“Rusya’da Devrim Kaçınılmaz!”

Azatlık Radyosu’nun Bloomberg’ten aktardığı haberine göre Rusya’nın ekonomik durumu çok kötüleşti. Rusya Devlet Başkanı oldukça rahatsız ve son aylarda ülkedeki yaşam düzeyinin düşmesi sebebiyle yardımcıları ile birkaç kez toplandı.

Putin’in reytingi yüksek ancak –Kremlin’deki resmi kaynaklara göre- Kırım’ın ilhakı ve Suriye ile ilgili vatanseverlik heyecanı bayatlamaya başladıkça ekonomik kayıplar Putin’e olan sosyal desteği zayıflatacak.

2015 yılı sonunda yoksulluk sınırı altında yaşayanlara 3 milyon kişi eklenecek ve orta tabaka da 6 milyon kişi azalacak. Bunun 1999’dan bu yana en büyük düşüş olduğu bildiriliyor. Petrol fiyatları ve Rublenin değerinin düşmesi, Ukrayna konusundaki yaptırımlara rağmen Medvedev gelecek yıldan umutlu. Ancak uzmanlar 2016’da krizin süreceğini belirtiyor.

Çarşamba günü YUKOS Eski Başkanı Mihail Xodorkovskiy, “Rusya’da devrim olacağını” söyledi. (M.Xodorkovskiy 2013’te hapisten çıktıktan sonra Avrupa’ya yerleşti ve “Açık Rusya” hareketini başlattı.) Xodorkovskiy ; “Putin’in bir darbe ile geldiğini şimdi ise demokrasi ve hukuk devletine dönüş için Rusya’yı bir devrimin beklediğini” ifade etti. “Stoklar 2017’de bitiyor. Rusya’da devrim kaçınılmaz. Rezervlerin kalıntıları ve baskı korkusu olsa olsa onun gelişini erteliyor.”

Rus Siyaset Bilimci Vladimir Gelmansa, bugünkü durumu “Kararsız Denge” olarak tanımlıyor: “Lenin’in meşhur Klasik Rus Devrimi tanımına göre; Devrimci koşullar yöneticilerin önceki gibi kontrol edemediği, yönetilenlerin ise önceki gibi yaşamak istemediği durumdur. Aslında şimdi bir yandan yukarıdakiler gerçekten eski kurallar ile yönetemiyorlar, diğer yandan da toplu maraziliğin belirtileri henüz yok. Şimdiki durumun ne derece sağlam olduğunu bilmiyoruz. Çünkü insanlar gerçekten de daha kötü yaşamaya başlamışlar. İş yerlerinin iktisadı bozulmuş. 90’lı yıllar böyle değildi. Eskiden insanlar işlerinden çıkarılmazdı ve böyle büyük kısıtlamalar yoktu. Şimdi uzun süre maaşlarını alamıyorlar. Devrim, Elitlerin ve kitlelerin yoğun baskısı sonucu oluşabilir. Böyle bir baskı olmaksızın açık çatışma için bir neden olmaz.”

Biz de, Putin’in bir bakıma kendisi için ölüm kalım savaşı verdiğine inanıyoruz. Putin, iç ekonomik sıkıntıların gözardı edilmesi için dış sorunları abartarak Ortodoks Milliyetçilik duygularını kamçılıyor. Kış mevsiminde çekilecek yoksunluklar bu duyguları kısa zamanda derin hoşnutsuzluğa çevirecek. Putin’in ekonomik sorunlarını çözecek bir mali ve gelecek umudu da yok. Suriye’de kısa sürede sonuca ulaşmak ve geniş alanları işgal etmek için elindeki bütün silah imkanlarını ve stoklarını kullanıyor. Ancak bu zulüm psikolojik ve sosyolojik tepkileri daha da artıracak. Rusya’nın, ölümüne savaşan 70 bine yakın savaşçıyı öldürmesi ve arzuladığı egemenliği elde etmesi mümkün değil. 5-10 binlik Afgan & İran desteği, Esad ordusunu diriltip egemen kılamayacak.

Kısacası Suriye, Rusya’nın değil ama Putin’in sonu olacak!

Paylaş / Share