Kitaplar

OrtaDoğu Son Durum (OpenStreetMap) (8 Şubat 2016)

Haritayı TamSayfa yapmak için sağ köşedeki YatayOk simgesini tıklayınız. İncelemek istediğiniz bölgeyi fare tekerleği ile veya çift tıklayarak büyütebilirsiniz.
Haritada, grupların hakimiyet alanları ilçelere kadar, Şam ve Halep'te sokaklara kadar işlenmiştir. Teyid edilen gelişmelere göre sürekli güncellenmektedir. Yeni güncellemeleri görmek için, Haritayı her ziyaretinizde, tarayıcı sayfanızı yenilemeniz gerekebilir.

Iran’s Number is up after Syria!

Share

SuriyeIran

The Greater Middle East Project which accelerated in the early 2000s and the Arab Spring which started in 2010, has seemed blocked in Syria. The main reason of this situation is that the Eastern Front has took part in Syrian war against the Western Front. Russia and Iran are bearing down on not to lose the war.

At this point, we should keep in mind that important assessment: Syrian Oppositions were going to win the war immediately before ISIL Project, Iranian and Russian invasion. However, the ending of the war in this way was not in accordance with the United States and Israel’s interests. The central objective is annihilation of Iran and Hezbollah at the last point. The extension of the Middle East War was intended for the entering of Iran and Hezbollah to Syria. The discourse of “Anti-Assad” has been suspended. Iranian nuclear facilities have been frozen by making an agreement. The economic growth of Russia and Iran has been paused by driving oil prices down with Saudi Arabia and Gulf countries. They have silenced about the entering of Iran and Hezbollah to Syria. It has caused Russian invasion and made some secret agreements.

Devamını Oku / Read More...

Share

Suriye’den Sonra Sıra İran’da!

Share

SuriyeIran2000’lerin başında hızlanan Büyük OrtaDoğu yapılanması ve 2010’da başlayan Arap Baharı, uzun süredir Suriye’de tıkanmış görünüyor. Bu tıkanışın temel nedeni, Batı’nın hamlesine karşı Doğu Cephesi ülkelerinin bilfiil savaşa müdahil olması. Rusya ve İran, Suriye savaşını kaybetmemek için büyük çaba sarfediyor.

Bu noktada önemli bir değerlendirmeyi akılda tutmamız gerek. İŞİD Projesi ve önce İran ardından Rusya müdahalesi öncesinde Muhalifler Suriye savaşını kazanmak üzereydi. Ancak, bölge savaşının bu şekilde bitmesi ABD ve İsrail’in çıkarlarına uygun olmadı. Çünkü Temel Hedef; son noktada İran ve Hizbullah’ın tasfiyesiydi. İran ve Hizbullah’ın Suriye’ye sokulması için Savaşın uzatılması amaçlandı ve “Esad Karşıtlığı” askıya alındı. İran ile anlaşma yapılmak suretiyle Nükleer faaliyetleri donduruldu. Suudi ve Körfez Müttefikleri ile petrol fiyatları aşağı çekilerek İran ve Rusya’nın ekonomik büyümesi durduruldu. İran ve Hizbullah askerlerinin açıkça Suriye’de savaşa girmesine sessiz kalındı. Rusya’nın müdahalesi için de adeta davetiye çıkarıldı ve Örtülü bazı anlaşmalar yapıldı.

Devamını Oku / Read More...

Share

Obama ve Putin’in OrtaDoğu Dansı!

Share

İŞİD Terör Örgütü’nün, ABD & İngiltere İstihbarat Servislerince kurgulanmış yeni Küresel Tehdit Projesi olduğu gün geçtikçe daha da belirginleşiyor. Nitekim Sovyetler Birliği’nin dağılmasını takiben Rus Gizli Servisi de uzun yıllar El Kaide ile ortaklaşa çalışmıştı. El Kaide kurulduğu günden bugüne kadar Batı çıkarlarına karşı savaşıyor ancak çoğu zaman bazı alt grupların eylemleri ABD ve Batı ülkelerinin stratejik çıkarlarına da hizmet ediyordu. Çünkü hem El Kaide hem de İŞİD Terör Örgütlerinin, dinsel ve felsefi bir merkezi yapıları olsa da, dünyanın değişik bölgelerinde bu merkezi ideolojilere sempati duyan gruplar farklı istihbarat servislerince kolayca yönetilip kullanılabiliyor.

