Boko Haram ve Müslümanlık

Yukarıdaki fotoğraf, İslam dünyasının bugünkü durumunu özetliyor. Nijerya’daki Boko Haram Örgütü, kaçırdığı, hepsine çarşaflar giydirilmiş 200 kız öğrenciye Fatiha duası okutuyor. Boko Haram kelimesi de zaten “Batının Eğitimi Haram” anlamına geliyor.

İşte bugünün İslam dünyası: Arapca Kuran Eğitimi anlayışı hayatın tam merkezine yerleşmiş. Manasını anlamaksızın Kuran’ın Arapca okunuşunu öğrenmek, Arapca dua etmek, Namazda Arapca okumak hem eğitimin hem de dinin temelini oluşturuyor. Allah tarafından bildirilen Arapca Ayetleri, anlamadan tekrar Allah’a okumak ibadet kabul ediliyor.

Bırakın Nijerya’yı, İngiltere’den Pakistan’a, Mısır’dan Türkiye’ye kadar bütün Müslümanlar aynı kafada. En moderni olan Türkiye bile, Eğitim sistemini “Çocuklar Kuran Hafızı Olma Yaşını Geçmeden Kuran Kurslarına Gitsin” diye yeniden düzenledi. Başka bir hikmeti olduğunu sakın düşünmeyin: Asıl sebep ilk 4 yıllık eğitimden sonra Kuran Eğitimi vermek. Türkiye gibi modern bir İslam ülkesi bu durumdaysa, diğerlerinden söz etmeye bile gerek yok.

İslam Medeniyeti, Hz Muhammed’den sonraki yükseliş döneminde dışarıya açılıyordu. Eski Yunan, Mısır, Hindistan bilim kaynakları Arapca’ya çevriliyor, İslam düşüncesi insanlığın ulaştığı son bilgileri özümseyerek kendisini yeniliyor ve genişliyordu. Bu anlayış, İbni Sina, Farabi, İbni Rüşd gibi büyük filozoflar yetiştirdi ve Endülüs üzerinden bugünkü Modern Batı Medeniyetine temel oluşturdu.

Selçuklu döneminden sonra Arapca Kültürü adeta bir kâbus gibi İslam dünyasının üzerine çöktü. Önceleri sürekli dışa açılan Müslümanlar, içe dönmeye başladılar. Kapandıkça daha fazla içe kapandılar. Doğudan Batıdan uzaklaştılar ve Suud çöllerindeki Kabile kültürüne hapsoldular. Onlar gibi giyindiler, onlar gibi korundular ve dış dünyayı haramla, küfürle suçladılar. Sadece Arapca Kuran ve İbadet hayatın merkezi oldu.

Günümüz Müslümanlığının temel sorunu işte bu. Vehhabilik, Taliban, El Kaide, Leşkeri Tayyibe, Cundullah, Hizbullah, Selefiye, Müslüman Kardeşler, hepsinin çıkmazı aynı. Tarikat, Cemaat duvarları ile çevrilmiş bir kafa yapısı. Kendinden olmayana düşman, tahammülsüz, hoşgörüsüz, kendi gibi inanmayanlara kin ve nefret dolu bir ruh yapısı. Kuran ve Peygamberin sadece Güzel Ahlak ve Huzur (İslam) için geldiğini unutan bir toplum.

Boko Haram veya diğerleri, sadece bu düşüncenin birer ürünü. Her biri Müslümanlığın bir utancı. Batılı emperyalistlerin maşası, aşağılama ve sömürge gerekçesi. Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarları için kurulup kontrolden çıkan Suudi Vehhabiliği, Taliban, El Kaide, Müslüman Kardeşler ya da İngiltere’nin çıkarlarına hizmet eden Hizbu’t Tahrir, Kuzey Afrika Tarikatları, Ortadoğu Nakşileri, Osmanlıcı Hilafet Grupları, İnşallah Maşallah Kulüpleri.

