Kimyasal Saldırı El Nusra’ya Maledilebilir!

Bugün (21 Ağustos), Suriye’nin başkenti Şam’ın doğusundaki mahallelerde Kimyasal Silah kullanıldığı ve yüzlerce kişinin öldüğü iddia edildi. Sözü edilen yerler Şam’ın Ayn Tarma, Zemelka ve Cobar semtleri. Bu semtlerden Cobar, Kunaytra’daki (Golan Tepelerinden sürgün edilmiş) Türkmenlerin de yoğunlukla yerleştiği yerlerden birisi.

Saldırının uzaktan atılan roketlerle gerçekleştirildiği belirtiliyor ve bu mahallelerin yakınlarında geniş yeşil alanlar ve bahçeler bulunuyor. Bu sebeple, yabancı istihbarat örgütlerinin her türlü provokasyonuna da uygun bir zemin oluşturuyor.

BM heyetinin Şam ziyaretinden hemen önce gerçekleşen bu saldırıyı Esad güçlerinin yapmış olması neredeyse en son ihtimal olarak görülebilir. Bu bölgede, bu tür eylem gerçekleştirebilecek sadece iki örgüt var: Birbirlerine karşı savaşan Hizbullah ve El Nusra güçleri. Hizbullah’ın, El Nusra’ya karşı bir saldırıda bulunması muhtemel, elle yapılan roketler konusunda Hizbullah’ın önemli bir tecrübesi var. İddia edilen saldırının, -El Nusra’nın kurucusunun da yetiştiği- Kunaytra göçmenlerinin bulunduğu Cobar’a yapılmış olması da bu ihtimali güçlendiriyor. Diğer yandan, El Nusra’nın da kendi taraftarlarının  bulunduğu bir bölgeye böylesine bir saldırı yapma ihtimali neredeyse imkansız.

Bu stratejik zamanda, böyle bir saldırının –aynen Reyhanlı olayında olduğu gibi- El Nusra’ya yıkılması son derece muhtemel. Çünkü, Kuzey Suriye’de Batı’nın Kürt Federasyonu planlarını altüst eden, Esad yönetimine karşı Özgür Suriye Ordusu’ndan daha güçlü bir mücadele yürüten ve Suriye’nin her yanında taraftar edinebilen bu örgütü ABD ve İsrail istemiyor. ABD ve İsrail, Suriye’de Nusra hakimiyeti yerine Esad yönetiminin kalmasını tercih ediyorlar. Bu konuda ABD, Rusya, Çin ve İsrail neredeyse aynı çizgide buluşmuş görünüyor.

Ortadoğu’da siyaset takvimi son derece sıkışmış durumda. PKK terör örgütü, Eylül ve Ekim aylarına tarih vererek son tehditlerini savuruyor. Suriye’deki ayrılıkçı Kürtler Afrin ve Kamışlı bölgesine sıkışmış durumdalar ve diğer bölgelerde yaşayan Kürtler de Nusra güçleri tarafından –özellikle Halep ve çevresinden- süratle sürgün ediliyor.

Mısır’da Mursi ve Müslüman Kardeşler’den kurtulan ABD ve İsrail’in, El Nusra’yı BM terör listesine sokmak ve Suriye’den silmek için gizli bir operasyona yönelmiş olması hiç de uzak bir ihtimal değil. Aksi halde, bölgedeki planlar ABD ve İsrail’in istediği şekilde yürümeyecek! Bu sebeple, Kimyasal Saldırı suçu herkesin beklediği gibi Esad yönetimine değil El Nusra’ya da yüklenebilir.

Paylaş / Share
  •  
  •  
  •  
  •  
  •