Açılım ve Tavizlerin Sonucu: Azgın Terör

Türkiye son yıllarda, Kürtçülüğe verilen tavizlerin ve açılımın bedelini ödüyor. Türkiye’yi yönetenler, PKK terör örgütünü sadece eli silahlı militanlardan ibaret sayıp, onların yerel destekçilerini ve politik uzantılarını hep görmezden geldiler. PKK, hem güçlü olduğu doğu illerinde, hem de göç yoluyla gettolar oluşturduğu büyük kentlerde tabanını genişletti. Yerel yönetimlerin ele geçirildiği kentler adeta kurtarılmış bölgeler haline getirildi. Güvenlik güçleri ve aileleri karakollara ve lojmanlara hapsedildi. Demokrasi ve özgürlük kavramlarının arkasına sığınanlar, Kürtçülük felsefesini ve PKK terör…

Paylaş / Share
"Açılım ve Tavizlerin Sonucu: Azgın Terör"

Geri Dönülmez İran Oyunu

İran’ın nükleer sorunu, Türkiye ve Brezilya’nın öncülük ettiği Takas Anlaşması ile geri dönülmez bir satranç oyununa dönüşüyor. Bu oyunda tarafların beklentilerini özetleyelim: İsrail, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek isteyen ilk ülke. İran tarafından kullanılacak bir nükleer silahın öncelikli hedefinin kendisi olduğunu düşünüyor. İsrail yönetimi, son noktada İran’daki nükleer tesisleri vurmayı bile düşünecek kadar fanatik. Nükleer silah sahibi olmayan bir İran’ın saldırısının, Nükleer silah sahibi İran’ın saldırısından daha az zarar vereceğini düşünüyor. ABD, İran’ın nükleer…

Paylaş / Share
"Geri Dönülmez İran Oyunu"

İran’ın Nükleer Hikayesi

Bugünlerde uluslar arası politikanın belki de en önemli konularından biri, İran’ın Nükleer Çalışmaları. ABD, İngiltere ve İsrail öncülüğündeki Batı ittifakının hedefi, İran’ın nükleer faaliyetini durdurmak. Bu konuda sözü uzatmadan kısa ve net ifadelerle şunları söyleyebiliriz. İran’ın gerçek amacı, nükleer silah sahibi olarak bölgede ve dünyada dokunulmazlık elde etmek. İran’daki nükleer çalışmaların sadece barışçıl amaçlar taşıdığını söylemek sadece zaman kazanmayı amaçlıyor. ABD öncülüğündeki ittifakın bu kazanımı önlemek için yaptığı çalışmalar üç başlıkta özetlenebilir. 1. Sert Politik…

Paylaş / Share
"İran’ın Nükleer Hikayesi"

ISAF’ın Yeni Afganistan Stratejisi

Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü ISAF, Taliban etkinliğini kırmak için, geçtiğimiz ay Afganistan’da büyük bir operasyona başladı. ABD Başkanı Obama, 2010 yılı sonuna kadar radikal Taliban güçlerini devre dışı bırakmayı, askeri kontrolü Karzai hükümetine devretmeyi ve bu ülkeden çekilmeyi hedefliyor. ABD ve Batı bu hedefine ulaşır mı? ISAF, 11 Eylül’ün hemen arkasından 20 Aralık 2001’de BM Güvenlik Konseyi tarafından NATO öncülüğünde kurulan bir güvenlik gücüydü. Bundan önce de, Almanya’nın Bonn kentinde bir toplantı yapılmış, Taliban dışındaki…

Paylaş / Share
"ISAF’ın Yeni Afganistan Stratejisi"

Psikolojik Harekatı ABD yönetiyor.

2003 yılında Irak‘ın işgal edilmesinden sonra, ABD Türkiye’ye karşı bir psikolojik harekat başlattı. Bu psikolojik mücadeleyi anlatmadan önce, geçmişe kısa bir göz atalım. Bilindiği gibi ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki soğuk savaş, 1970’li yıllarda en yoğun dönemine girmişti. ABD, Sovyetler Birliği’ni durdurmak için Pakistan, Afganistan, İran, Irak ve Türkiye’den oluşan bir yeşil hat oluşturmuştu. Sovyetler, 1974’ten itibaren Afganistan‘ı, 1978’den itibaren de İran’ı, ABD çizgisinden uzaklaştırdı. Sovyetlerin üçüncü ve en önemli hedefi Türkiye idi. Uzun yıllardır…

Paylaş / Share
"Psikolojik Harekatı ABD yönetiyor."