ManazNet Dr Abdullah Manaz
Get Adobe Flash player

PKK Terör Örgütünün Uyuşturucu Koridoru

Share on Facebook15Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

PKK_UyusturucuGünümüzde, Güney Amerika’dan sonra dünyanın ikinci büyük uyuşturucu üretim merkezi Afganistan’dır. Özellikle, Peştunların yani Taliban’ın hâkimiyetindeki güney eyaletlerinde üretilen uyuşturucular, Afganistan ve Pakistan üzerinden İran’a geçirilir. Kontrol edilmesi oldukça zor coğrafi şartlar ve dağların bulunduğu uzun sınırın en önemli kısmı Zahedan bölgesidir. Bu bölgede yaşayan Sünniler tarafından teslim alınan uyuşturucular, İran Kürdistan’ı olarak bilinen Mahabad bölgesine taşınır ve burada PKK’nın uzantısı olan PEJAK Terör Örgütüne teslim edilir.

İran üzerinden Avrupa’ya uzanan Uyuşturucu hattının 3 koridoru vardır: Birincisi, Rusya üzerinden Kuzey Koridoru, İkincisi Türkiye üzerinden Orta Koridor ve Üçüncüsü Irak, Suriye ve Rum Kesimi üzerinden Güney Koridoru. Uzun yıllardan beri, BM raporlarında ve uluslararası tartışmalarda Türkiye üzerinden geçen Orta Koridorun, Avrupa’ya uzanan en büyük uyuşturucu yolu olduğu kaydedilir. Bu bilgiler verilirken de, Güvenlik kuvvetlerinin operasyonları sonucu yakalanan uyuşturucu miktarları dikkate alınır. Buna karşılık, Kuzey ve Güney koridorlarında hiçbir güvenlik sorunu yaşanmadan çok daha büyük uyuşturucu nakli yapılır. Kuzey Koridoru, tamamen Rus Mafyasının kontrolündedir.

Orta ve Güney Koridoru, yani Ortadoğu Koridoru ise neredeyse tamamen PKK Terör Örgütü tarafından yönetilir. 2014 yılıyla birlikte, Türkiye’nin İran ve Irak sınırında yapımını tamamladığı KaleKol Güvenlik Noktaları, PKK’nın Orta Uyuşturucu Koridoruna çok büyük darbe vurmuştur. Bu yüzden PKK Terör Örgütü, KaleKol inşaatlarının durdurulması için büyük çaba sarfetmiştir. KaleKol Güvenlik noktaları, belki de şu anda dünyada bulunan en iyi sınır güvenliği sistemini oluşturmaktadır. Gecenin zifiri karanlığında 3-5 bin metre uzaklıktaki birkaç kişilik grupları bile Termal Kameralar ile izleyebilen bu birimler, birbirlerinin karanlık noktalarını da dikkate alarak Türk sınır güvenliğini en üst düzeye çıkarmıştır. Bu birimlerde, her türlü enerji, ısınma, barınma, elektronik atış sistemli özel silahlar, helikopter pistleri gibi her türlü ihtiyaç düşünülmüştür.

Türk devletinin bu önlemi, PKK Terör Örgütü’nün uyuşturucu koridorunu Güney’e taşımasına sebep olmuştur. Eskiden, Güney Uyuşturucu Koridoru’nda, PKK Terör Örgütü ile Suriye Güvenlik Birimleri ortaklaşa çalışıyorlar ve Uyuşturucu ile birlikte eski eser kaçakçılığı da yapıyorlardı. Son iki yıldır hızlanan Suriye iç savaşı PKK’nın bu işbirliğine de büyük darbe vurdu. Bu yüzden PKK Terör Örgütü’nün Kandil dağlarından geçirdiği uyuşturucular, Kuzey Irak’tan ve Sincar bölgesinden çok rahat bir şekilde geçtikten sonra örgütün Suriye uzantısı PYD ile Türkiye ve Akdeniz’e ulaştırılmaya başlandı. Kuzey Suriye’de ilan edilen PKK Kantonları, Afganistan’dan Avrupa’ya uzanan üç kıtanın en büyük uyuşturucu merkezleri haline geldiler. Ancak son aylarda ortaya çıkan İslam Devleti örgütü, PKK Terör Örgütü’nün bu uyuşturucu trafiğine de büyük bir engel oluşturdu. Rojava adı verilen Kuzey Suriye Kürt Koridoru etkinliğini yitirdi. PKK Terör Örgütü, Suriye’deki yönetim merkezi olan AynulArab (Kobani) kentinin merkezine çekildi.

