ManazNet Dr Abdullah Manaz
Get Adobe Flash player

The New Military Base of the United States in the Heart of Kurdistan!

Share on Facebook5Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

We can see nowadays the results of many issues which we could not make sense yesterday. Therefore, we need to have some predictions about the developments which we can not make sense today.

The United States had built a large military base against the threat of the Taliban in Afghanistan, after 9/11. Bagram Air Base which was established in the north of Kabul carries the meaning to serve against Russia and the Central Asia rather than the Taliban.

The United States spent a long thinking and testing process about how can she control the region again, after the failures of Afghanistan and Iraq. The Wind of Arab Spring which was started from Tunisia, stopped in Syria. Now, not only Afghanistan Government, but also Iraqi Shiite Government does not want the United States.

According to this new situation, The United States turned a blind eye to the emergence of the Sunni Threat against Shiite Threat. Russia is trying to direct the game with some Sunni groups which under its control. The United States is trying to establish a Sunni Coalition against the ISIL Threat which emerged in its control. The United States firstly came to an agreement with Saudi Arabia and the Gulf countries. It has signed a strategic cooperation agreement with Saudi Arabia about using airports.USA_BOB_EN

The United States is not planning a temporary military operation in the region. It creates a new and long-term strategy for the future. There have been the establishment of Kurdistan and a New Big Military Base on the basis of the Middle East Strategy of the United States. The psychological operations has already begun in this topic. A review was published in The Wall Street, under the title of “Our Non-Ally in Ankara. Turkey bugs out of the anti-ISIS coalition. Why not a base in Kurdistan?”. The most important statements in the review were as follows:

The better bet is with the Kurds, who have the most on the line and are willing to provide the boots on the ground that others can’t or won’t. Incirlik has been a home for U.S. forces for nearly 60 years, but perhaps it’s time to consider replacing it with a new U.S. air base in Kurdish territory in northern Iraq. America may no longer have friends in Ankara, but that doesn’t mean we don’t have options in the Middle East.

Although Americans blame Turkiye in this issue, some NATO countries such as British and Germany also do not give support to the Military Operation. In fact, we don’t think that the United States is very friendly about Turkiye’s assistance. When more than 40 diplomats taken hostage by ISIL, the United States did not help Turkiye.

When the United States decided to invade Iraq, She had never wanted the coming of Turkiye into Iraq. Even, she had received some assurances about that “Turkiye will not fall below a certain buffer zone in Iraq border” by making a secret deal with the Turkish government.

The United States wants to see Turkiye as an attendant in Iraq, not a partner. The New Base Area which the United States considers settling is also Turkmen lands in Iraq. The US probably will going to settle in the foot of Sincar mountains (north or south), Telafer region. This area is between Tigris and Euphrates rivers, in the middle of Esad and Mosul Dams and at the pipeline route, from Mosul to Mediterranean.

In the circumstances, many suspicions come to mind. We wonder that if the United States turned a blind eye to the taking hostage of Turkish diplomats or helped?

Turkish society are uncomfortable with the United States’ unfriendly behaviors. PKK Terrorist Organization which will lead to the division of Turkiye, was nearly finished before the invasion of Iraq in 2003. Turkiye had not seen any seriously support from the United States and Western friends, while fighting with the PKK Terrorist Organization. Contrary to this, the United States and Western countries have been forcing to Turkiye to make reconciliation with a Terrorist organization, openly or secretly.

There is no need to say another word. The United States is preparing to establish a large military base in the heart of Kurdistan.

Good luck the United States with new regional allies, Kurds and PKK Terrorist Organization. Good luck Kurds with their master in the new century!…

Kürdistan’ın Kalbine Yeni Amerikan Üssü!

Share on Facebook8Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Dün anlam veremediğimiz bir çok meselenin hangi sonuçlara ulaştığını bugünlerde görebiliyoruz. Bu yüzden, bugün anlam veremediğimiz bazı gelişmelere ilişkin de bazı öngörülerde bulunmamız gerekiyor.