Afganistan Mücadelesi ile başlayan Küresel Cihat Felsefesi, bir yandan binlerce taraftar kazanırken, diğer yandan da İstihbarat Servisleri tarafından sürekli analiz edildi. İŞİD Terör Örgütü bütün bu tecrübe ve analizlerle kurulmuş tam bir Stüdyo Çalışması. Bu konudaki özel makalemizi ayrıca okuyabilirsiniz. Ancak biz burada, bizim için daha da netleşen şu konuya yeniden dikkat çekmek istiyoruz.

Devamını Oku / Read More...

Share

Türkiye’nin Üstün Terör Mücadelesi

Share

TSKTerörDünya standartlarında, düzenli bir ordunun terörle mücadelesindeki kayıp oranı 1’e 7’dir. Yani 1 teröriste karşı 7 asker kaybedilir.

Amerika Birleşik Devletleri, Vietnam, Lübnan, Afganistan ve Irak işgallerinde üstün askeri teknolojisine rağmen ağır kayıplar vermiş ve artık kara savaşında Muharip Asker kullanımından uzak durmaktadır.

Suriye’de Hurda Rus Bombaları

Sovyetler Birliği’nin bu konudaki mücadelesi tam bir fiyaskodur. Afganistan işgali ve iç savaşı sonunda büyük birlik çökmüş ve devlet iflasa sürüklenmiştir. Sovyetlerin mirasını sürdürme iddiasındaki Rusya’nın durumu ise daha da kötüdür. Terörle Mücadele için yapılan operasyonlarda en büyük sivil kaybı veren ülke Rusya olmuştur. 2002’de Moskova’da, Dubrovko Tiyatrosu’nu basan -18’i KaraDul- 50 Çeçen militanı etkisiz hale getirmek isteyen Rus Özel Kuvvetleri içeriye gaz vermişler ve 115 sivili de birlikte toptan katletmişlerdi. 2004’te Beslan’daki müdahale ise tarihe geçecek bir beceriksizlik örneğiydi. Kuzey Osetya’daki Beslan’da bir okulu ele geçiren militanları etkisiz hale getirmek isteyen Rus Özel Kuvvetleri, müdahale sonunda -186’sı çocuk olmak üzere- 334 rehinenin de katledilmesine neden olmuşlardı.

Devamını Oku / Read More...

Share

PKK Kurşunlu Camisini Ermeniler için Yaktı!

Share

DBKursunluCamiiTürkiye tarihinde bir Cami’nin yakılması görülmüş duyulmuş değildir. Buna karşılık PKK Terör Örgütü’nün DiyarBekir’in Sur semtinde yaktığı Kurşunlu Camii bu konuda ilk örnek sayılır. PKK Terör Örgütü’nün bu Cami’yi neden hedef aldığı, kurşunladığı ve sonra da ateşe verdiği konusunda pek çok şey yazıldı, ancak dikkatlerden kaçan belki de çok önemli bir gerçek vardı:

Kurşunlu Camii, aslında bir Ermeni kilisesiydi ve 1517 yılında Kiliseden Camiye çevrilmişti. Bu konudaki bilgileri, Agos gazetesinde yayınlanan 12 Eylül 2014 tarihli Sarkis Seropyan’ın yazısından alıyoruz. Seropyan da bu bilgileri Dikran Migund tarafından 1950’de ABD’de yayınlanan “Amed’in Yankıları” adlı eserinden Dikran M. Boyacıyan’ın ifadesiyle aktarmış. Nakledilen bilgilere göre, Mıgırdıç Nakkaş, Amed’in ruhani önderi ve Aziz Teodoros Kilisesi’nin başpiskoposuydu. Kiliseyi genişletmiş ve burada bir de yatılı Ruhban Okulu kurmuştu. O dönemde Manastır’ın sınırları kale surlarından “Sıralar” dokumahanesine kadar uzanıyor, yani çarşıyı, at pazarını da içine alarak şehrin batı surlarına ulaşıyordu. Bahçeleri, kubbeli odaları, kemerli avlularıyla ruhani önderlik binası da buradaydı. Bu dönemde Diyarbakır, Akkoyunluların hâkimiyeti altındaydı. Mıgırdıç Nakkaş, Sultan Osman’dan izin alarak kiliseye bir kubbe inşa etmişti. Mezopotamya hükümdarı Osman Bey’in himayesinde yeni kiliseler inşa etmiş, eskilerini onarmış ve okullar kurmuştu. 1434’te kendi tasarladığı Ergani’deki Partsrahayyats Meryem Ana Manastırı inşa edilmiş ve 1439-1443 yıllarında da Amed’deki Aziz Teodoros Kilisesi’ni onarmıştı.

Devamını Oku / Read More...

Share

Syrian War’s 2015 Balance Sheet

Share

Syrian Network for Human Rights released 2015 Balance of Syrian War. The Organization is watching the crimes of all organizations from the Syrian Regime to the opposition groups. According to the organization; the number of killed by Assad Regime including women and children and under torture is literally a massacre. Also Russian forces killed 832 civilian including 109 women and 199 children in this war in the past couple of months.

The graphics on this subject has been presented above. Syrian Network of Human Rights is working in cooperation with the United Nations and various international independent organizations.

Devamını Oku / Read More...

Share

Suriye Savaşı’nın 2015 Bilançosu

Share

Suriye İnsan Hakları Örgütü’nün Suriye Savaşı’na ilişkin 2015 raporu yayınlandı. Örgüt, Suriye rejiminden Muhalif örgütlere kadar bütün çevrelerin işlediği suçları izliyor. Örgüte göre, Esad Rejimi tarafından savaşta ve işkence altında öldürülen sivil, kadın, çocuk ve aktivistlerin sayısı tam bir katliam boyutunda. Rusya son birkaç ayda, içinde 109 kadın ve 199 çocuğun bulunduğu 832 sivili öldürdü.

Konuya ilişkin grafikler yukarıda sunulmuştur. Suriye İnsan Hakları Örgütü, Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası bağımsız kuruluşlarla işbirliği içerisinde çalışıyor.

Devamını Oku / Read More...

Share

HDP Talebinin ABD’deki Cezası 99 Yıl!

Share

McLarenPKK Terör Örgütünün siyasi uzantısı HDP yöneticileri yıllardır çeşitli şekillerde dile getirdikleri “Özerklik” taleplerini açıkça deklare ettiler. Bu durum siyasi olarak “Ayrılıkçılık, Bölücülük”. Terör örgütünün silahlı ilçe baskınlarını, iç savaş provalarını ve Kobani tipi kanton taleplerini de destekleyen böyle bir siyasi partinin mutlaka kapatılması gerekir.

Örgütün başındakiler, partilerinin kapatılması durumunda Batı ülkelerinden tepki geleceğini beklese de, Batının lideri konumundaki Amerika Birleşik Devletleri on yıl önce böyle bir durumla karşılaşmıştı. ABD’nin petrol zengini Teksas eyaletinde 1970’li yıllardan itibaren Birleşik Devletler’den ayrılma talepleri vardı. 1995 yılında ayrılıkçılığı desteklemek için kurulan Teksas Cumhuriyeti isimli örgüt devlet tarafından çok sert bir karşılık gördü ve 1997 yılında yöneticisi Richard McLaren 99 yıla, yardımcıları da yaklaşık 50’şer yıla mahkûm edildi.

Devamını Oku / Read More...

Share

Muslim & Jewish Conflict must end!

Share

BMSyriaTorturesThere are the imperialist interests and aims at the basis of the conflict between Muslims and Jews as in the history of the Crusades. These two communities who were in peace until the Second World War, are perceived as two nemeses.

Muslims and Jews lived side by side in the same cities and in the neighborhoods during Ottoman period, almost 500 years. Synagogues and mosques were within walking distance. They are doing business and neighborhood in peace with each other.