PKK Terör Örgütü, Kandil üzerinden geçirilen bütün kaçak mallardan haraç alırken, Avrupa’ya taşınan birinci sınıf uyuşturucuyu bizzat -3 veya 4 kişilik- kendi elemanlarına taşıtıyor. Bu amaçla Terör Örgütü’nün özel bir Lojistik Birimi var. Silahsız olarak sadece uyuşturucu taşıyan bu birimin elemanları, şimdi Suriye sınırı üzerinden Türkiye’ye sızmak suretiyle uyuşturucu trafiğini devam ettiriyorlar. Orta Anadolu’ya kadar PKK Lojistik elemanları tarafından taşınan uyuşturucular, Orta Anadolu’da yine Kürtlerden oluşan Batı Mafyasına teslim ediliyor. Bu malların önemli bir bölümü Ege kıyılarından Yunanistan’a ve oradan da Avrupa ülkelerine taşınıyor. PKK Terör Örgütü, Avrupa’daki uyuşturucu dağıtımı işinde örgütün siyasi militanlarından ziyade Kürt Mafyasını ve yerel Mafya örgütlerini kullanıyor. Bu yüzden, Türkiye’nin özellikle Ege kıyılarındaki bazı turizm merkezleri ile Orta Avrupa ülkelerindeki birçok eğlence merkezleri ve kumarhaneler Kürt Mafyasının eline geçmiş durumda.

PKK Terör Örgütü, Uyuşturucu trafiğinden elde ettiği gelirin önemli bir kısmını silah ve mühimmat alımında kullanıyor. Bu konuda Terör Örgütü’nün en büyük ticari muhatabı –Rus Gizli Servisi tarafından korunan- Rus Mafyası. Son zamanlarda, PKK – PYD Terör Örgütünün silah ve mühimmat temini için büyük paralar harcadıkları ve geçmişe göre daha büyük bedeller ödedikleri kaydediliyor. Ayrıca, önemli bir hususu da not etmekte yarar var: PKK Terör Örgütü, uyuşturucu trafiğinden elde ettiği büyük meblağdaki paralarını Alman bankalarına yatırıyor. Terör Örgütünün Ortadoğu’da yaptığı büyük pazarlıkların bedelleri Almanya’da ödeniyor.

Almanların Türkiye Düşmanlığına Cevap!

Share on Facebook9Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Almanların Türkiye’ye karşı hiç de dostça olmayan saldırılarında gözle görülür bir artış var. Almanya, Ortadoğu yapılanmasında yer edinmeye çalışırken, Türkiye’ye karşı düşmanlığını da açığa vuruyor. Geçtiğimiz gün, bir Alman Uzman Rainer Hermann’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’ni küçümseyen bir yorumu yayınlandı gazetelerde. Daha önce de, Alman yayın organlarında Türkiye aleyhinde ve Anayasayı Koruma Teşkilatı kaynaklı  pek çok haberler okumuştuk.

Kendisini Askeri Uzman zanneden Hermann’ın, televizyon ve gazetelerde yayınlanan son yorumları içinde gizli maksatlar da taşıyan pek çok yanlışlar içeriyor. Bunları kısa başlıklar halinde şöyle cevaplandıralım:Alman Leopard

Hermann: “Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki tankların soğuk savaştan kalma olduğunu, toplam tank sayısının üçte ikisini oluşturan bu tankların eski ve yetersiz bulunduğunu” belirterek “kalan üçte birlik (Alman Malı) Leopard tanklarını” ise överek eleştirilerini sürdürüyor.

Hâlbuki Türk Ordusu‘nun sahip olduğu tankların ülke ve güvenlik yeterliliği kapsamında son derece iyi olduğu, hem uluslararası askeri platformlarda sıkça dile getirilmekte hem de NATO’nun ikinci büyük ve modern ordusu olduğu her toplantıda vurgulanmaktadır. Yetersiz kalan askeri ihtiyaçlar için, kendi yeterlilik konseptine göre geliştirme ve modernizasyon çalışmalarına da devam edilmektedir.

Hermann’ın sözleri, Almanların kendi teknolojileri dışındakileri yetersiz ve aşağı görme psikolojisini ortaya koyuyor. Ayrıca, Türk Ordusu’nun son yıllarda artık kendi Milli Tank projesini kabul etmiş olması ve bu konuda ileri çalışmalar yapmasının, ABD’nin yanında Almanya’yı da telaşlandırdığı anlaşılıyor. Yıllardır Türkiye’nin milli silahlarını yapmasını engelleyen, silah satışlarıyla önemli gelirler elde eden ve zor zamanlarda ise ambargo uygulamaktan veya nazlanmaktan geri durmayan bu dostlar aynı tavırlarını sürdürüyor.