ABD, 11 Eylül 2001’den sonra Taliban tehdidine karşı Afganistan’da büyük bir askeri üs inşa etti. Kabil’in kuzeyinde kurulan Bagram Hava Üssü, Taliban’dan ziyade Rusya ve OrtaAsya’ya karşı hizmet verecek bir anlam taşıyor.USA_BOB_TR

ABD, Afganistan ve Irak başarısızlıklarının ardından bölgeyi yeniden nasıl kontrol edebileceğine ilişkin uzun bir deneme ve düşünme süreci geçirdi. Tunus’tan başlayan Arab Baharı rüzgarı Suriye’de durdu. Aynen Afganistan Hükümeti gibi Irak Şii Hükümeti de artık ABD’yi istemiyor.

ABD, bu yeni duruma uygun olarak Şii tehdidine karşı Sünni tehdidinin ortaya çıkmasına göz yumdu. Rusya kendi kontrolündeki Sünni gruplarla oyuna yön vermeye çalışıyor. ABD ise, kendi kontrolünde gelişen IŞID tehdidine karşı bir Sünni Koalisyonu kurmaya çalışıyor. Bu konuda ilk danışıp anlaştığı ülke Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri oldu. Havaalanlarının kullanılması konusunda ABD ve Suudiler arasında stratejik işbirliği anlaşması imzalandı.

ABD, bölgede geçici bir Askeri Operasyon planlanmıyor. Geleceğe dönük yeni ve uzun vadeli bir strateji oluşturuyor. ABD’nin Yeni Ortadoğu Stratejisinin temelinde Kürdistan ve merkezinde kurulacak büyük bir Ortadoğu Üssü var. Bu konuda psikolojik operasyonlar çoktan başladı. The Wall Street’de “Ankara Dostumuz Değil. Türkiye IŞID Koalisyonunu Dışlayarak Can Sıkıyor, Neden Kürdistan’da bir Üs Kurmuyoruz” başlığıyla dün yayınlanan ana yorumda aynen şunlar söyleniyor:

Burada en iyi seçenek, desteklerini sunan ve diğer müttefiklerin aksine asker göndermeye hazır olan Kürtler olarak öne çıkıyor. İncirlik yaklaşık 60 senedir ABD güçlerine ev sahipliği yaptı ancak belki de İncirlik’i Kuzey Irak’taki Kürt topraklarında bulunan bir hava üssüyle değiştirmenin zamanı geldi. Amerika’nın artık Ankara’da arkadaşları olmayabilir ancak bu Orta Doğu’da başka bir seçeneğimiz kalmadı anlamına gelmiyor.

Amerikalılar, bu konuda Türkiye’yi suçlasa da İngiltere ve Almanya gibi NATO ülkeleri de Askeri Operasyona destek vermiyorlar. Aslında, ABD’nin Türkiye’nin yardımı konusunda pek samimi olduğu da söylenemez. 40’ı aşkın Türk diplomatı IŞID tarafından rehin alındığında, ABD Türkiye’ye hiçbir yardım yapmadı.

ABD, Irak‘ı işgal etmeye karar verdiği zaman da Türkiye’nin Irak’a girmesini hiçbir zaman istememişti. Hatta bu konuda Türk Hükümeti ile gizli bir anlaşma yaparak, “Türkiye’nin Irak’ta belirli bir tampon bölgenin altına inmemesi” konusunda güvence aldı.

ABD, Türkiye’yi Irak konusunda bir ortak değil hizmetkar olarak görmek istiyor. Ayrıca, ABD’nin Irak’ın kuzeyinde yerleşmeyi düşündüğü alan aslında Türkmen bölgesi. ABD, muhtemelen Sincar dağlarının kuzey veya güney eteklerine, yani Telafer bölgesine yerleşecek. Bu bölge, Fırat ve Dicle nehirlerinin yani Musul ve Esad barajlarının tam ortasında ve Musul – Akdeniz petrol boru hatlarının merkezinde bulunuyor.

