Rusya ve Müttefikleri Başarısız!

Rusya’nın OrtaDoğu savaşına açıktan dahil olmasının üzerinden yaklaşık 2 hafta geçti. Biz de süreci biraz izledikten sonra konuyu yorumlamayı düşündük. Bu süre içerisinde Rusya, % 10 İŞİD, % 90 Suriyeli İslamcı Muhalif hedeflerine karşı onlarca hava harekatı gerçekleştirdi.
Rusya, bu hava harekatlarını sürdürürken İran destekli Şii Gruplar ve Esad Ordusunun da kara harekatı yaparak alan hakimiyeti sağlamasını amaçladı. Ancak, son iki haftalık çatışmalar Suriyeli Muhaliflerin başarısıyla sonuçlandı. Lazkiye’de Türkmen Dağı çevresinde, Hama’da Morek ve Litman bölgesinde ve Şam’da Cobar’da rejim güçleri büyük kayıplar verdiler ve geri çekildiler.
Suriye rejimi son çatışmalarda neredeyse 50’ye yakın tankını kaybetti. Bunun dışında onlarca zırhlı araç ve diğer ağır silahlar da imha edildi. Bazı tanklar muhalif gruplar tarafından sağlam olarak ele geçirildi. Muhaliflerin tanklar ve zırhlı araçların imhası konusunda büyük başarı sağladıkları görülüyor. Bunda, bir Bazuka’dan daha büyüğü olarak tasavvur edilebilecek -Amerikan yapımı- TOW adı verilen AntiTank silahlarının büyük rolü var. Çoğu eski Suriye Ordusu mensubu olan Muhalifler ellerindeki bu hassas silahları büyük ustalıkla kullanıyor ve hedeflere tam isabet sağlıyorlar.
Bölgedeki çok daha önemli olan bir başka gelişme İŞİD’in Halep yönündeki ilerleyişi. İŞİD burada hem Suriyeli muhaliflerden, hem de Esad Ordusundan bazı mevziler kazandı. Ayrıca İran’ın Suriye operasyonlarını yöneten en rütbeli generalini ve yakınındaki subaylarını da öldürdü.
Rusya’nın hava harekatlarına rağmen, adeta bitmiş bir ordunun yeniden dirilerek Suriyeli Muhalifleri yenilgiye uğratması çok zor görülüyor. Rusya’nın, belki de acil bir kararla girdiği OrtaDoğu savaşında önümüzdeki günlerde önemli kayıplar vereceği tahmin ediliyor. Hem Suriye’deki büyük grupların, hem de Afganistan’da Taliban güçlerinin Ruslara yönelik önemli eylemler planladıkları kaydediliyor.
Rusya’nın başına buyruk saldırıları, ABD’nin bölgedeki prestijini yerle bir etti diyebiliriz. Pentagon buna karşı neler yapabileceğini planlarken ilk yapılan iş bir kaç grup dışındaki Suriyeli Muhaliflere acilen silah yardımı yapılması oldu. Obama yönetiminin karar mekanizması tamamlanmadan birçok önemli silah Suriyeli gruplara ulaştı. Önümüzdeki günlerde Rusların çok övünerek getirdiği birkaç büyük SU Serisi uçağı düşürülürse hiç şaşırmayalım.
Suriye’deki Ahrar komutanının da ifade ettiği gibi, Afganistan Mücadelesi, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına sebep olmuştu, Suriye ise Rusya’nın parçalanmasına yol açacak. İçinde milyonlarca Müslümanın da eyaletler halinde yaşadığı Rusya’nın bu savaşı başarı ile tamamlaması çok zor. Rusya, parçalanmaz belki ama hem Akdeniz ve OrtaDoğu’da, hem Ukrayna’da hem de Orta Asya’da büyük güç kaybedebilir.
Burada çok önemli bir başka nokta ise şu: Kürtlerin bölgede hep ikiyüzlü davrandıklarını ve her an saf değiştirebileceğini sürekli vurguluyoruz. Bölgede kurulacak bir Kürdistan Batı ittifakından daha fazla Rusya’ya hizmet edecektir. Umarız ABD, bu gerçeği büyük kayıplara uğramadan anlar.
Bölgenin şu andaki en önemli gerçeği şu: Savaş büyük kayıplara rağmen bir gün biter, ancak bölgedeki halklar arasındaki düşmanlık yüzlerce yıl kalır. Bu savaşta, bölge halklarının hiç unutmayacağı hususlardan biri Kürtlerin yaşadıkları topraklara ihaneti olacaktır.
Suriyeli Muhaliflerin bölgede nasıl savaştığını bilmeyenler için bu çok abartılı gelebilir ancak, ABD kaybolan prestijini tekrar kazanmak ve Rusya’nın yenilmesi için elinden geleni yapacak. Rusya ve Müttefikleri, bundan sonra hem İŞİD hem de Suriyeli Muhaliflerin en önemli hedefi olacak.

Bu noktada, Suriyeli Muhaliflerden Şeyh Abdullah Muheysini’nin şu sözü konuyu özetliyor: “Ey Ruslar! Kendinizi Allah’tan başkası için eğilmeyen bir halkla kaybedeceğiniz bir yüzleşmeye soktunuz.”