Hermann’ın yorumları, Askeri Tarih ve Strateji açısından da büyük bilgisizlikler ve yanlışlar içeriyor. Tarihten bazı örnekler verelim:

  • Tarihin en büyük Tank Savaşı, II. Dünya Savaşı içerisinde Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında geçen 1943 Kursk Savaşı’dır. Bu savaşta, yenilmez düşünülen ve üstün teknik özelliklere sahip Alman Tank Birlikleri, kendilerinden teknik ve lojistik açısından son derece geride olan Sovyet tank birliklerine yenilmişlerdi.
  • II. Dünya Savaşı sırasında Kuzey Afrika cephesinde üstün teknoloji ve komutanlarla yönetildiği söylenen Nazi Almanyası Ordusu, 1 ve 2. El Alameyn Muhabereleri’nde yenilgiye uğramışlardı. Burada görevli dünyaca ünlü Tank Komutanı Mareşal Erwin Rommel bile, Alman ordusunu kurtaramamıştı.
  • Amerika Birleşik Devletleri’nin 1955-1975 yılları arasında ve Vietnam Savaşı sırasında kullandığı zamanın en modern M 48 Patton tankları tam bir başarı kazanamamış ve ABD savaşı kaybetmişti.
  • 1990 Körfez Savaşı ve 2003 Irak İşgali sırasında ABD tarafından kullanılan ve halen ordu envanterinde bulunan M 1A1 Abrams Ana Muhabere tankları, kendisinden çok geri ve eğitimsiz Irak Ordusu ve Çöl şartları karşısında yetersiz kalmışlardı. Çok sayıda M 1A1 Abrams tankı ya imha olmuş ya da savaş dışı bırakılmıştı.

Bu örneklerin yeterli olduğunu varsayarak, sonuç olarak şunları ifade edelim: Savaşlarda modern silahlar tabiatıyla zafere etki ederler ancak, birinci öncelik savaşta silahını, askerini, komuta kontrolünü başarı içerisinde kullanma becerisidir. ABD Ordusu, üstün silah teknolojilerine sahip olmasına rağmen, yanlış stratejiler ve taktikler sebebiyle, yalnız girdiği bütün savaş ve çatışmalarda sürekli başarısız olmuştur. Vietnam, Afganistan ve Irak bunun en bariz örnekleridir. Bu yüzden ABD, bu zaafını yenebilmek için Koalisyon kurarak savaşma alışkanlığını edinmeye başlamıştır.

Ayrıca Hermann’ın Türk Ordusu’nun silah sanayisi hakkında fazla bilgisi olmadığı da anlaşılmaktadır. Günümüzde Türk ordusunun Ne Alman malı Leopard tanklarına ne de ABD tanklarına ihtiyacı yoktur. Çünkü Türkiye’nin geliştirdiği ALTAY Tankı, günümüzün askeri teknolojik üstünlüklerine sahip ve benzer tanklardan çok daha üstün kabiliyetlere sahip bulunmaktadır. Ortadoğu’daki muhtemel savaşlara uygun tasarlanan Altay, bir çok özellikleri ile Leopard ve Abrams’ların önüne geçmektedir. Ayrıca, en önemli özelliği üretim tezgahlarının Türkiye’de olmasıdır.AltayTank

Türkiye’nin üstün silahlar yapması, düşmanlarından önce dost bildiği ülkeleri telaşlandırmaktadır. Tank savaşlarında en önemli unsur, kontrol ve komuta kabiliyetleridir. Şunu da not edelim ki; Türk Ordusu M48 ve M60 tanklarını da modernize etmiş,  elektronik hedef bulma ve atış kabiliyeti açısından ABD’nin M 1A1 Abrams tanklarına eşdeğer hale getirmiş ve zırhlarını da güçlendirmiştir.

Democracy or Imperialism in the Middle East!

Share on Facebook7Tweet about this on Twitter1Share on Google+0

The United States and Western countries have been defending Democracy for decades. Our subject is not democracy which has older fundamentals than the British Enlightenment and the French Revolution. Justice and Equality concept is the common heritage of all humanity.

Doing evil hiding behind the sacred values is incompatible neither ethics nor religious rules. There are no differences between doing evil using religious concepts and fighting for imperialist aims as using democratic concepts.

We do not know clearly that who was found the Islamic State organization in Iraq. However, we see that this organization has become the biggest threat in the Middle East and the United States has come again the region with a new plan.