Durum böyle olunca, birçok kuşkular akla geliyor. Acaba ABD, Türkiye‘nin Irak’a girmesini engellemek için mi Türk diplomatlarının rehin alınmasına göz yumdu, ya da yardım etti?

Türk toplumu artık ABD’nin hiç de dostca olmayan politikalarından büyük rahatsızlık duyuyor. Türkiye‘nin bölünmesine yol açacak PKK Terör Örgütü, 2003 Irak işgali öncesinde neredeyse bitmişti. Türkiye, PKK terörü ile mücadele ederken ne Batılı dostlarından ne de ABD’den hiçbir ciddi yardım görmedi. Aksine Batı ülkeleri ve ABD, Türkiye’nin Terör Örgütü ile uzlaşması için yıllardan beri açık ve gizli olarak baskı yapıyor.

Artık bu konuda söylenecek fazla söz kalmadı. ABD, Kürtlerin kurmayı hayal ettikleri Kürdistan‘ın tam merkezine büyük bir Askeri Üs kurmaya hazırlanıyor.

ABD’ye yeni bölgesel müttefikleri Kürtler ve PKK Terör Örgütü hayırlı olsun. Kürtlere de yeni yüzyıldaki efendileri!…

Turkiye’s Decision is right on ISIL and We should be careful against provocations!

Share on Facebook5Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Turkiye did not sign the declaration of military operation against ISIL. This decision is extremely correct and Turkish society must understand the reasons for it.

World public opinion is generally directed by the United States, playing politics. Today, we are faced with a new example of the United States’ “Struggle for Existence with Threat” which was started on 11 September 2001. If we take a look at the past, we can see that the military operations of the united states were based on false reasons.MilitaryDecision

First of all, September 11 Attacks were still not clarified in its 13th anniversary. Henry Kissinger who was a diplomat and experienced intelligence, was brought to the head of the 9/11 Commission and all commission members were appointed by President W. Bush. Kissinger was a person who played the leading role in the United States’ biggest covert operations in the world. Many criticisms have been published on the Commission’s work. It was stated that the commission was forced find a relationship between Saddam Hussein and Al Qaeda. We don’t need to retransmit hundreds of doubts about 9/11 Attacks. In fact, according to the report results, the organizer and financier of Islamist militants who carried out suicide attacks with planes, and Al Qaeda was Saudis. However, the United States and Saudi Arabia have always remained friends.

The United States occupied Afghanistan and Iraq on account of 9/11. NATO and Some Islamic countries were involved the process for the Legitimization of occupation like today. Both Afghanistan and Iraq operations failed. Thousands of people, women and children lost their lives in these military operations.

Yesterday the threat was Al Qaeda and Taliban; Today the threat is Islamic State (ISIL). Al Qaeda and Taliban threats was created by the United States. It settled in the most strategic regions of the Middle East and the Islamic countries such as Afghanistan, Yemen, Somali and Sudan on account of the fighting with Al Qaeda.

Today, the main objective of ISIL operation is the United States’ attempt to settle the region. As mentioned in our previous articles, Russia, Iran, Iraqi Shiite Government with the United States, regional Sunni countries especially Saudis and Gulf countries had played significant role in the formation of the Islamic State. The expectations of Russia were the legitimization of Assad government in Syria and the turning away of the public opinion from Ukraine to the Middle East again. The expectation of the United States was the strengthening Sunnis against Shiites in Iraq and Syria.

Today, Assad Management is caught in Capital, Damascus. Even some of the outskirts of Damascus fell into the hands of the opposition groups. If the opposition groups will be more supported a little, Syrian regime will be toppled. However, the main goal of the United States is to be leader in re-formation of the region and to prevent the Islamists coming to power in Syria.

Planned military operations will not extinguish the fire in the region and will cause the spreading of fire to the whole world. Thousands of radical Islamists who are in the same faith as Islamist fighters who came to the region to die, have been living in all Western and Islamic countries for years.

Thoughts and beliefs cannot be prevented by the wars. If it could succeed, Israel which carried out many massacres against Palestinians, could do this.

