Artı Değer!

Maksadımız Marks’ın “Artık Değer” kavramı değil, politik anlamda. Marks’ta üreticinin kendine ödenenden “Artı Üretimi”ne el konulur. Artı Değer, modern anlamda Ekonomi, Reklamcılık ve Pazarlama konusu olmakla birlikte aslında hayatın her alanını ilgilendirir. Bizim niyetimiz de üretime değil üretene Artı Değer katmak. İnsan Artı Değer ile farklılaşır, seçilir ve tercih edilir. Daha akıllı bir telefon, daha yetenekli bir cihaz gibi. Keşki İnsandaki Artı Değerler de, elektronik veya mekanik bir aksamla eklenebilseydi! Bir anda ve kolayca! Gerçi…

Paylaş / Share
"Artı Değer!"

İzleme Keyfi!

Sözel kültürden, yazılı kültüre geçeli asırlar; yazılı kültürden görsel kültüre geçeliyse yıllar oldu. Şimdi sayısal teknolojilerle bütünleşen Görsel İletişim, bu işin üretimi ve sanatı ile uğraşanların zihinlerini daha da zorlayıp geliştirirken, tüketenleri de bir o kadar tembelliğe sevkediyor. Yerel kültürlerin sınırları ve güvenlik alanları oldukça zayıfladı. Hâkim kültürler, otantik değerleri zorluyor ve kendi egemenlik alanını genişletiyor. İdeolojiler ve inançlar bile kendine ait simgeler ve bayraklar taşısa da eski masumiyetlerinden epeyce uzaklaşmış. Çoğunun kime ve neye…

Paylaş / Share
"İzleme Keyfi!"

Kökten İnkarcılık ve İnatçılık!

Öncelikle söylemek gerekirse hiç birimiz mükemmel değiliz. Çoğumuz, ilerleyen yaşlarımıza rağmen nefsimizi eğitemedik, bazı ahlaki yanlışlarımızı hala düzeltemedik. Buna rağmen, hepimiz kendimizi mükemmel zannediyor, kendimize suç kondurmuyor, her olumsuzluğu karşımızdakine yüklüyoruz. Yine çoğumuz kızarak, nefret ederek, kin ve nefretle yaşıyoruz. Gençler bazı zamanlar daha olgunca, hoşgörüyle ve bazen de espriyle karşılıyor olayları. Kızgınlık ve Nefretimiz, bizi kökten inkârcılık ve inatçılığa da sürüklüyor. Bizden olanı yanlışlarıyla sahipleniyor, karşımızda olanı doğrularıyla kökten inkâr ediyoruz. Bireysel inatçılık aynen…

Paylaş / Share
"Kökten İnkarcılık ve İnatçılık!"

Oruç mu? Karantina mı?

Bir bilim adamının görevi sorunları görmek, sorgulamak ve çözüm üretmektir. Müslümanlar olarak bir Karantina ayımız daha sona erdi. Neredeyse ölüm orucu tutar gibiydik. Açlık ve susuzluktan ölebiliriz düşüncesiyle iftar ve sahurlarda yedik içtik, normal günlerde yediğimizin birkaç katı beslendik. Beslendik diyemeyiz, dolu midelerle uyumak zorunda kaldık, mide ve sindirim hastalıklarımız tavan yaptı. Oruç mu tuttuk yoksa Oruç mu bizi tuttu meçhul. Çoğumuz oruç saatlerini uyuyarak geçirdi. Çalışanlar serildi gitti. Bitkinlikten kendinden geçenler de oldu, sinirlenip…

Paylaş / Share
"Oruç mu? Karantina mı?"

Radikalizm Bir İdeoloji Değil, Bir Tavırdır!

Paris’teki intihar bombacılarından ikisinin önceleri esrar kullandığı ve din ile de hiç ilgisinin bulunmadığı açıklandı. Hâlbuki pek çoğumuz bir ideolojideki radikalizmin o öğretideki en üst nokta olduğunu kabul ederiz. Aslında aşırı dindarlık veya aşırı dinsizlik bir ideolojik duruştan ziyade psikolojik bir tavırdır. Bu yüzden her iki aşırılık arasında ince bir geçiş zarı vardır. Aynen Saatin 12 ile 01 kadranı arasındaki yakınlık gibi. Aşırılıklar karşılıklı olarak birbirini besler. İnsanlar karşı görüşe duydukları kin ve nefret duygusuyla…

Paylaş / Share
"Radikalizm Bir İdeoloji Değil, Bir Tavırdır!"