The Islamic State Organization not much difference from other organizations in the Middle East. Hezbollah, The Peshmerga, Iraqi Shiite Militias, the Assad Army which has been supported by Iranian Special Forces, Free Syrian Army, Ahrar Es-Sam or Al Nusra, all of them are fighting for their goals and dominance areas. The most important reason that lead to hate of world public organization from IS, was the videos of the cutting head. The interesting thing about, the majority of those who performed these actions were citizens of Western countries and they prepared propaganda videos. After these videos, the Assad Management which killed and tortured more people than the Islamic State, suddenly became innocent. The PKK Terrorist Organization which killed people, women, children, teacher more than 50 thousand, suddenly became a hero against IS. We have forgotten actions of Shiite Militias which have caused great distress to Sunni Arabs during the invasion of Iraq.SaudiBeheading

Is the real aim of the United States and Western Countries, democracy? Saudi Arabia which is the biggest coalition partner, has been cutting off heads and arms of hundreds of people every year! Women are treated like a second-class citizen and a slavery in the Gulf countries! Is the Assad Management which has been massacring thousands of people, children and women with barrel bombs in cities, now democrat? Are Peshmerga Landlords which have been carrying out ethnic cleansing against other political and ethnic groups, crimeless? Is there democracy in regional coalition countries?

The United States is still making a big mistake as well as decades. Syria operations will result in disastrous defeat after Afghanistan and Iraq. The United States must be research its consultants who want to die by fighting! Otherwise, this region will be delivered to the Russian Alliance in a tray of gold! The Greater Kurdistan, that the United States, Western Countries and Israel have been aiming to establish it for decades, will be the closest ally of Russia in the future. The PKK Mentality which is in the control of Russian Intelligence, will fight to digest all of Kurds with treachery and barbarism. Feuds between the Kurds will not bring peace to the region in no time.

The United States wanted to be establish a Sunni Bloc against the Russian-Shia alliance in the last ten years. However, this strategy caused a big Sunni-Shiite conflict and both Sunnis and Shiites have made more enemies against the United States. Now, the moderate opposition groups such as Free Syrian Army and Islamic Front which have been established by the United States, oppose the Coalition. CIA teams are looking for new moderate fighters in Turkey and Arab countries. They are floundering, because nobody wants to fight for western interests in the region except a few thousand mercenaries.

The United States actually is playing desperation and fighting backward and forward like an uncontrolled power.

The United States has not spirit of compromise with friends. It can reconcile with enemies such as Russia, Iran and Syria in secret, but it treats its allies like a servant. The United States wants that its allies have only to fight against its own enemies!

Ortadoğu’da Demokrasi mi Emperyalizm mi?

Share on Facebook9Tweet about this on Twitter1Share on Google+0

Amerika Birleşik Devletleri ve Batı ülkeleri, onlarca yıldır demokrasi temsilciliği ve savunuculuğu yapıyor. Konumuz, İngiliz Aydınlanması ve Fransız Devriminden çok daha eski temelleri olan Demokrasi değil. Adalet ve Eşitlik kavramı bütün insanlığın ortak mirası.

Kutsal değerlerin arkasına sığınarak kötülük yapmak, ne etik ne de dinsel hiçbir kural ile bağdaşmaz. Dinsel kavramları kullanarak kötülük yapmak ne kadar iğrençse, Demokrasi kavramını kullanarak emperyalist amaçlar gütmenin ondan bir farkı yok.

İŞİD Örgütünü kimin kurduğu ve desteklediği hala tam olarak aydınlanmış değil. Ancak İŞİD’in bir anda Ortadoğu’nun en büyük tehdidi haline getirildiğini ve bu gerekçe ile ABD’nin yeni bir Ortadoğu Planı ile yine bölgeye geldiğini görüyoruz.

İŞİD Örgütünün, Ortadoğu’daki diğer örgütlerden çok farkı yok. Hizbullah, Peşmerge, Irak Şii Milisleri, -İran Özel Kuvvetlerince desteklenen- Esad Ordusu, Özgür Suriye Ordusu, Ahrar Eş Şam ve El Nusra. Hepsi de aslında kendi hedefleri doğrultusunda hakimiyet alanları için savaşıyorlar. Dünya kamuoyunun İŞİD örgütünden nefretine yol açan en önemli sebep Baş Kesme görüntüleri oldu. İşin ilginç yanı bu eylemleri gerçekleştirenlerin çoğunluğu Batı ülkeleri vatandaşlarıydı ve adeta bir propaganda filmi gibi videolar hazırlanmıştı. Bu görüntüler, onlarca yıldır binlerce kişiyi öldürmüş, işkencelere tabi tutmuş ve terör örgütlerini desteklemiş Esad Yönetimini bir anda masumlaştırdı. Türkiye’de 50 binden fazla insanın, kadın, çocuk, öğretmen, polis katili PKK Terör Örgütünü kahramanlaştırdı. Irak işgali boyunca, Sünni kesime kan kusturan Şii Milislerin eylemlerini unutturdu. Suudi_M