The United States still has not been able to be a modern state and to away from the cowboy mentality. Therefore it believed that any issues can be solved with gun and has failed many times in this regard. Today, the name of democracy, all the Middle East and the Islamic World have become the battlefields. If the main aim was the democratic consolidation in Islamic world, perhaps much greater success could be recovered with only one percent of these billions of dollars which have been spent in wars.

The Turkish Government had made a big mistake by supporting the Greater Middle East Project. Today, it is having aftermath.

However, Turkiye’s decision on non-interference in the Middle East War –if it is really right- extremely correct. In this war, the United States and Gulf Arab Countries have not any risk. Arabs will give money, the United States will bomb the targets which have not any air defense system. The coalition countries which will carry out ground war, will have major risk. Turkiye must not exceed its limits in Afghanistan operation.

Western countries dissembled in Syrian issue and it still maintains the same attitude. Leader and all commanders of Ahrar Es-Sam which is the biggest group of the Islamic Front which was established under the leadership of the United States, were killed by a bomb attack in the past day. There has been a common opinion that Western and Saudi intelligence services helped in this action. Damascus Group had announced that they are not going to fight against ISIL as long as they attack them.

If the United States responds against Turkiye’s decision with violence like it was happened after 2003, there will be three major issues in front of us:

  1. The bombs which will be detonated under brand ISID –like Reyhanli- by intelligence agencies, can leave Turkiye Management in a difficult situation.
  2. The establishment of the federal regions in Northern Syria by the PKK Terrorist Organization may be facilitated.
  3. Turkiye may be faced with a financial crisis in 2015.

The United States should consider the security issues of his friends as well as look out for its own interests. The Western intelligence services such as CIA, MI6 and MOSSAD should avoid covert operations against the Turkish society. The western countries should be left to betray their friends.

The wounds of psychological war which were carried out against the Turkish Army by the United States after 2003 decision, were still not closed.

Türkiye’nin İŞİD Kararı Doğru! Provokasyonlara Dikkat Etmeli!

Share on Facebook4Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Türkiye, İŞİD’e karşı yürütülecek askeri operasyon bildirisine imza atmadı. Karar son derece doğrudur ve Türk toplumunun bunu sebeplerini iyi anlaması gerekir.

Dünya kamuoyunu genel olarak ABD çıkarları yönlendirir. ABD’nin 11 Eylül 2001’de başlayan, Tehditle Varolma Politikası’nın yeni bir örneği ile karşı karşıyayız. Geçmişe kısa bir göz atarsak, ABD’nin askeri operasyonlarının düzmece gerekçelerle yapıldığını görebiliriz.MilitaryDecision

Öncelikle, bugünlerde yıldönümünü yaşadığımız 11 Eylül Saldırıları hala açıklığa kavuşmadı. ABD yönetimi, 11 Eylül Soruşturma Komisyonu’nun başına tecrübeli istihbaratçı ve diplomat Henry Kissinger’i getirmiş ve bütün üyeler Başkan Bush tarafından tayin edilmişti. Kissinger, ABD’nin dünyadaki büyük örtülü operasyonlarında başrolü oynayan kişiydi. Komisyon’un çalışmalarına ilişkin pek çok eleştiri yayınlandı. Komisyonun, 11 Eylül Saldırısını El Kaide ve Saddam Hüseyin ile ilişkilendirmek için zorlandığı açıkça ifade edildi. 11 Eylül Saldırısı’na ilişkin daha yüzlerce şüpheli konuyu yeniden aktarmaya gerek duymuyoruz. Hatta rapor sonucuna göre, uçaklarla intihar saldırılarını düzenleyenlerin ve El Kaide’nin finansörü Suudilerdi. Buna rağmen, ABD ile Suudi Arabistan hep dost kaldılar.

ABD, 11 Eylül’ü gerekçe göstererek önce Afganistan’ı ve ardından Irak’ı işgal etti. İşgalleri meşrulaştırmak için aynen bugün olduğu gibi NATO ve İslam ülkeleri sürece dahil edildi. Hem Afganistan hem Irak Operasyonları başarısızlığa uğradı. Askeri operasyonlarda yüzbinlerce insan, kadın, çocuk hayatını kaybetti.