Ne Hz Peygamberin Güzel Ahlakı konuşuluyor; Ne Hz Ömer’in Mum Adaleti; Ne de Asya Erenlerinin dinler üstü Tasavvuf Felsefesi. Ne susuz güvercinler için Vakıf kuran ince anlayış; Ne siftahını yaptığı için müşterisini komşusuna gönderen Ahilik. Ne Kuran’da olmasa da köleliği kaldıran bir ileri görüşlülük; Ne de İslam’da olmasa da kız çocuğuna vasiyet yoluyla eşit miras bırakan Türk örfü. Ve Ne de Kadınlara ancak Hizmetkârlık yakıştıran Arap örfüne karşı, Kadınıyla Hanım (Hakanım) diye yan yana oturan Türk ruhu kalmış ortada. İnsanın temel varlığını, milletlerin kendine özgün karakterini hiçe sayan, silen bir İslamcılık anlayışı. Muhammed Abduh’un “Euzu billahi mines Siyaseti ve’s Saisi…” (Siyasetten, Siyaset yapılan yerden, vs vs …. Allah’a sığınırım) diye uzayıp giden duasına karşı, Müslümanlığı siyasetle, ticaretle, menfaatle çirkinleştiren Siyasal İslamcılık. Bu kötü gidişe rağmen, Siyasal İslamcıları körcesine destekleyen, bu suça ortak olan ve bu yüzden Allah tarafından hesaba çekileceğini unutan bir İslam Toplumu.

İslamcılardan önceki İslamı, sevgiyi, ahlakı, kardeşliği, huzuru özlüyoruz… Allah’a inanan bireyler olarak bu aşırılıklardan büyük üzüntü duyuyoruz…

BOKO HARAM ÖRGÜTÜ NEDİR?

Yerel İsmi Boko Haram olan Örgüt, Muhammed Yusuf tarafından Nijerya’nın Kuzey Doğu’sunda bulunan Borno eyaletinin başkenti Maiduguri’da 2002 yılında kuruldu. Usame bin Laden, El Kaide örgütünü kurma aşamasında Nijerya’daki İslamcı örgütlere yaklaşık 2 milyon dolar kaynak aktardı. Örgüt, bölgede kurdukları Cami ve Kuran Kursları çevresinde örgütlendiler.1970 doğumlu Yusuf, önceleri “Kurancılar” olarak bilinen Yan Kardeşler grubuna mensuptu. Nijerya’nın Kuzey bölümünün % 99’u Müslüman olduğu için bu alanda varlık imkanı buldular.

2004’ten itibaren askeri kamplar kurdular ve Nijerya güvenlik güçleriyle çatışmalara girdiler. Nijerya ordusunun 2009 yılında Boko Haram’ın külliyesine yaptığı saldırıda 200 cemaat üyesi ile birlikte Muhammed Yusuf da öldürüldü. Yerine Ebubekir Şeka geçti ve 2011 yılından itibaren çatışmalar daha da arttı. Örgütün çağrısıyla Irak, Pakistan, Afganistan ve Suriye’den El Kaide düşüncesine sahip İslamcı savaşçılar cihat için bölgeye geldiler. Çeşitli bölgelerde hem Müslümanlara hem de diğer din mensuplarına yönelik eylemlerde yüzlerce kişi öldürüldü. Acımasız bir militan olan Örgüt lideri Şeka’nın başı için ABD tarafından 7 milyon dolar ödül konuldu.

Örgüt Vehhabilik düşüncesinde olduğu gibi dindeki bütün yenilikleri kaldırıp, İslamın ilk yıllarına dönmeyi savunuyor. İbni Teymiye’den etkilenen Yusuf ve yandaşları “Cemaati Ehli’s Sünne Lil Daveti ve’l Cihad” (Cihat ve Davet için Ehli Sünnet Cemaati) olarak tanındılar. Şeriat kurallarının hakim olduğu Nijerya’nın kuzeyinde etkin olan hareket, kuzeyde bir İslam Devleti kurulmasını ve Şeriatın bütün Nijerya’ya yayılmasını amaçlıyor. Batı tarzı eğitime karşı çıkan örgüt bugüne kadar yüzlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. Örgüt son olarak 14 Nisan 2014’te Yobe eyaletinde 11-18 yaşları arasındaki 200 kız öğrenciyi kaçırdı.