ABD ve Batı gerçekten demokrasi peşinde mi? ABD’nin en büyük koalisyon ortağı Suudi Arabistan da her yıl yüzlerce kişinin başını kolunu kesiyor? Kadınların ikinci sınıf insan ve kapatma muamelesi gördüğü, köleliğin hala hüküm sürdüğü Körfez Krallıkları, Demokrasi yi hak etmiyor mu? Varil bombaları ile şehirlerde katliam yapan, binlerce çocuğu, kadını ve yaşlıyı öldüren Esad Hükümeti artık demokrat mı? Kendi siyasi çizgileri dışındaki her gurubu sindiren ve etnik temizlik uygulayan Peşmerge Ağaları suçsuz mu? Şu anda Demokrasi Mücadelesi (!) için Koalisyona katılan bölge ülkelerinin hiçbirinin Demokrasi ile ilgisi yok…

ABD, onlarca yıldır olduğu gibi yine büyük bir hata yapıyor. Afganistan ve Irak‘ın ardından Suriye operasyonu da büyük bir hezimetle sonuçlanacak. ABD, kendisini savaştırarak bitirmeye çalışan danışmanlarını iyi incelemeli. Aksi halde, bu bölge altın bir tepsi içinde yine Rus ittifakına teslim edilmiş olacak. ABD, Batı ve İsrail’in büyük hayallerle kurmaya çalıştığı Büyük Kürdistan, gelecekte Rusya’nın en yakın müttefiki olacak. Rus istihbaratının kontrolündeki PKK Zihniyeti, ihaneti ve barbarlığı ile bütün Kürtleri sindirmek için savaşacak. Kürtler arasındaki kan davaları, o bölgeye hiçbir zaman huzur getirmeyecek.

ABD, son on yıldır, kendisine karşı oluşan Rus-Şia ittifakına karşı bir Sünni blok kurmayı hedeflemişti. Ancak ortaya çıkan Sünni Şii Çatışması, hem Şiileri hem de Sünnileri ABD ve Batı’ya daha fazla düşman hale getirdi. Şimdi, ABD’nin bizzat kurduğu Özgür Suriye Ordusu ve İslami Cephe gibi Suriyeli muhalifler bile Batı koalisyonuna karşı çıkıyor. CIA Ekipleri, şimdilerde Suriye’de yeni Ilımlı Mücahitler arıyor ancak boşuna bir gayret. Bölgede, birkaç bin paralı asker dışında hiç kimse artık ABD ve Batı çıkarları için savaşmayı düşünmüyor.

Amerika Birleşik Devletleri aslında çaresizliği oynuyor. Aklını kaybetmiş kontrolsüz bir güç gibi bir o tarafa bir bu tarafa saldırıp duruyor. ABD‘nin dostlarıyla uzlaşma geleneği yok. Rusya, İran, Esad gibi düşmanları ile gizlice uzlaşabilen ABD, onlarca yıllık müttefiklerine sadece hizmetkar muamelesi yapıyor.

ABD, Asya’da Pakistan Ordusu‘na ihanet etti ve bölgeyi kaybediyor; Ortadoğu’da Türk Ordusu‘na ihanet etmeyi sürdürüyor ve bu bölgeyi de kaybedecek.

Bu stratejinin, şaşkın ABD’yi başarısızlığa mahkum edeceği son derece açık. ABD ve Pentagon yönetimine yerleşmiş ve ABD’yi savaşarak bitirmeyi planlayan Derin Örgüt‘ten bir başka yazıda söz ederiz.

AynulArab’da PKK Terör Örgütünün Son Günleri!

Share on Facebook26Tweet about this on Twitter2Share on Google+0

AynulArabABD ve Müttefiklerinin hava operasyonlarına rağmen, İslam Devleti savaşçıları, Kürtlerin Kobani adını verdiği AynulArab kuşatmasını iyice daralttı. Tanklar ve ağır silahlarla kentin sokaklarına giren İŞİD, birkaç gün içinde zafer ilan etmeyi planlıyor.

Bu arada, PKK Terör Örgütü‘nün Suriye uzantısı olan PYD militanları arasında büyük çözülmeler yaşanıyor. PYD militanları, 100-200 kişilik büyük gruplar halinde silahlarını bırakıp Türkiye sınırına kaçıyorlar. PKK Terör Örgütü’nün 15 Eylül’den bu yana çatışmalardaki kaybı 1200‘ü aşmış durumda.