Dünkü tehdit El Kaide ve Taliban idi, bugünkü tehdit İslam Devleti. El Kaide ve Taliban tehdidini yaratan ABD idi, El Kaide bahanesiyle Afganistan’a, Yemen’e, Sudan’a ve Ortadoğu’nun en stratejik bölgelerine yerleşen yine ABD oldu.

Bugünkü IŞID yani İslam Devleti Operasyonu’nun temel hedefi de yine ABD’nin bölgeye yerleşme çabasıdır. Önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, Islam Devleti Örgütü’nün oluşumunda başta Rusya, ABD, İran, Irak Şii Hükümeti, Suud ve Körfez Ülkelerinin hepsinin önemli payı vardı. Rusya’nın beklentisi Esad Hükümetinin meşrulaştırılması ve dikkatlerin Ukrayna’dan Ortadoğu’ya çekilmesiydi. ABD’nin beklentisi ise Irak ve Suriye’deki Şiilere karşı Sünnilerin güçlendirilmesiydi.

Bugün Suriye’de, Esad Yönetimi başkent Şam’a sıkışmış durumdadır. Şam’ı bazı dış mahalleleri bile muhaliflerin eline geçmiştir. Suriyeli muhalifler biraz desteklense Esad yönetimi düşecektir. Ancak ABD’nin hedefi, bölgenin yeniden oluşumunda Koalisyon Lideri olmak ve Radikal İslamcıların Suriye yönetimine gelmesini önlemektir.

Planlanan askeri operasyonlar, bölgedeki yangını söndüremeyecek ve bütün dünyaya yayılmasına sebep olacaktır. Bölgeye bir şekilde ölmeye gelmiş binlerce İslamcı Savaşçı ile aynı çizgide ve aynı inançta daha yüzbinlerce Radikal İslamcı bütün dünya ülkelerinde yaşamaktadır.

Düşünceler ve inançlar savaşlarla önlenmez. Bunu başarabilseydi, yıllardır Filistinlilere karşı her türlü katliamı gerçekleştiren İsrail yapabilirdi.

ABD, kovboyluk mantığından sıyrılıp hala modern bir devlet olamamıştır. Silahla her sorunu halledebileceğine inanmış ve defalarca da bu konuda başarısız olmuştur. Bugün demokrasi adına bütün Ortadoğu ve İslam dünyası çatışma ve savaş alanı haline gelmiştir. Eğer amaç demokrasi ve aydınlanma olsaydı, harcanan milyarlarca doların belki de yüzde biriyle çok daha büyük başarılar kazanılabilirdi.

Türk Hükümeti, Büyük Ortadoğu projesine destek olmakla büyük hata yapmıştı. Bugün bunun acı sonuçlarını yaşıyor.

Bununla birlikte, Ortadoğu savaşına karışmama konusundaki karar –eğer gerçekten doğruysa- son derece doğrudur. Bu savaşta ABD ve Körfez Arap ülkelerinin hiçbir riski yok. Araplar parayı verecek, ABD ise hiçbir hava savunma sistemi olmayan Irak ve Suriye’deki hedefleri bombalayacak. Asıl risk, kara savaşını yürütecek ülkelerin olacak.

Türkiye Afganistan operasyonundaki sınırlarını kesinlikle aşmamalıdır.

Batı ülkeleri, Suriye konusunda da ikiyüzlü davranmış ve hala aynı tavrını sürdürmektedir. ABD’nin öncülüğünde kurulan İslami Cephe’nin en büyük savaşçı gurubu Ahraru Şam’ın lideri ve komutanları, geçtiğimiz gün şüpheli bir bombalı saldırı ile toptan öldürüldüler. Bu eylemde, Batılı ve Suud istihbaratlarının yardımı olduğuna ilişkin yaygın bir kanaat var. Şam Grubu, kendilerine saldırmadığı sürece IŞID ile savaşmayacaklarını açıklamıştı.

