Akıl ve Duygu

Duyularım bilgi kaynağımdı… Gözüm, kulağım bilgileri alır zihnim onu ilgilendiğim konulara göre yerlerine kaydederdi.  Değilse çöp kutusuna yollardı. İlgi duyduklarım nefsimin hallerine uygun olanlardı. Nefsim her yaşta farklı ilgi alanlarına yöneldikçe duyularımı oraya çevirdi. Görülmeyenin bilgisi dıştan elde edilir zannıyla, Marifetullah arandı hep bir yerlerde. Hatıralarım oldu, zaman ve mekânla birleşik. Şimdi olmadı. Ya geçmiş ya gelecek vardı. Algıladığımı ya zaman ya da mekânla birleştiriveriyordu zihnim, salt anı yaşamama müsaade etmeden. Gözüm gördü ama gördüğüm…

"Akıl ve Duygu"

Dinleyen ve Konuşan Müslümanlar!

İslam Düşüncesi ile İslam Toplumu arasında bir eşdeşlik olsa da ikisi birbirinden epeyce uzaklaşmış iki durum haline geldi. Kuran, Hz Muhammed ile insanlara bir Hayat Felsefesi vermeyi amaçladı. İnsanların çok soru sorması -ki bu yüzden Ayetler bildiriliyordu- eleştirildi ve temel kavramlar yerleştirilmeye çalışıldı. Ama insanlar amaçlardan çok araçlara yöneldiler. İslam Düşüncesi yerine törenler, ibadetler, zikirler amaç haline geldi ve kutsallaştırıldı. Tevrat’tan, Arap Kültüründen, Hıristiyanlardan derken Ayrıntılar, Hikayeler, Hurafeler, Temel Kavramları ve Amaçları gölgeledi. Adeta Eski…

"Dinleyen ve Konuşan Müslümanlar!"

Önce Şeyh, Sonra Peygamber, Sonra Allah!

İnanç veya inkâr Akıl ile olur. Akıl ikna olursa inanır, ikna olmazsa inkâr eder. Bu yüzden, Allah’ın ayetlerinde (yani delillerinde) temel hedef Akıl’dır. Allah sadece ve sadece Aklı muhatap alır. Allah gibi mükemmellik ve kusursuzlukla tanımladığımız Sonsuz Güç Sahibi Yaratıcı’nın insanı ikna etmekle elde edeceği bir faydadan söz edilemez. Allah’ın insana bir ihtiyacı yoktur ancak insan sağlıklı ve mutlu yaşamak, hayatını keyifle sürdürmek için çevresindeki her şeye muhtaçtır. Kuran’ın temel hedefi, Akıl denilen ve Allah…

"Önce Şeyh, Sonra Peygamber, Sonra Allah!"