Buna karşılık PKK haber siteleri sürekli yalan haberler üreterek yandaşlarına moral vermeye ve çözülmeyi önlemeye çalışıyor. KCK ve PKK Gençlik Yapılanması, AynulArab hezimetine karşı Türkiye kentlerini savaş alanına çeviriyor. Polis ve Askerlerin sadece gazla müdahale edebildiği göstericiler, kamu kurumlarını ve araçlarını ateşe veriyor, bankaları ve marketleri yağmalıyor. Gösterilerde baş rol oynayan PKK Gençlik Yapılanması (Komalên Ciwan), Kandil’den aldığı emirlerle aynen şu talimatı yayınladı: “Devletin Kürdistan’da hiçbir meşruiyeti kalmamıştır, kalmamalıdır da, yasaklarla Kürdistan’ı zindana çevirmeye çalışan kararlarına karşı Kürdistan’ı onlar için  zindana çevirmeli, mezar etmeli. Kürdistan’da devlet namına bir şey kalmamalıdır.” PKK yanlısı belediyeler, Terör örgütünün yaktığı binaları söndürmeye gitmiyor ve sokaklardaki çöpleri bile temizlemiyor.

PKK Terör Örgütü, çevrelerinde dindar olarak gördükleri bütün insanlara İŞİD damgası vurarak saldırıyor, evlerini ateşe veriyor ve işyerlerini yağmalıyor. Bu arada Hizbullah çizgisindeki Mustazaf ve HüdaPar üyeleri de doğrudan saldırıya uğruyorlar. Hizbullah mensupları PKK Terör Örgütünün saldırılarına Kaleşnikof ve Pompalı silahlarla karşılık veriyorlar. Çatışma ortamında 9 Ekim Perşembe günü itibariyle ölenlerin sayısı 25’i aştı. Dağ ve şehir eşkiyalarının insanlıktan uzak tahribatları sürerken, demokrasi havarileri Kobane’yi kurtarma telaşına düştüler. Türkiye’de bugüne kadar en katı ideolojik gruplar bile eylemlerinde okul yakmamış ve çocuk öldürmemişti.

Türk Hükümeti, PYD‘ye hiçbir şekilde silah yardımı yapılmayacağını açıkladı ve Örgütün yıllar boyunca Esad Hükümeti ile işbirliği içinde hareket ettiğini, kendisi dışındaki bütün gruplara etnik temizlik uyguladığını ifade etti. AynulArab’tan kaçan 187 bin sivil, kadın ve çocuk şu anda Türk Devleti tarafından misafir ediliyor.

ABD ve Pentagon çevreleri bile AynulArab’ın çok yakında İŞİD kontrolüne gireceğine kesin gözüyle bakıyorlar. Yapılan hava saldırılarının etkili olmadığını ve İŞİD’in sürekli yer değiştirdiğini ve yeni taktikler geliştirdiğini ifade ediyorlar. İŞİD‘in bu gün itibariyle şehre girmesiyle birlikte, yapılan hava operasyonlarının kentteki sivillere de zarar vereceği düşünüldüğünden, havadan müdahale imkanı da kalmayacak.

PKK Terör Örgütü‘nün Türk şehirlerindeki saldırıları devam ederse, Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin de sınır ötesi nokta operasyonlarına başlaması bekleniyor.

Bununla birlikte, altlarındaki zeminin kaydığını hisseden PKK yanlısı parti liderleri havayı yumuşatmaya çalışıyor. PKK Terör Örgütü’nün yayın organları savaş naraları atarken, Devletin kararlı tutumu karşısında bu devletten maaş alıp beslenen Kürtçüler arabuluculuk yapıyorlar.

PKK Terör Örgütü Bayramı Zor Edecek!

Share on Facebook27Tweet about this on Twitter1Share on Google+0

Türkiye ve Dünya kamuoyuna korkunç bir İŞİD korkusu salınsa da, bölgedeki en önemli gelişme PKK Terör Örgütü‘nün geleceğiyle ilgili.