ABD, Türkiye’nin kararına yine zorbalıkla karşılık verirse önümüzde üç konuda büyük sorunlar bulunmaktadır:

  1. İstihbarat örgütlerince Türkiye şehirlerinde patlatılacak –Reyhanlı benzeri- IŞID markalı bombalar Türkiye yönetimini zor duruma düşürebilir.
  2. PKK Terör Örgütü’nün hâkimiyet alanındaki bölgelerde federatif yapılar kurması kolaylaştırılabilir.
  3. Türkiye, 2015 ile birlikte büyük bir ekonomik krize sokulabilir.

ABD, kendi çıkarlarını düşündüğü kadar dostlarının güvenlik sorunlarını da dikkate almalıdır. CIA, MI6 ve MOSSAD gibi örgütler, Türk toplumuna yönelik gizli operasyonlardan uzak durmalıdır. Batı ülkeleri dostlarına ihanet etmeyi bırakmalıdır.

2003 Tezkere kararı sonrasında, ABD’nin Türk Ordusuna karşı yürüttüğü psikolojik savaşın yaraları hala kapanmamıştır.

The Department of Defense Should Be Given to Turkmens in Iraq!

Share on Facebook4Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

The new government, led by Haydar Al Ibadi, established in Iraq and received a vote of confidence from parliament. New government is aiming to ensure peace among ethnic and religious groups and to save Iraq from the chaos.Iraqi_Army
During Maliki era, Sunni groups was heard done by Shiites and Kurds and this situation caused offering opposition groups and rebellions in the Sunni areas. Kurds said that they were not consulted in establishment of the new government, but they decided to support the new government end of the meeting of Kurd groups which the united states’ delegate participated it. USA, Turkiye and Iran congratulated the establishment of the new government.
Former Prime Minister Maliki, Arab Sunnis represent Nuceyfi and secular representative Allawi were appointed deputy president. The Ministry of Defense and the Ministry of Foreign Affairs, given to the Kurds in old cabinet, were left blank.
Turkmens which is the third largest group after Arabs and Kurds, were again ignored In the new government, aimed at reconciliation. Only Muhammad Mahri Beyatli who is from Shiite Badr Turkmens, was brought to the Ministry of Human Rights.
Turkmens stands out as one community which can establish a dialogue between different ethnic and religious groups. Turkmens have moderate relationships with Sunnis, Kurds and Shiite groups at the same time.
Therefore, to be given the Ministry of Defense which was left blank, to Turkmens is great importance to overcome Iraq’s security problems and to maintain peace and security in the region.

Irak Savunma Bakanlığı Türkmenlere Verilmeli!

Share on Facebook8Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Irak’ta, Haydar El Ibadi liderliğindeki yeni hükümet kuruldu ve meclisten güvenoyu aldı. Yeni hükümet, etnik ve dinsel gruplar arasında barış sağlanmasını ve Irak’ın içinde bulunduğu kaostan kurtulmasını amaçlıyor.Iraqi_Army
Maliki döneminde Şiiler ve Kürtlerin anlaşması sonucunda Sünnilere yönelik birçok haksızlıklar yapılmış ve bu durum Sünni bölgelerinde isyanlara neden olmuştu. Kürtler, yeni hükümetin kuruluşunda kendilerine danışılmadığını ifade ettiler ancak, ABD temsilcisinin de katıldığı Kürt grupların toplantısında yeni hükümetin desteklenmesi kararlaştırıldı. ABD, Türkiye ve İran gibi birçok ülke yeni hükümetin kuruluşunu tebrik ettiler.
Eski Başbakan Maliki, Sünnilerin temsilcisi Nuceyfi ve Laik Arapları temsilen Allawi Cumhurbaşkanı yardımcılığına getirildiler. Kabinede Savunma Bakanlığı ile önceki hükümette Kürtlere verilen Dışişleri Bakanlığı boş bırakıldı.
Uzlaşmayı amaçlayan yeni hükümette, Araplar ve Kürtlerden sonra üçüncü büyük grup olan Türkmenlere yine yok sayıldılar. Sadece, Şii Bedir Türkmenlerinden Muhammed Mehdi Beyatlı, İnsan Hakları Bakanlığı’na getirildi.
Türkmenler, farklı etnik ve dinsel gruplar arasında diyalog kurabilecek tek toplum olarak öne çıkıyor. Türkmenler hem Sünni kabileler, hem Kürtler, hem de Şii gruplarla ılımlı ilişkilere sahip.
Bu sebeple, Irak’ın içinde bulunduğu güvenlik sorunlarını aşabilmesi için, boş bırakılan Savunma Bakanlığı’nın Türkmenlere verilmesi bölge barışı için çok büyük önem taşıyor.

