Kuran

İslam dininin temel kaynağı Kuran’dır. İslamda Şari, yani Hüküm Koyucu Allah‘tır. Dinsel Kural Allah tarafından belirlenir ve Peygamberlerin görevi sadece bunu insanlara duyurmaktır. Dolayısıyla İslam’ın doğru anlaşılması için önce Kuran’ın doğru anlaşılması gerekir.

Kuran-ı Kerim’de, insanlık ve peygamberler tarihi bir bütünlük içerisinde değerlendirilir. Buna bağlı olarak da, İslam terimi sadece Hz Muhammed tarafından bildirilen esasları değil; insanlık tarihi boyunca gelen bütün peygamberlerin tebliğ ettikleri din gerçeğini içine alır.

Şüphesiz ki Kuran, bir tarih kitabı değildir. Ancak Kuran-ı Kerim’de ele alınan konuları, kronolojik bir seyir içerisinde düşünecek olursak; Onun, alemin ve insanın yaratılışından başlayıp, ilk insan olarak kabul edilen Hz Adem‘den Hz Muhammed‘e kadar birçok toplum ve peygamberden söz ettiğini ve sonuçta Hz Muhammed‘in bu silsilenin bir devamı ve son noktası olduğunun ortaya konulduğunu görebiliriz.

İşte Kuran-ı Kerim’in anlaşılmasında, önce bu kronolojik seyrin büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu seyrin incelenmesi sonucunda; Kuran’da sözü edilen bütün peygamberlerin bildirdikleri ve Allah’ın bilinmesinde fayda gördüğü esaslar; Peygamberlere -dolayısıyla toplumlara, zamana ve şartlara- göre değişen veya değişmeyen genel ilkeler; değişen ilkelerin ilgili toplumların sosyal yapısı, kültür seviyesi, örf ve adetleri ile olan etkileşimleri belirlenmiş olacaktır.

Kuran-ı Kerim’in muhtevasında böyle bir kronolojik akış var olduğu gibi; O’nun tebliğinde de, –Hz Muhammed‘in içinde yaşadığı toplumun sosyolojik gelişmesine paralel olarak- tedrici bir metod bulunmaktadır.  Mekke döneminde inkarcı bir toplum ile mücadele eden Kuran-ı Kerim, Medine döneminde, inanan toplumun sosyal düzenini oluşturma yoluna gitmiştir. Bu nedenle, özellikle Ahkam ayetlerinin (Hüküm, Kural bildiren ayetlerin) takip ettiği tedrici (gelişmeye dayalı) seyrin de bilinmesi gerekir.

Kanaatimize göre; Kuran’ın muhtevasında gözetilen kronolojik seyir ile hükümlerin tebliğinde takip edilen tedrici metodun birlikte değerlendirilmesi, birçok meselenin yine Kuran içerisinde çözülmesine imkan tanıyacaktır. Bugüne kadar, Kuran ayetlerinin sözünü ettiğimiz kronolojik ve tedrici seyrine ilişkin bir tasnife gidilmemiştir. Konularına ve Geliş Sırasına Göre Geliş Sebepleriyle Birlikte TÜRKÇE KURAN kitabımızda biz bu tasnifi İslam tarihinde ilk kez gerçekleştirmiş olduk.

Söz konusu tasnif kadar, bu tasnifte takip edilecek metod da çok önemlidir. Bilindiği gibi, herhangi bir konuda ilmi çalışma yapan bütün İslam Araştırmacılarının başvurduğu ilk kaynak Kuran-ı Kerim‘dir. Bir Araştırmacı, konusu ile ilgili Kuran Ayetlerini belirlemek için genel olarak aradığı konuyu ilgilendiren fiil ve kelimeler ile bunların türevlerinden hareket etmekte, Muğcemu’l Müfehres türünde eserlerden bunların hangi ayetlerde geçtiğini tespit etmektedir. Ancak şu bir gerçektir ki, içinde aranılan kelimeler olmamakla birlikte, yine ilgili konuya ilişkin olan bazı ayetler ve genel ilkeler bulunmaktadır. Bunun gözardı edilmemesi için, bir tek konu için her defasında bütün Kuran’ın satır satır gözden geçirilmesi ise mümkün değildir.  Bu sebepledir ki; Kuran-ı Kerim’i yukarıda açıkladığımız amaç ve metod çerçevesinde yeni bir tasnife tabi tuttuk.

Çalışmada, Kuran ayetlerinin tamamı önce konularına göre tasnif edilmiş, konular kronolojik sıraya konulmuş, Mekke ve Medine döneminde inen ayetler birbirinden ayrılmış, her konu içindeki ayetler geliş sırasına göre dizilmiş, eğer bir ayetin geliş (Nüzül) sebebi varsa bu da ayetin önünde belirtilmiştir. Bu yöntem, Türkiye‘de olduğu gibi İslam dünyasında da kendi alanındaki ilk ve tek çalışmadır.

KAYNAK : Dr Abdullah Manaz, Konularına ve Geliş Sırasına Göre Geliş Sebepleriyle Birlikte Kronolojik TÜRKÇE KURAN, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 1. Baskı, Ağustos – 2008, İstanbul. (656 Sayfa OrtaBoy)


Kuran Tarihi


Türkce Kuran


Türkce Tefsir


Kuran’ın İçeriği