Bugün Terör örgütünün büyük gürültüsünün sebebi, Aynu’l Arab‘ın Öcalan‘ın Suriye’ye ilk ayak bastığı yer olması. Bu yüzden burası büyük bir kutsallık (!) taşıyor. Ancak, bugün başlayan yoğun İŞİD bombardımanı, PKK’ya bayramı zor edecek. İŞİD Kurban Bayramı ile birlikte, terör örgütünü burada tamamen yoketmeyi planlıyor.AynulArab

Terör Örgütünün başı 12 Eylül Askeri darbesinden hemen önce 7 Temmuz 1979’da, Suruç‘tan (Kürtlerin Kobani adını verdiği) Aynu’l Arab’a geçmişti. Burada Suriye Muhaberatı tarafından karşılanan Öcalan, İstihbarat Örgütü’nün Kuzey Merkezi olan Lazkiye‘ye götürüldü. Buradaki Muhaberat Eğitim kamplarında kalan Öcalan, Ağustos ayının sıcak günlerinde, Suriye Türkmenlerinin Bedre köyünün (bir başka ismi Ümmetli) karşısında bulunan -deniz kıyısındaki- Rasu’l Basit‘te kısa bir yaz tatili geçirdi. Ardından, Beşşar Essad’ın amcası Rifad Esad‘ın Lazkiye, Kardaha‘da bulunan yazlık villasına taşındı. Burada, kendisine özel kadın hizmetkarlar (!) tahsis edildi. Sonrasında ise Öcalan daha çok Şam’ın Mezze kentinde bulunan çok katlı apartmanlarda ve Muhacirun‘daki evinde kaldı. Şam-Beyrut çıkışındaki Zabadani Muhaberat Askeri Kampı ile Bekaa‘daki örgüt kamplarında eğitilen terör militanlarını buradan yönetti. Bekaa’da bulunduğu zamanlarda birçok geceyi Suriye Muhaberatı’nın Anjar Ermeni kasabasında bulunan Gazi Kenan karargahında geçiriyordu.

PKK Terör Örgütü, Suriye İstihbaratı ve yönetimi ile bağlarını hiç koparmadı. Özgür Suriye Ordusu‘na katılmadığı gibi Esad güçleri ile gizli anlaşmalar yaparak Suriye’nin kuzeyinde kalıcı bölgeler oluşturdu. PKK YPG militanları önemli büyük çatışmalarda Esad yönetiminden büyük destekler aldılar. Suriye muhalefetine ihanet eden örgüt ile Suriye Muhalefetinin arası açıldı.

Türkiye’de, Açılım Süreci bahanesiyle iyice şımaran Terör Örgütü yandaşları okul yakmaya, insan kaçırmaya ve öldürmeye devam ediyor. Kendisine ancak gaz bombası ile müdahale edebilen Türk güvenlik güçlerine karşı sivillerin, çocukların arkasına sığınarak büyük mücadele verdiğini zannediyor.

Bugün ise kendisi gibi bir örgüt karşısında Suriye‘de kaçacak yer arıyor, dünyayı ayağa kaldırıyor, yardım dileniyor. Kandil‘deki terör ağaları, mağaralardan çıkıp bölgeye gelmekten korkuyorlar. Bugün itibariyle bini aşan militanını kaybeden PKK Terör Örgütü, artık kendi yenilgisini başkalarının sırtına yüklemeye çalışıyor.

Tarih boyunca Türk Milletine ihanet eden hiçbir toplum iflah olmadı. Bunlar da iflah olmayacaklar.

Bu ülkeyi birlikte kurduk yalanına da kimse inanmıyor. Çanakkale‘de verdiğimiz binlerce şehidin isimleri ve memleketleri şehitliklerdeki levhalarda yazılı. Kürtçe isimler birkaç taneden öteye geçmez. Bununla birlikte, İstiklal Savaşı sırasında ve sonrasında İstanbul’da ve Doğuda İngiliz istihbaratıyla işbirliği yapan ve isyanlara katılanları saymakla bitiremeyiz.

İhaneti bırakın ve Büyük bir milletin, büyük bir ailenin saygın fertleri olarak huzur içinde birlikte yaşayalım…

PKK Terör Örgütünün Büyük Yenilgisi ve Yalanları

Share on Facebook13Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Suriye’nin kuzeyinde PKK terör örgütünün hakim olduğu Kürt bölgelerinde çatışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Çatışmalar, Kürtlerin Şengal dediği Sincar’ın Kuzeyi ile, Kobane olarak adlandırılan Aynu’l Arab kentinde yoğunlaşmış durumda.

İŞİD olarak adlandırılan Iraklı Sünni Arap İslamcılar, kendileri için stratejik önem taşıyan Fırat ve Dicle arasını ele geçirmeye çalışıyor. PKK Terör Örgütü ise, Kuzey Suriye’de bir Kürt Koridoru oluşturmayı amaçlıyor.

PKK, kendileri için hayati önem taşıyan Sincar ve Aynul Arab bölgelerini savunmak için Kandil bölgesinden ve Türkiye’den çok sayıda militanını bu bölgeye kaydırdı. PKK terör örgütü, İslamcılara büyük kayıplar verdirdiği yönünde sürekli yalan haberler üretirken, İslamcılar sadece birkaç günlük çatışmada 300 PKK militanını ele geçirdiklerini açıkladılar. PKK haber kaynakları önceleri sert bir şekilde bu haberleri yalanlayınca olayın görüntüleri YouTube video kanalında geçtiğimiz gün yayınlandı. Görüntülerde, hepsi genç PKK terör örgütü militanları üniformaları soyulmuş bir şekilde önce Tekbir sesleri altında koşturuluyor ve ardından topluca infaz ediliyor.