Can Formation of the Islamic State be Avoided?

Share on Facebook4Tweet about this on Twitter1Share on Google+1

Islamic State of Iraq and Syria now has become the target of the whole world. Meanwhile everyone who blew a coal this fire, now they are trying to extinguish it. There is only one option in the minds of all countries: Military Intervention. They will make matters worse while trying to be helpful and the fire will spread to the whole world!

Islamic State is basically an intellectual movements. Its source is a way of understanding of Islam. The idea of the Islamic State cannot be prevented unless the understanding of religion change.Islam_Dominate

A little over a century ago, the Political and Radical Islamic thoughts were not as common in the world as it is now. Educated people in the Islamic countries were very few. With the invention of the printing and the development of printing methods, the popularity of the religious sciences increased. Religious books have become written sources which are the most printed and read.

The idea of the Islamic State was the essence of traditional Islam and it was carrying only a symbolic meaning especially after 1000s. The first person who opposed the idea of the Khilafah State in the İslamic history was Mustafa Kemal Atatürk who is founder of the republic of Turkiye. Justice Minister Seyyid Beg gave a speech titled “Religious Meaning of the Caliphate” in National Assembly in 3 March 1924 and the Caliphate was abolished. Ataturk made many reforms for the modernization of Muslim Turks. The Quran and the Prophet’s reliable hadiths were translated into Turkish and reinterpreted as scientifically. The modernization efforts of Ataturk who was carried out many projects about this subject, partially affected the entire Muslim world from Afghanistan and Pakistan to Egypt and Tunisia.

Following the 1950s, the founding of NATO and the beginning of the Cold War against WARSAV were deeply influenced the religious understanding in the Islamic world. While NATO was preparing Muslims to fight against Communism, some Muslims have developed the idea of the Islamic State against both Communism and Capitalism. The religious understanding crossed the faith line and has become an ideology.

The classification of the Islamic society as Moderate, Political and Radical is actually very insignificant. The slightly educated people of moderate Islam creates Congregants, the well educated people of congregants creates Political Islamists and the uneducated people of political Islamists creates Radical Islamists. These different forms of Islamic understanding like to the different levels of a pyramid. The radicalism on the summit is based the large mass on base.

The most important priority to cease to be a thread the Political and Radical Islam is the expansion of Modern Islamic Thought. Unfortunately, there is no country on the way of Modern Islamic Thought in the Islamic World. Therefore, this general understanding of religion will strengthen political and radical Islam rather than prevention in the future.

In short, the humanity, producing the most advanced technology, whether Christian or Jews or Muslim, has revived the religion and sectarian wars. We are fanning the flame and division in the name of freedom rather than unity and discussing the world peace under the understanding of One God and One Religion in this modern age. Sects within the same religion and congregants within the same sectarian are fighting with each other to death.

It should be our priority to establish the peaceful and reliable religious understanding, based on reason and science.

Sosyal Medya

HaberVer Servisi

Yeni Yazılardan Haberiniz Olsun. You can sign up to NewsLetter.
Adınız / YourName
EPosta Adresi / EMail Address *

Arşivler

Manaz EBooks

Türkce İslam

DinBilim

Manaz Panoramio

Son Yazılar

WebSite İstatistik

  • Bugünkü Ziyaret: 50
  • Dünkü Ziyaret: 701
  • Haftalık Ziyaret: 5101
  • Aylık Ziyaret: 16304