There wasn’t an extreme hostility even in the first years of political Zionism. Theodor Herzl made a friendly conversation with Abdulhamid II (Ottoman Sultan) on May 19, 1901. When Herzl requested a homeland in Palestine, Ottoman Sultan welcomed him and proposed Urfa, Syria or the land between the Tigris and Euphrates instead of Palestine.[1] If you investigate written sources of Muslim and Jewish, you can see clearly that there was no animosity between the two communities.

Despite there has been a peace environment between Muslims and Jews in the Islamic World, there were extensive hostility between Jews and Christians in Europe. Especially Jews who were living in continental Europe states, were third class society who were hated by others. Ghetto Concept was not emerged in the Islamic World but it was expressed in Europe in the meaning of an open prison. Leon Pinsker who was from Russia, was putting it that way: “Generally, he is treated as an adopted child whose rights may be questioned, never is he considered a legitimate child of the fatherland. The German, proud of his Teutonic character, the Slav, the Celt, not one of them admits that the Semitic Jew is his equal by birth; and even if he be ready, as a man of culture, to admit him to all civil rights, he will never go as far as to garget the Jew in this, his fellow citizen. The legal emancipation of the Jews is the crowning achievement of our century. But legal emancipation is not social emancipation, and with the proclamation of the former the Jews are still far from being emancipated from their exceptional social position.” (The Zionist Idea)[2]

Devamını Oku / Read More...

Share

Müslüman Yahudi Çatışması değil, İngiliz, Alman & Rus Savaşı!

Share
BMSyriaTortures

Nazilerin katlettiği Yahudiler değil; Nazi rehberliğinde Suriye’de işkenceyle öldürülen Müslümanlar!

Tarihi Haçlı seferlerinde olduğu gibi, Müslüman Yahudi çatışmasının temelinde de Emperyalist çıkarlar ve amaçlar yatıyor. İkinci Dünya Savaşına kadar, barış içerisinde olan iki din mensupları şimdi iki azılı düşman gibi algılanıyor.

Osmanlı devleti döneminde neredeyse 500 yıl Müslümanlar ve Yahudiler aynı kentlerde, yan yana mahallelerde yaşadılar. Havralar ve Camiler birbirlerine yürüme mesafesindeydi. Birbirleri ile komşuluk ve ticaret yaparlar, barış içerisinde yaşarlardı.

Siyasi Siyonizm fikrinin canlandığı yıllarda bile katı bir düşmanlık oluşmamıştı. Theodor Herzl, 19 Mayıs 1901’de Abdülhamid ile samimi bir görüşme yapmış ve Filistin’de bir yurt talebinde bulunmuştu. Abdülhamid bu talebi hiddetle karşılamamış ve Filistin yerine Urfa, Suriye veya Fırat Dicle arasındaki toprakları önermişti.[1] Bu döneme ilişkin Yahudi ve Müslüman yazılı kaynakları incelendiğinde iki toplum arasında hiçbir düşmanlık izinin bulunmadığı açıkça görülebilirdi.

Devamını Oku / Read More...

Share

OrtaDoğu Güncel Durum (8 Şubat 2016)

Haritada, grupların hakimiyet alanları ilçelere kadar, Şam ve Halep'te sokaklara kadar işlenmiştir. Teyid edilen gelişmelere göre sürekli güncellenmektedir. Yeni güncellemeleri görmek için, Haritayı her ziyaretinizde, tarayıcı sayfanızı yenilemeniz gerekebilir.

Öldürülen Terörist Sayısı

22 Temmuz 2015 - 10 Şubat 2016 Arasında Öldürülen Terörist Sayısı

Son Haberler

ABD'nin ilk stratejik planı, İŞİD ile Şii Irak güçlerini Musul'da karşı karşıya getirmekti, Peşmerge sonucu bekleyecek!.

About 2 hours ago

İnteraktif Harita

Gruplar

İslam Felsefesi

DinBilim

Manaz Contact

Konferans

Gallery

2004 - Ebu Garip Hapishanesi, Irak 2012 - Gazze Katliamı, Filistin Syrian Regime Tortures

Google Reklam