desteği olduğunu yazmaya başladılar. Ancak asıl gerçek şu ki, Şii Mehdi Ordusunun lideri olan Sadr, babası Muhammed Sadık EsSadr’ın hakkını gaspeden İran’dan intikam alacak. İran siyasetinin Irak halkını bezdirdiği düşünülürse bunun gerçekleşmesi uzun sürmeyecek. Ancak İran buna karşı hem kendisine bağlı Bedir güçlerini hem de KYB ile olan gizli ittifakını devreye sokacak. Bu seçimlerde, Kasım Süleymani’nin KYB ile işbirliği yaparak Kerkük ve çevresindeki ilçelerde Arap ve Türkmenlerin oylarını çaldığına kesin gözüyle bakılıyor. Bu yüzden Meclis’teki KYB yanlısı milletvekillerinin İran yanlısı gruplarla birlikte hareket edeceği düşünülüyor. Buna rağmen, İran etkisinden muzdarip olan KYB’nin bile saf değiştirebileceği de ihtimaller arasında.

Sadr, hükümeti oluşturacak Koalisyon için dünden bu yana görüşmeler yapıyor. Sadr’ın planı başarıya ulaşırsa, İran sadece Irak’ta değil Suriye’de de büyük yara alacak. Muhtemelen, ABD ile birlikte İran’ın da Irak’tan güçlerini çekmesini isteyecek yeni Irak Hükümeti, fiilen İran ile Suriye arasındaki kara koridorunu da kesmiş olacak. İran’ın Suriye’deki genişlemesi Moskova yönetiminin de son günlerdeki en önemli sorunu. Esad ile Soçi’de görüşen Putin, bir an önce siyasi çözüme odaklanılmasını önerdi. Moskova sözcüsü ise Suriye’deki ABD ve İran dahil bütün yabancı güçlerin çekilmesi gerektiğini açıkladı.

İran bu açıklamaya “Bizi hiç kimse Suriye’den çıkaramaz” şeklinde cevap verse de Esad Rejimi’nin de İran etkisinden çok hoşnut olduğu söylenemez. Hemen her gün Güney Suriye’de İsrail’in saldırılarına maruz kalan Esad yönetimi de İran etkisinin son bulması gerektiğine inanıyor. Şam çevresindeki bütün Muhalifleri anlaşmalar ve tahliyelerle boşaltan Esad ordusu savaştan yorgun ve bitkin düşmüş durumda. Buna rağmen, Esad ordusu içindeki İran güçleri hala savaşmayı ve hatta Güney Suriye’de İsrail’e karşı güçlü bir askeri varlık oluşturmayı planlıyor. Bu yüzden, Doğu Guta ve Yarmuk bölgelerinden sonra yeni hedef olarak Deraa’yı seçmiş durumdalar.

Fırat’ın doğusuna bir adım dahi atamayan Esad Ordusu ve Rusya, ABD’nin Fransa desteğindeki varlığına karşı sessiz ve çaresiz. Biz, Suriye’nin Obama’nın son döneminde Rusya ve ABD tarafından paylaşıldığını hep yazıyoruz. Rusya için önemli olan Akdeniz kapısındaki Lazkiye ve Tartus üsleri. Akdeniz’de 24 saat gemi dolaştıran Rusya çoktan hedefine ulaşmış durumda. Sadece Batı Suriye’de bile bir Esad Federasyonu kurulsa Rusya’nın çıkarları zarar görmeyecek. Güney Suriye’de ise Ürdün sınırı boyunca yine ABD, İngiltere, Ürdün etkinliği var. Burası da çözülemeyen sorunlardan birisi.

Kısacası Ortadoğu’da sorunlar hala orta yerde duruyor. Ancak İran, Irak ve Suriye’den çekilmek zorunda kalırsa dengeler yeniden kurulacak.

Türkiye açısından bakacak olursak, Afrin ve ElBab bölgesi Suriye’nin şu andaki en güvenli bölgesi. ABD & PKK hakimiyetindeki bölgelerde Arap aşiretleri derinden kaynıyor. Şam çevresinden boşaltılan Muhaliflerin de kuzeye yerleşmesiyle birlikte, Kuzeydeki muhalifler önemli bir güç kazandılar ve kendi bölgelerini fazlasıyla koruyacak güçteler. İdlib, TSK Gözlem Noktaları ile kısmen huzura kavuştu. İran’ın kışkırtmaları olmasa burası da bir huzur bölgesi haline gelecek.

İran’ın Suriye ve Irak üzerindeki etkisinin azalması, Türkiye’nin etkinliğini daha da artıracak. İran uzun süredir, Türkiye’nin bölgede aşırı güçlenmesinden rahatsızdı ve Kerkük Yumurtalık boru hatlarının genişletilmesi projesini engelliyordu. Sadr etkisindeki Irak’ın Türkiye ile ilişkilerinin çok daha iyi olacağını ve kısa zamanda gelişeceğini söyleyebiliriz. Her ne kadar Suud ve Körfez Arap ülkeleri ile dirsek teması olsa da ABD ve İran’a karşı Türkiye yönetimi çok daha güvenilir bir müttefik olacak.