PKK bu büyük yenilgiyi örtbas etmek için, şimdi bölgeye hiçbir eleman göndermediklerini iddia etmeye başladı. Halbuki son aylardaki bütün bölgesel haber kaynaklarında PKK bayrakları ile bölgeye taşınan terör örgütü militanlarına ilişkin görüntüler ve videolar yayınlanmıştı.PKK Suriye (2)

Aynı şekilde PKK, ABD bombardımanı ile kurtarılan Hıristiyan Ezidi Kürtlerini de kendilerinin kurtardığını duyurmuş ve kendilerini Şengal kahramanları olarak ilan etmişlerdi. Yine PKK’nın en büyük yalanlarından birisi Ezidi Kürtlerine yönelik büyük katliamlar yapıldığı yönündeydi. Ancak bugüne kadar bu iddiaları doğrulayan önemli bir delil ortaya çıkmadı. Aksine ABD kaynakları, bölgedeki Ezidi varlığına yönelik tehdidin ortadan kalktığını ve Terör örgütünün söylediği gibi ciddi bir durumun olmadığını belirttiler. ABD, Batı Ülkeleri, Vatikan ve PKK Terör Örgütü Ezidiler için çırpınırken, aynı bölgenin hemen doğusunda Telafer bölgesinde 100 bini aşkın Şii Türkmen, Irak Türkmen Cephesi’nin ve Türkiye‘nin çabaları ile Güney Irak’a gönderildi. Batı ülkelerinin bölgeye yönelik yardımlarından en küçük etnik gruplar bile faydalanırken, Türkmenler Türkiye’den başka hiçbir yardım görmediler.

PKK Yalanları ve Türkmen Duyarsızlığı, Türk kamuoyunu da o kadar etkilemişti ki, PKK yandaşlarının organize ettiği Ezidilere Yardım videolarında birçok ünlü Cahil Sanatçı da rol aldılar. Türk basın organları PKK militanlarının koruması altında bölgede haber üstüne haber yaptılar.

PKK Terör Örgütü şimdi aynı türden yalanlarını Aynul Arab bölgesinde yürütüyor. PKK terör örgütünün haber kaynaklarında her gün öldürülen İslamcılara ilişkin abartılı sayılar ve tahrip edilen silahlara ilişkin resimler yayınlanıyor. Ancak sonradan bu resimlerin, geçtiğimiz aylara ait ve başka bölgelerdeki çatışmalara ait olduğu ortaya çıkıyor.PKK Suriye (1)

PKK terör örgütü, Ovadaki yenilgisini örtbas etmek için adeta seferberlik ilan etmiş durumda. Terör örgütünün dağlardaki Büyük (!) Komutanları: “Ova savaşına hazırlıklı olmadıklarını, dağlarda başarılı olduklarına” ilişkin itiraflarda bulunuyor. Zaman zaman Esad güçlerinden yardım alıyorlar ve hatta Haseki bölgesinde ortak hareket ediyorlar. PKK’nın bölgedeki kayıplarının 800‘ü aştığı ve Aynul Arab kent merkezinde ölen örgüt militanlarının kendileri tarafından toplu mezarlara konulduğu belirtiliyor. PKK’nın siyasi uzantıları bir yandan Türk Hükümeti ile uzlaşmak ve yeni anlaşma şartları belirlemek için uğraşırken, bir kısmı da Amerika Birleşik Devletleri’nde görüşmelerde bulunarak acil yardım sağlamaya çalışıyor.

ABD ise bölgedeki şaşkın ve iki yüzlü savaşını sürdürmeye devam ediyor. Esad Hükümetini devirmek için birkaç yıldır bütün bölgeyi ayağa kaldıran ve sünnileri silahlandıran ABD, şimdi ÖSO ve kendisinin kurduğu İslami Cephe de dahil olmak üzere eski müttefiklerini karşısına alırken, Esad ve PKK terör örgütüne hizmet ediyor.

Sosyal Medya

HaberVer Servisi

Yeni Yazılardan Haberiniz Olsun. You can sign up to NewsLetter.
Adınız / YourName
EPosta Adresi / EMail Address *

Arşivler

Manaz EBooks

Türkce İslam

DinBilim

Manaz Panoramio

Son Yazılar